1. YAZARLAR

  2. Hüdavendigâr Onur

  3. Hun Türklerine derin bakış
Hüdavendigâr Onur

Hüdavendigâr Onur

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Hun Türklerine derin bakış

A+A-

Dr. Yusuf Gedikli, Dünyanın en kalın kitaplarından birinin, belki de birincisinin Türklere ait olduğunu belirterek bunu söylemenin abartı sayılmayacağını ifade ediyor. Bu kalın tarih kitabının en önemli ciltlerinden birini Avrupa Hunları ve tarihlerinin oluşturduğunu anlatan Gedikli, şöyle diyor: "Avrupa Hunları, 360-469 arasında tam 109 yıl Avrupa tarihinde birincil derecede rol oynamışlardır."

Gedikli, bu eseri kaleme almasında amacının Avrupa Hun tarihini anlatmak olmadığını, böyle eserlerin zaten var olduğunu belirterek "esas amacının Hunların dili hakkında ayrıntılı bilgi vermek olduğunu" belirtiyor.

Gedikli'nin kitabı dokuz bölüm olup birinci bölümde 'Hun tarihi ve tarihsel coğrafyası' hakkında bilgi vermektedir. İkinci bölümde 'Hunların Türklüğü' konusuna değinirken, 'Hun devlet öğretisini' ise üçüncü bölümde anlatmaktadır. Dördüncü bölüm 'Hun yaşayışına, kültür ve uygarlığı'na ayrılmış olup burada göçebe ekonomisi, iktisat, tarım, ticaret, dokumacılık yargı gibi konuları incelemektedir. Beşinci bölüm 'Hunların ve Attila'nın merkezi sorunu' ele alınmaktadır. Burada "Eskiler buna istitrat derlerdi; Azerbaycan'da söz arası" diyorlar bilgisini de satır arasında vermektedir. Altıncı bölüm doğrudan doğruya 'Attila'ya ayrılırken, sekizinci bölüm ise kitabın en önemli kısmı sayılan 'dil' bölümüdür. Bu bölümde, Hunlara ait kişi, boy, yer, ırmak adları hakkında ayrıntılı ikna edici bilgiler verilmiştir. Bilindiği gibi Yusuf Gedikli'nin 'Hun Türkçesi üzerine araştırmalar ve incelemeler' başlıklı uzun, geniş, ayrıntılı, inandırıcı birçok makalesi yayınlanmıştır. Kitabın dokuzuncu bölümünde ise Hunlar hakkında yapılan çağdaş ve sonracıl kaynaklardan alıntılara yer verilmekte, "bu kayıtların aynı zamanda Avrupalı ve Ortadoğulu tarihçilerin Hunlara bakışını yansıttığı" ifade edilmektedir.

Kitabı okurken, yazarın eskiden çıkan bazı eserlerinin aksine bu yapıtında eski dili kullanmadığı, dili yenileştirmek gerektiği ihtiyacını hissettiğini anlıyoruz. O yüzden bazı eskici kelimeleri kullanırken, bunları anlamlarını parantez içerisinde vererek okura güçlük çıkarmadığını da görüyoruz.

Gedikli, kitabında özel adların yazılışlarıyla birlikte okunuşlarını da verirken niye böyle davrandığını şöyle açıklıyor: "Böylece, birçok insanı zor durumda bırakan yabancı özel adların nasıl okunacağı sorununu ortadan kaldırdık; daha zevkli ve kesintisiz bir okuyuş sağladık."

*

Türkolog, dil bilimci Dr. Yusuf Gedikli'nin "Avrupa Hunları ve Avrupa Hun Türkçesi" adlı yapıtı Ötüken yayınevinden bu yıl çıktı.

Yakından tanıdığım, "ağabey" olarak gördüğüm Yusuf Gedikli'nin bu güzel yapıtının "Türkolojide özellikle dil alanında büyük bir boşluğu dolduracağına, birçok yanlışı düzelteceğine, tereddütlü hususları açıklığa kavuşturacağına, kısacası Türkolojide bir dönüm noktası olacağına" inanıyorum. Türkoloji üzerine çalışan arkadaşlara, özellikle Türkoloji öğrencilerine yararlı olacağını düşünüyorum.

Esen kalın.

 

Bu yazı toplam 1008 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar