1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Hızla kuşatılırken yaklaşan tehlike
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Hızla kuşatılırken yaklaşan tehlike

A+A-

Türkiye hızla kuşatılıyor. Günümüz dünyasındaki iletişim bağlantıları tüm dünyada iç siyasetle dış siyaseti birbirine girift hale getirdi. Teorik olarak da pratikte de iç siyaseti dış siyasetten ayırmak çok olası değildir. İçeride yaşananlar hızla dış politik süreçleri etkiliyor. Örneğin Merkez Bankası Başkanının ani değişikliği ekonominin dış dünyadaki fotoğrafını hemen değiştirebiliyor. Dış güvenlik politikalarında da aynı sürecin işlediğini görmek mümkündür. Türkiye, ABD ile ilişkilerde ciddi sorunlar yaşıyor. Biden yönetimi hala Türkiye ile en üst düzeyde bir ilişki kurmadı. ABD, kendi Emperyal politikaları doğrultusunda Türkiye'yi dost ülke olarak görmüyor. Ancak Türkiye'nin ekonomik, askeri ve siyasi açıdan özellikle de NATO üyesi olması dolayısıyla ABD ile ilişkilerinin önemi dikkate alınması gereken bir olgudur. ABD, özellikle Suriye ve Irak'ta PKK/PYD ile kurmak yolunda olduğu "Garnizon Kürt Devleti" ile Türkiye'yi karşısına almış görünmektedir. Tabii burada garip olan durum da aynı ABD'nin "dost ve müttefik olarak (?)" Türkiye ile birlikte Akdeniz'de USS Eisenhower uçak gemisi ile TCG Gemlik Fırkateyninin ortak askeri tatbikat yapmasıdır. Aynı ABD, Türkiye ile hem Doğu Akdeniz'de hem de Adalar Denizi (Ege)'nde sürekli düşmanca tavırlar içinde bulunan Yunanistan'a tıpkı Suriye'de PKK/PYD'ye yaptığı gibi binlerce tır ve gemi dolusu silah vermeye devam ediyor. Yunan medyasının haberine göre, ABD, Yunanistan'a en son hibe olarak 9 adet AH-64D Apache saldırı helikopteri, 50 adet OH-58D saldırı helikopteri, 350 adet M-2A2 zırhlı personel taşıyıcı paletli tank, 60 adet MLRS paletli roketatar, 120 adet M-109A5 paletli Obüs tipi tank, Μ-198/M-119 kısa menzilli top, HEMTT mühimmat taşıyıcı araç ve MRAP zırhlı personel taşıyıcı araç veriyor. Öte yandan Dedeağaç'taki ABD üssünü personel ve silahla takviyeye devam ediyor. Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, Girit Adası'ndaki Souda Limanı yakınlarına demirleyen ABD donanmasının en ünlü uçak gemisi olan USS Dwight D. Eisenhower'ı ziyaret etti. Mitsotakis, verdiği mesajda "Bugün Souda'da Amerikan uçak gemisi USS Dwight D. Eisenhower'ı ziyaret etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Amerika Birleşik Devletleri ile Yunanistan arasındaki askeri işbirliği son derece yüksek seviyelerde. Ülkemiz Silahlı Kuvvetlerinin caydırıcı gücüne yönelik yatırımları arttırıyoruz. Souda üssü bu büyüklükteki Amerikan gemilerini barındırabilen tek üs, ABD ile askeri işbirliği giderek daha önemli hale geliyor. İki ülkeyi birleştiren bağlar her zamankinden daha güçlü olarak geliştiği için ABD Başkanı Joe Biden'a Yunan Devrimi'nin başlangıcından bu yana geçen 200 yılı selamladığı çok sıcak mesaj için teşekkür etmek istiyorum." dedi. Yunanistan, Türkiye'ye karşı sırtını ABD'ye ve AB'ye dayamış durumda. ABD'nin ise başta S-400 ler olmak üzere Türkiye'nin siyasi iradesi ile ciddi sorunları var. Türkiye halen NATO'nun ikinci büyük ülkesidir. NATO, Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı Norveç'ten Türkiye'nin doğu sınırına kadar olan 81 milyon km2lik alandan sorumludur. Bu alan için bir savaş halinde aktive olan interconnecte hava savunma füze sistemi mevcuttur. ABD bu sistemin içine S-400'ler gibi çok yüksek kabiliyetteki bir sistemin girmesini Rusların NATO sisteminin içine girmesi olarak algılamaktadır. (Ancak Türkiye kendi evinin damını kapatmak zorunda olduğundan bu sistemi alması da tartışmasız olarak gerekli idi.). ABD ile her alanda süren hayati çıkar çatışmalarını düzeltmek ve bir yoluna koymak Türkiye'ye fayda sağlayacağından Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İkili arasındaki görüşmede Türkiye-ABD ikili ilişkilerinin seyri başta olmak üzere Suriye, Libya, Irak gibi bölgesel konular ve Kovid-19 ile mücadele ele alındı. İki ülke arasında anlaşmazlık unsuru olan S-400 ve F-35 gibi konuların yapıcı bir angajmanla çözüme kavuşturulması için ortak çaba sarf edilmesinin önemini vurguladı.

Türkiye burada yeniden S-400 lerin alınmasından önceki konuma yani başa dönmek istiyor ama maalesef taşlar oynandı ve oyunun son hamlesi de yapıldı. Yani ABD, S-400 konusundaki net tavrını ortaya koydu ve "şah" dedi. Öte yandan ABD ile yapılan bu görüşmeleri Rusya da takip ediyor ve bir anlamda Rusya'yı dışlamış gibi bir tablo da ortaya çıkıyor. Geçen yıl böyle benzer bir süreç sonucunda Rusya, İdlib'de bize çok ciddi kayıplar yaşatmıştı. Dış politikada her hamlenin bir arkasında bağlantılı diğer hamleler vardır. Yakın zamanda "Sözde Ermeni Soykırımı" yasası ABD Başkanı Biden'in önüne gelecek. Çünkü sözkonusu karar 2019 da hem ABD Temsilciler Meclisinden hem de ABD Senatosundan oy birliği ile geçmişti.  Ortak metin olarak önüne gelen bu kararı Biden'in çok büyük olasılıkla imzalayacağı söyleniyor. Efendim imzalarsa imzalasın ne olur? Öyle değil işte. ABD'nin imzaladığı bu metin Ermenistan tarafından BM Genel Kuruluna taşındığında BM'de de kabul görmesi halinde "3T" meselesi ortaya çıkar; "Tanıma-Tazminat- Toprak talebi". Bunlar peşpeşe elimizde patlayan el bombalarına dönüşür. BM kararı olduğu için "zor kullanarak" Türkiye'ye yaptırıma gitmeleri büyük ihtimal haline gelir. Bu ise 60 yıldır emek vererek karşı durduğumuz meselenin önümüze konması olur. Türkiye'nin bütün bu kuşatmaları kaldırabilmesinin tek yolu iç cepheyi kuvvetli tutabilmesi ile mümkündür. Peki, iç cepheyi kuvvetli tutabilir mi? İşte o konuda bir şey söylemek zor gibi. Zira o kadar dağılmış durumdayız ki. Görüldüğü gibi hızla kuşatılıyoruz ve yaklaşan tehlike giderek büyüyor. Bizden söylemesi. Sonra "demedi deme İbrahim."

Bu yazı toplam 692 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar