1. YAZARLAR

  2. Yağmur Ozan Özben

  3. İslam öncesi Türklerde kadın
Yağmur Ozan Özben

Yağmur Ozan Özben

GENÇ KALEM
Yazarın Tüm Yazıları >

İslam öncesi Türklerde kadın

A+A-

Sevgili okuyucum,

Sosyal medya üzerinden tanıdığım Refik Saydam Derin adlı Bey, Saklı Tarih isimli Facebook sayfasından aldığı bir yazı paylaştı. Yazıda İslam öncesindeki Türk kadını, çok güzel bir biçimde anlatılmış. O yazıyı siz, değerli okuyucularıma sunuyorum:

Tarihte hiçbir toplum, kadını Türkler kadar erkekle eşit saymamış ve hak tanımamıştır. Her iki cinsin kendilerine ait, karşı cinsin yerine getirmek zorunda olmadığı görev ve sorumlulukları vardır. Her cins aynı eğitimden geçer; cinsler arasında ayrım, toplumun tüm kesimlerinde yadsınırdı.

Eski Türklerde, kadının özgür ve cinsler arasındaki ayrımın az olması, Türk kadınlarının kendilerine özen göstermediği, süs ve güzelliklerine dikkat etmediği, anlamına gelmiyordu. Giysileri son derece renkli ve süslüydü. Zarafete ve alımlılığa önem verirlerdi. Beğenilmeyi severler ve güzellikleriyle ilgili övgüleri, memnuniyetle kabul ederlerdi. Serbestçe kullandıkları özgürlüklere sahiptirler ama son derece de iffetlidirler.

Tedirgin etme (taciz), kadına saldırganlık (tecavüz), evlilik dışı ilişki (zina) gibi cinsel suçlar eski Türk toplumunda yok denecek kadar azdı. Kadına saldırının Türk hukukundaki cezası ölümdü!

Tecavüze uğrayan kadın toplumdan dışlanmaz ve ona sahip çıkılırdı. Evlilik dışı çocuğu olursa kadın ulu bir kayın ağacıyla evlendirilirdi. (Kayınbaba, kaynana, sözcükleri de buradan gelir.) Çocuk bu yolla meşrulaştırılırdı.

Günümüzde töre cinayeti adı verilen olayların, Türk töresiyle bir ilgisi yoktur. Günümüzde sıkça kullanılan bu tanım, Türk geleneklerini yıpratma amacını taşımaktadır.

Eski Türklerde, tecavüze uğrayan kadına sahip çıkılırken; namusunu bilerek korumayan kadın ise hoş görülmezdi.

Eski Türk inancına göre, Doğum Tanrısı (Ayzıt), "Ne denli yalvarırlarsa yalvarsınlar, namusunu korumamış kadınların yardımına" gelmezdi.

Ünlü İtalyan gezgini Marco Polo, bir seyahatname klasiği olan "İl Milione" adlı yapıtında, Türk kadınlarının "ahlaki temizliğini" övmüş ve onların "tüm dünyanın en temiz ve ahlaklı" kadınları olduğunu söylemiştir.

10. Yüzyılın ünlü coğrafyacısı al-Balhi, kitâb al-bad va'l-tarih adlı yapıtında, Türkler'de "kadının erkeğe eşit" olduğunu, toplumsal yaşamın her alanında "varlığını sürdürdüğünü" ve beğendiği erkeğe "evlenme teklif edecek kadar" özgür olduğunu yazmıştır.

12. Yüzyıl tarihçilerinden İbni Cübeyr, Türk ülkelerinde kadına gösterilen saygıyı, başka hiçbir yerde görmediğini söylemiştir.

14. Yüzyılın ünlü Arap gezgini İbni Batuta, ünlü "Seyahatname"sinde, Orta Asya kadınından övgüyle söz ederken onların peçe, çarşaf diye bir şey tanımadığını, "erkeklerle birlikte dolaştıklarını", gerektiğinde "komutan olacak kadar" iyi savaştıklarını aktarmıştır okuyucularına...

***

Sevgili okuyucum,

Yukarıda da bahsettiğim üzere tecavüzün cezası ölümken bugün kadınlarımıza zarar verenler sokakta elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor.

Düşünün kendi namusunu korumak için tecavüzcüsünü öldüren kadına katil gözüyle bakılıyor.

Ya da kimi dizilerde kadınlarımız tecavüzcüsüyle evlendiriliyor. Bu olay da namus kurtarmak (!) olarak adlandırılıyor.

Atalarımızın yaşamına baktığımız zaman ne kadar da yozlaşmışız...

Tanrı yardımcımız olsun!

Haftaya buluşmak dileğiyle...

Bu yazı toplam 699 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar