1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Harekât devam ederken...
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Harekât devam ederken...

A+A-

Bu yazı yazıldığı sırada harekât bölgesindeki iki önemli yerleşim yeri Tel Abyad ve Resulayn'a girilmiş kent merkezleri ele geçirilmişti. Birlikler Ayn İsa kasabasına da girmek üzereydiler. Bir harekâtta harekâtın sağlıklı gelişmesinin güvenliğini sağlamak bakımından kritik arazi arızalarının ele geçirilmesi esastır. Nedir kritik arazi arızası? Kritik arazi arızası; ele geçirilmesi ya da elde bulundurulması ele geçiren tarafa önemli taktik üstünlükler sağlayan hasım tarafın ise her türlü ateş, manevra ve ikmal kabiliyetini kısıtlayan arazi ve yapılardan oluşan bir coğrafi alandır. Bunlar bir yerleşim yeri, bir köprü, bir dağ veya tepe, bir vadi, bir ikmal yolu, bir sanayi tesisi gibi varlıklar olabilirler. Bu açıdan bakıldığında Tel Abyad ve Resulayn net kritik arazi arızalarıdır. Yine aynı biçimde Ayn İsa da öyle. Zira bu kesimlerin ele geçirilmesi harekât bölgesinde Türkiye sınırına paralel biçimde uzanan M4 kara yolunun kontrolünün ele geçirilmesi demek olur ki bu da PKK/PYD'nin ikmal akışını yani lojistik desteğini kesmek demektir.

 Yine bu yazı yazılırken Sayın Cumhurbaşkanı, Münbiç'e doğru bir operasyonun SMO tarafından başlatıldığını duyurdu. Bu çok önemli bir gelişme çünkü orada halen ABD askerleri de var. Bu da Türkiye'nin harekâtı Fırat'ın batısına da taşıyacağını ve 480 km.lik alanın tamamında güvenli bölgeyi tesis etmekteki kararlığını göstermektedir. Biz Münbiç'ten de ABD askerlerinin kısa sürede çekileceklerini düşünüyoruz. Bu arada hem Resulayn'da hem de Tel-Abyad'da'ki gelişmeler Türk Ordusu açısından gurur vericidir. Çünkü dünyadaki en zor harekâtlardan biri "meskûn mahal harekâtları"dır. Kimin nereye saklandığın, kimin silahlı kimin külahlı olduğunu bilmek ya da hangi sokağın köşesinden hangi evin penceresinden kafanıza bir kurşunun gelip gelmeyeceğini kestirmek, nerede bir EYP'nin patlayacağını önceden görmek çok ama çok zordur. Meskûn mahal operasyonu üç noktadan çevre güvenliği alınarak dördüncü noktayı ise kaçış noktası olarak bırakılarak yapılır, siviller tahliye olabilsin diye. Bir kuyumcu hassasiyetiyle işlenmek ister. Çünkü içeride siviller de vardır ve dünya bu sivilleri gözlemektedir. PYD/PKK, ABD'nin kucağından indiğinden Türk Ordusu'nun karşında tutunabilmesi artık mümkün değildir, silindir gibi ezilip geçileceklerdir. Buraya kadar vurguladığımız nokta işin askerî harekât tarafının planlandığı biçimde mükemmel yürüdüğüdür. Ama askerî harekât kadar önemli diğer nokta Uluslararası platformdaki gelişmelerdir. 

Nerededeyse tüm dünya ülkeleri ağız birliği etmişçesine Türkiye'nin bu meşru ve haklı harekâtını durdurmasını istiyor. Türkiye'ye silah satmayan kıytırık ülkeler bile açıklama yapıp Türkiye'ye silah satmayacaklarını söylüyorlar. Yani bu ülkeler işi artık soytarılığa döktüler. En başta ABD, kriz sözcülüğü yaparken kriz çıkaran ülke konumundadır. Bu harekât esnasında iki önemli hususu bir kez daha görmek imkânımız oldu. Birincisi Türkiye psikolojik harekât konusunda yeterli alanı henüz kazanamadı. Yani propagandaya karşı "kontur propaganda" sistemimiz istediğimiz seviyede görülmüyor. Bu konuda başta medya olmak üzere tüm enstrümanların daha etkin kullanılması gerekmektedir. Çünkü PKK/PYD ve bunların ABD ile AB ülkelerindeki lobileri olanca güçleri ile dezenformasyon faaliyetlerini yürütüyorlar. Bu konuda hem Amerikan Derin Devletinin hem de İsrail'in sınırsız maddi ve fikirsel destek sağladıklarını biliyoruz. Barzani'nin yayın organı Rudaw, siviller vuruluyor diye dünyaya fotoğraf yayınlıyor ama o kadar aptallar ki yayınladıkları fotoğrafta ellerinde Kaleşler, Bikeysiler ve el bombaları ile etkisiz hale getirilmiş PKK/PYD teröristlerine ait. Yine Ermenistan'ın 1992'de Hocalı'da yaptığı katliamın resimlerini siviller vuruluyor diye yayınlıyorlar.

Harekât sürecinde gördüğümüz ikinci ve çok önemli nokta ak koyun karakoyun kimdir ortaya çıkmasıdır. Harekât dursun, teröristler etkisiz hale getirilmesin diye ciyak ciyak bağıran ülkeler var. En başta Almanya, Dışişleri Bakanı parlamentoda Türkiye'ye silah satmayacağız diye. Kanada, Belçika, Hollanda, Polonya, Yunanistan, İsviçre, Çin, İtalya, Avustralya gibi 40 küsur ülke. ABD, Rusya, Macaristan ve İspanya gri kaldılar. Yanımızda olan ülkeler ise her zamanki gibi Azerbaycan, Pakistan ve bir de Katar. Ama Türkiye'nin bu meşru ve haklı harekâtına karşı çıkan öyle ülkeler var ki; insan bu kadar da "nankör" nasıl olunur diye merak ediyor. Haysiyetsiz Suudi Arabistan başta. Hâlbuki bunların kralı öldüğünde dünyada bir tek Türkiye ulusal yas ilan etmişti. İran, ABD ambargosu sırasında verdiğimiz desteği hemen unuttu gitti. Barzani zaten kendisini adam yerine koyanın Türkiye olduğunu çoktan unutmuş, biliyoruz. Irak, Suriye, Lübnan, B.A.E, Mısır, Libya, Tunus, Cezayir, Fas, Yemen gibi Arap ülkelerinin tamamı durdurun diye ciyaklayanlardan. Ama bir Filistin var ki insan hem üzülüyor hem de değer miydi bunlar için Türkiye'nin onca mücadelesine diyor. Hakikaten değmezmiş. İnşallah Arapların Türkiye'nin asla dostu olamayacağını bir kez daha anlamışızdır.

Bütün bunların ötesinde biri var ki; gerçekten böğrümüze kurşun sıktı; KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı; "1974'te biz adına Barış Harekâtı desek de bu bir savaştı ve akan da kandı. Şimdi Barış Pınarı desek de akan su değil kandır." Yuh, lanet olsun. Hep söyledik Akıncı, Türkiye'ye düşmanca duygular besleyen bir adamdır. 1974'te Türkiye ve Kahraman Mehmetçik olmasaydı bu gün ne sen hayatta olurdun ne de KKTC Cumhurbaşkanı, Akıncı efendi! İhanetin böylesi de biraz fazla. Ama dedik ya bu milletin kahramanı da çok haini de. Kendisini tanımaktan ve defalarca yayın yapmaktan büyük onur duyduğum rahmetli Rauf Denktaş'ın kemiklerini sızlattın be Mustafa Efendi! Denktaş'ın "İki Bayrak" şiirini de mi okumadın? Okusan da anlar mısın ki? Bu harekât bir turnusol kâğıdı görevi de yaptı; herkes eteğindeki taşları döktü.

 Filistin ve Akıncı için en güzelini Sezen Aksu söylemiş "Senin için harcanan zamana yazık."

Bu yazı toplam 635 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar