1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. İKİ KİTAP - "VESAYET SAVAŞLARI- NURİ PAŞA"
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

İKİ KİTAP - "VESAYET SAVAŞLARI- NURİ PAŞA"

A+A-

Sıcak yaz günleri. İnsanlar fırsat buldukça ve imkânları ölçüsünde iyi kötü bir tatil yapmaya çalışıyorlar.  İzinlerini bir yerlerde dinlenerek geçiriyorlar. Bu süreçte en iyi zaman geçirme yollarından biri de kitap okumak. Lakin ne yazık ki bizim milletçe kitap okumak gibi bir alışkanlığımız henüz yeterince yok. Olsun, biz yine de yazalım mutlaka okuyanlar çıkacaktır. Bu yazımızda size iki kitaptan bahsedeceğim. Çok değerli iki arkadaşımın yazdığı iki kitap. Birisi değerli arkadaşım Ahmet Yavuz'un yazdığı "Vesayet Savaşları" diğeri ise değerli arkadaşım Dr. Nejdet Karaköse'nin yazdığı "Nuri Paşa" kitabı. Sağolsunlar, Ahmet Yavuz kitabını imzalayarak gönderdi, Nejdet Karkaköse ise kendisi getirmek zahmetine katlandı ve imzalayarak verdi. Nejdet kardeşimin kitabını konu ettiğimiz bir televizyon programı da yaptık geçen yayın döneminde. Aslında kitapları sizinle daha önce paylaşmak isterdim ama yaz sezonu, gündemin yoğunluğu derken kısmet bu güne imiş. Vesayet Savaşları kitabının yazarı değerli arkadaşım Ahmet Yavuz, Emekli Tümgeneral. 1975 Harbiye mezunu. Hayatının uzun yılları terörle mücadelede, dağlarda geçmiş bir kahraman. TSK Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası sahibi. Birçok vatansever subay gibi O da lanet FETÖ Terör Örgütü'nün onursuz ve vatan haini savcılarının - hâkimlerinin hedefinde oldu. Balyoz davasından 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve cezaevindeyken emekliye sevk edildi. Sonrasında tahliye edildi. 15 Temmuz gecesi hain FETÖ kalkışmasında İstanbul'da emekli bir subay olduğu halde Harbiyeli olmanın verdiği sorumluluk duygusu ile o gece sokağa çıktı, gayretleri ile birçok masum insanımızın hayatını kurtardı. Çok iyi bir kurmay subay olduğu için yüksek derecede analiz ve sentez yeteneğine sahip olan Ahmet Yavuz yaşadıklarını yazdığı kitaplarla gelecek kuşaklara bırakmayı hedefledi. Yavuz, Vesayet Savaşları'nda Emperyal Güçlerin TSK'yı itibarsızlaştırma operasyonlarını, Suriye ile olan ilişkilerimizin ve Suriye'nin bu günkü durumunun perde arkasını, FETÖ Terör Örgütü'nün Emperyal Güçlerin emri ile Türkiye'ye nasıl tuzaklar kurduğunu, bir kısım vatan haini medya kalemşörlerinin ve ekran bülbüllerinin FETÖ'ye hizmet ederek vatana nasıl ihanet ettiklerini, 15 Temmuz hain FETÖ kalkışmasını ve TSK'nın yeniden yapılandırılmasını, Türkiye üzerinde hâlâ devam eden emperyal oyunları, uluslararası ilişkileri ve güvenlik stratejilerini çok iyi bilen bir kurmay subay gözü ile analiz etmiş. Okuduğunuzda pek çok gerçeğin daha farklı olduğu ile karşılaşacak ve şaşıracaksınız.  Diğer kitabımızın ismi biraz uzun, kendisi de tam bir araştırma eseri, tuğla gibi muhteşem bir kitap. "Afrika Grupları Komutanı Kafkas İslam Ordusu Komutanı Sütlüce Fabrikası'nın sahibi Nuri Paşa (Killigil)". Yazarı, değerli arkadaşım Dr. Nejdet Karaköse. Karaköse de 1975 Harbiye mezunu ve Emekli Kurmay Albay. Nuri Paşa kitabı, gerçekten hemen herkesin okuması gereken kitaplardan biri. Değerli kardeşim Karaköse yıllarca bilfiil araştırma yaparak bu kitabı yazdı. Bir çok belgeleri devlet arşivlerinden, TSK arşivlerinden çıkardı. Çalışma sürecine bazen benim de tanıklık ettiğimi söyleyebilirim. Kitapta Türk tarihinde bu güne kadar ortaya konulmamış bazı noktalar da var. Örneğin Nuri Paşa, Afrika'da genç bir subayken Afrika Gruplar Komutanlığı'nı üstleniyor. Tunus'ta, Cezayir'de savaşıyor ve Türk kuvvetleri ile Nijerya'ya kadar giriyor. Nijerya'ya girdiğimizi bu kitaptan öğrendim diyebiliriz. Tabii kitabın içinde çok sayıda fotoğraf, tarihi belgeler, tanıkların anlatımları var. Nuri Paşa, Enver Paşa'nın da öz kardeşi. Azerbaycan'da da bulunuyor, Azerbaycan Türkleri'ni örgütleyerek Kafkas İslam Ordusu'nu kuruyor ve Ruslara karşı zaferler kazanıyor. Bu gün bile Azerbaycan'da Nuri Paşa'nın ayrı bir yeri var. Sonrasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emrinde İstiklal Harbi'mizde önemli kahramanlıklar gösteriyor. Savaştan sonra emekli oluyor ve bir süre Almanya'da yaşıyor. Devamında Türkiye'ye dönüyor ve kendini üretime veriyor. Nuri Paşa aynı zamanda inanılmaz bir mucit ve girişimci. Nuri Paşa Zeytinburnu'nda kömür satan bir şirketi satın alıyor, burayı madeni eşya fabrikasına dönüştürüyor. Daha sonra fabrikayı genişleterek Sütlüce'ye taşıyor. Burada havan ve havan mermisi üretiyor. Teknik uzmanlara göre zamanının çok ötesinde bir tasarıma sahip olan 9 mm. çapındaki yarı otomatik meşhur "Killigil" marka tabancayı üretiyor. Ancak ne yazık ki 2 Mart 1949'da saat 17.10'da fabrikada faili meçhul üç patlama meydana geliyor ve fabrika havaya uçuyor. Kimyahanede olan patlama cephaneliğe sıçrıyor ve fabrika berhava oluyor. Nuri Paşa'nın daha ülkesi için yapacağı çok işler varken o sırada fabrikada bulunması nedeniyle patlamada hayatını kaybediyor. Naaşının paramparça olmasından ötürü bulunamadığı kayıt altına alınıyor ve boş tabutla defin işlemi yapılıyor.  TBMM'de bu konu kapalı celsede tartışılıyor ve olayın tam anlamı ile ne olduğu bu gün dahi net biçimde ortaya konulamıyor. Bununla beraber "sabotaj" ihtimalinin olduğu da o yıllarda kamuoyunda sıkça konuşuluyor. Bize göre de sabotaj olması çok kuvvetli ihtimal. Çünkü Nuri Paşa Türk harp silah sanayini çok ileri seviyelere taşıyacak bir öncü idi. Zaten tarih boyunca Türk Milleti ne zaman bir atağa kalkacak olsa Emperyal Güçler'ce önü kesilmiştir. Günümüzde de kesilmiyor mu? Örnek; Doğu Akdeniz'deki petrol aramalarımız. Emperyal Güçler aman Türkler uyanmasın, elindeki varlıkların farkına varmasın diye tüm gayretleri ile hâlâ çalışmıyorlar mı? Ben her iki kitabı da yazarak gelecek kuşaklara ışık tutan çok değerli iki arkadaşıma yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Ellerine, kalemlerine ve yüreklerine sağlık. Size de mutlaka okumanızı öneririm.

Bu yazı toplam 969 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar