1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. İncirlik Üssü bir NATO üssü değildir
İncirlik Üssü bir NATO üssü değildir

İncirlik Üssü bir NATO üssü değildir

"İncirlik Üssü bir NATO üssü değildir. Bunun herkes tarafından bilinmesi lazım. Türkiye'nin izni ile orada bulunuyorlar. Türkiye bu noktada ABD ile de diğer koalisyon ülkeleriyle de görüşmelerini sürdürüyor.

A+A-

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, "İncirlik Üssü bir NATO üssü değildir. Bunun herkes tarafından bilinmesi lazım. Türkiye'nin izni ile orada bulunuyorlar. Türkiye bu noktada ABD ile de diğer koalisyon ülkeleriyle de görüşmelerini sürdürüyor. Bu görüşmeler eğer Türkiye'nin çıkarlarını tehdit eder bir noktada cereyan eder ve bir sonuç alınamazsa o zaman Türkiye her türlü ihtimali değerlendirir." dedi.

Işık, HaberTürk televizyonunun canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

İzmir'deki terör saldırısına yönelik bir soru üzerine Işık, şehit polis Fethi Sekin ve zabıt katibi Musa Can'a Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa diledi.

Saldırıyla ilgili teknik bilgileri İçişleri Bakanlığının paylaştığını anımsatan Işık, bölgenin yeniden şekillendiğine dikkati çekti.

Işık, "Bölgenin yeniden şekillenmesi sürecinde aslında bugünkü olayları öyle okumak gerekiyor, bu süreçte Türkiye'nin etkisizleştirilmesi, bölgede inisiyatif alamaması, rol üstlenmemesi için dikkat ederseniz, terör sistematik olarak artırılma gayreti içerisinde." diye konuştu.

PKK terörünün 1980'lerde başladığını hatırlatan Işık, birinci Körfez Savaşı sonrasında ise terörün yükseldiğini işaret etti.

Işık, şöyle devam etti:

"İkinci dalgada da Irak'ın işgali sonrasında terör yükseldi. Sol örgütlerin terörü vardı fakat bunlar yetmedi demek ki DEAŞ terörü Türkiye'nin başına bela edildi. Şimdi o da yetmedi FETÖ Türkiye'nin başına bela edildi. 100 yıl sonra bölgenin tam bir türbülans içinden geçtiği kaotik bir ortamın oluştuğu bu zaman dilimi içerisinde belli ki yeniden yapılanmada Türkiye'nin çok rol alması istenmiyor. Türkiye'nin etkisiz kılınması, kendi kısır çekişmeleri içinde, kendi dışında ne olup bittiğini çok fazla sorgulamayan ve gelecekte de kendine dayatılan her türlü senaryoya 'evet' demek zorunda kalan bir ülke olması isteniyor. Şu anda bütün terör olaylarının arka planında bunu görmek gerekiyor."

Bu terör örgütlerinin "bir el tarafından yönetildiği" yönündeki açıklamaların hatırlatılması üzerine Bakan Işık, "Türkiye'nin bölgede etkisizleştirilmesinden çıkarı olan bir veya birkaç güç odağının bu örgütler üzerinde çok etkin olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla burada terörün asıl hedefi Türkiye'nin bölgedeki gelişmelere kayıtsız kalması hatta Türkiye'ye bu noktada biçilen rolü Türkiye'nin eksiksiz oynaması. Kendi toprakları içerisinde operasyon yapıldığında ona dahi sessiz kalmasını sağlamaya yönelik. Bunu görmemiz lazım." değerlendirmesini yaptı.

Terör örgütlerinin nöbetleşe eylem yaptığını vurgulayan Işık, Türkiye'nin tüm bunlara karşı yapması gereken en önemli şeyin ise birlik ve beraberliğini korumak olduğunu söyledi.

Terör olaylarının Türkiye'de bir yılgınlık oluşturma amacı taşıdığını ifade eden Işık, "Tarihin yeniden yazıldığı bir dönemi biz yeniden yaşıyoruz aslında. Bizim terörün asıl amacına yönelik dikkatli, hassas ve proaktif olmamız gerekiyor. Ben Türkiye'nin Allah'ın izniyle bütün bu terör eylemlerinin üstesinden geleceğine inanıyorum. Türkiye bunlara teslim olmayacak." diye konuştu.

"Dünkü saldırıyı PKK yaptı diyebilir miyiz?" sorusu üzerine Işık, "İlk işaretlerin bunu gösterdiğini söylemek yanlış olmaz." ifadesini kullandı.

- Ortaköy'deki terör saldırısı

 

Ortaköy'deki terör saldırısı ile ilgili bir soru üzerine de Işık, bu saldırının çok profesyonelce yapıldığını, saldırganın arkasında birtakım güçlerin bulunmasının ise kuvvetle muhtemel olduğunu değerlendirdi.

Bu güçlerin bulunması için çalışmaların sürdüğünü aktaran Işık, "Benim gördüğüm bu çok profesyonelce yapılmış, planlanmış bir terör eylemi ve bu teröristin arkasında mutlaka birtakım unsurlar var." diye konuştu.

- DEAŞ'la mücadele

Bazı siyasiler tarafından yapılan yorumların hatırlatılarak, "Terör saldırılarını doğrudan ABD ile ilişkilendirebiliyor musunuz?" sorusu üzerine Işık, "ABD, DEAŞ'le mücadele edeceğim diye, bu mücadeleyi de yaparken 'taşeron kullanacağım' diye bölgede PYD'yi kendine bir partner olarak seçti. Bunun yanlış olduğunu biz Türkiye olarak baştan beri söylüyoruz." açıklamasında bulundu.

PYD'nin PKK'nın Suriye'deki kolu olduğunu ve buradaki Kürtleri asla temsil etmediğine vurgu yapan Işık, şunları söyledi:

"Biz muhataplarımıza bunu her fırsatta söylüyoruz. Terör örgütleriyle işbirliği yapmak, kesinlikle yılanla çuvala girmektir. Burada ABD bu noktada stratejik bir yanlış yaptığı için şimdi o yanlışın bedelini hem bölge olarak biz ödüyoruz hem de bu bedel eninde sonunda ABD'ye de dönecek. Bundan hiç kuşku yok. Bugüne kadar bütün terör örgütleri başta kendisini destekleyenlere karşı eninde sonunda hamle yapmıştır. ABD, 'ben DEAŞ'la mücadele edeyim ama bu mücadeleyi vekalet mücadelesi şeklinde yürüteyim, bölgede de PYD'yi taşeron olarak kullanayım' diye son derece yanlış bir tercih yaptı. O tercihten dolayı PYD'ye silah veriyor. Tabii bu silahın o bölgede dağıtılması artık kontrolün imkansız olması sonucunu doğruyor."

Fikri Işık, o silahların bazen Türkiye'de PKK'nın elinde bazen uluslararası silah piyasasında bazen de Irak'ta ve Suriye'de DEAŞ'ın elinde bulunduğunu bildirdi.

Işık, "ABD bilinçli olarak Türkiye'deki terörü artırmak için bunu yapıyor demek çok iddialı bir cümle olur. Bu noktada elimizde böyle bir veri yok. Ama bu sonuç itibarıyla ABD'nin PYD'yi desteklemesi ve silah vermesi, bu silahların Türkiye'ye karşı PKK aracılığıyla, PYD aracılığıyla kullanılması sonuçta böyle bir cümleyi kaçınılmaz kılıyor." dedi.

- İncirlik Üssü konusu

İncirlik Üssü'yle ilgili yapılan son açıklamalarının hatırlatılarak, "Kapatılması söz konusu mu?" denmesi üzerine Bakan Işık, üssün hükümetten daha çok kamuoyu tarafından sorgulandığına işaret etti.

Burada hedefin DEAŞ'le mücadele olduğunun altını çizen Işık, DEAŞ'ın ortak düşman olduğunu belirtti.

Türkiye'nin kendi sınır güvenliğini sağlamak, DEAŞ'ı bölgeden atmak için Fırat Kalkanı Harekatı'nı başlattığını anımsatan Işık, şöyle devam etti:

"Bu harekatın birincil hedefi DEAŞ'ın bizim sınır hattımızdan ve bölgeden söküp atılması. Peki böyle bir mücadele koalisyonun kuruluş amacı olduğu için koalisyonun ve başta ABD'nin Türkiye'ye destek vermesi gerekmez mi? '20 kilometrenin aşağısında size destek vermiyoruz.' Niye? 19'ncü kilometredeki DEAŞ'ta, 21'nci kilometredeki DEAŞ değil mi? 30'ncu kilometredeki DEAŞ'lının, 19'ncü kilometredekinden ne farkı var? Burada bir samimiyet problemi var. ABD burada samimi olarak maalesef Türkiye'ye gerekli desteği vermiyor. Siz koalisyonu DEAŞ'la mücadele için kurdunuz. Bizden de yardım istediğiniz. 'Koalisyon güçlerinin İncirlik'te konuşlandırılması doğrudur, biz bu izni veriyoruz' dedik. Peki bu izni verdikten sonra bizim DEAŞ'la mücadelede desteğe ihtiyacımız varken siz niye bu desteği vermiyorsunuz? Niye ipe un seriyorsunuz? Yok görüştük, şöyle oldu, böyle oldu, yan yattı çamura battı, bu. Siz bu anlayışla hareket ettiğiniz sürece, o zaman Türkiye kamuoyu da diyor ki 'Bunlar samimi değil, bunların gizli ajandası var.' 20 kilometreye kadar destek verdiniz de 20 kilometreden sonra niye destek vermiyorsunuz? Bunun Türkiye'de sorgulanması gayet tabiidir."

- İncirlik bir NATO üssü değil

Işık, her görüşmelerinde bu konuları ABD'li yetkililerle konuştuklarını ve bütün hassasiyetleri ortaya koyduklarını belirtti.

Işık, şu değerlendirmeleri yaptı:

"ABD bizim NATO'da müttefikimiz. Müttefiklik ilişkisinin temeli açıklık ve samimiyet olmalı. Eğer açıklık ve samimiyete dayanmayan bir müttefiklik ilişkisi varsa, bu ilişkiyi sürdürmek zorlaşır. Burada bizim müttefiklerimizden beklentimiz Türkiye'ye karşı açık ve samimi olmaları. Biz bunu bekliyoruz. Bu, 'bugünden yarına İncirlik kapatılacak' anlamına gelmiyor. İncirlik Üssü bir NATO üssü değildir. Bunun herkes tarafından bilinmesi lazım. Türkiye'nin izni ile orada bulunuyorlar. Türkiye bu noktada ABD ile de diğer koalisyon ülkeleriyle de görüşmelerini sürdürüyor. Bu görüşmeler eğer Türkiye'nin çıkarlarını tehdit eder bir noktada cereyan eder ve bir sonuç alınamazsa o zaman Türkiye her türlü ihtimali değerlendirir. İncirlik'teki koalisyon güçlerinin varlığı DEAŞ'la mücadele dışında başka bir amaca yönelik bulunduruluyor kanaati oluşursa elbette gereği yapılır. Şu anda bunu söylemek için çok erken. Sonuçta biz bir ittifak içerisindeyiz."

ABD'li yetkilileri bu konuları defalarca konuştuklarını yineleyen Işık, bazı olumlu adımlar atıldığını, olumlu yansımalar olduğunu ancak bunun bekledikleri hızda gerçekleşmediğini bildirdi.

ABD ve diğer koalisyon ülkeleriyle görüşmelerinin sürdüğünü tekrarlayan Fikri Işık, "Ümit ederiz ki bu görüşme trafiğinde sonuç alırız. Yoksa adım atılmayan bir görüşmenin sonuçta itibarı olmuyor. Sorunlarımızı bütün açıklığıyla ortaya koyuyoruz. Sonuçta yetki Türkiye'dedir. Bu konuda son karar Türkiye'nindir. Bu konularda gerekmedikçe nihai kararı vermeyiz ama gerektiğinde vereceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın." şeklinde konuştu.

- ABD'den beklentiler

"Donald Trump döneminden ne bekliyorsunuz?" sorusu üzerine Işık, birinci Körfez Savaşı'ndan bu yana bölgenin ciddi istikrarsız olduğunu hatırlattı.

Irak ve Suriye'deki yaşananları anımsatan Işık, "Böyle bir dönemde maalesef bu koalisyonun liderliğini üstlenen ABD'nin kararsızlığı, tutarsızlığı ve dünyanın diğer ülkelerine güven vermeyen politikaları bölgeyi içinden çıkılmaz hale getirdi." diye konuştu.

Bunun sadece Türkiye'de sorgulanmadığını ABD'de de ciddi şekilde sorgulandığını aktaran Işık, ABD'nin bugüne kadar yapması gerekenleri yapmadığını söyledi.

ABD seçimlerinde, Suriye'deki başarısızlığın bile rol oynadığını düşündüğünü bildiren Işık, "Sayın Obama'nın özellikle ikinci döneminin bu noktadaki politikasızlık üretmesi, sadece bölgede değil, ABD'de ciddi tepki oluşturdu. Suriye politikası Amerika açısından tam bir başarısızlıktır ve hayal kırıklığıdır. Ümit ederim bu dönemde, yeni Amerikan yönetimi Suriye'yi doğru okurlar. Yapılması gerekenleri yaparlar ve bölgede daha fazla acı göz yaşı olmaz." diye konuştu.

ABD'nin Suriye'de denklem dışı kaldığı yönündeki yorumların hatırlatılması üzerine Işık, bunun ABD'nin politikasızlığının bir sonucu olduğunu vurguladı.

Işık, şunları kaydetti:

"ABD politikasızlığı politika sayıp, kendini pasivize etmeseydi belki bugüne kadar bu çözüm bulunmuş olurdu. Ama Amerika kendine yönelik bazı gerekçeler üreterek, politikasızlık politikası izledi. Şimdi de denklem dışı kalma riski var. Denklem dışı demek belki doğru olmaz ama son ateşkes sürecinde ana oyuncular olarak Türkiye ve Rusya inisiyatif aldı. ABD daha sonra BM kararına dönüştü. Ümit ederiz ki bundan sonra geçtiğimiz dönemdeki hatalardan da ders alırlar ve Suriye'de, Irak'ta kalıcı istikrar sağlanır. Sonuçta Türkiye, Suriye ve Irak'ta istikrarı destekliyor. Türkiye'nin en büyük çıkarı istikrardır."

 

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.