1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Güvenli bölgede son durum-2
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Güvenli bölgede son durum-2

A+A-

Güvenli bölgenin, ABD'nin teröristleri koruması maksadıyla kuruluyorsa bu durum müttefiklik ruhuna aykırı olduğunu söylemiştik. ABD ile ortak kontrol edilecek bu bölgede TSK unsurları bir saldırıya uğrar da meşru müdafaa hakkı olarak misliyle cevap verildiğinde ABD bu hakkı engellerse o zaman ne olacak? Bizim anlatmak istediğimiz ABD'nin amacına ulaşmak için her türlü manüplasyonu yapabileceği ve uluslar arası kamuoyunda Türkiye'yi zor durumda bırakmak isteyebileceğidir. Çünkü Empeyal güçler Türkiye'ye karşı çok kolayca birleşebiliyorlar. En yakın ve canlı örneği Doğu Akdeniz'de gelinen son durumdur. Adamlar daha yeni ortak tatbikat bile yaptılar. Katılanlara bakıyorsunuz, ABD, İsrail, İngiltere, Fransa, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) gemileri.  Altını çizerek tekrar söyleyelim; Türkiye'nin beka sorunu ABD'nin bölgede kendine müzahir bir "sözde Kürt devleti" kurmak istemesi ve bunun için de Irak, İran, Türkiye ve Suriye'den toprak kopartmasıdır. Bunun ordu gücünü oluşturmak için PKK/PYD terör örgütünü kendisine yerel müttefik addetmiştir.  35 senedir besleyip büyüttüğü bu terör örgütünü Suriye Demokratik Güçleri zırvası altında kamufle eden ABD, şimdi de bu teröristlere binlerce TIR dolusu ağır silah vermekte ve mevcudunu 110 bin kişiye çıkartmaktadır. Hatta Rudaw'a konuşan bir ABD'linin güvenli bölgenin PKK/PYD'yi de koruyacağını söylediği de şaşırtıcı olmasa gerek. ABD'nin planına göre yerleşim yerlerini yerel güçler kontrol edecek, yani PKK/PYD ve Kürt nüfusun yoğun olduğu yerlerde Türk güçleri yok. ABD bir anlamda Türkiye'nin PKK/PYD'yi meşru güç olarak resmen tanımasını, Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunmamasını istiyor. Bu durum 1991'den daha da vahim sonuçlara sebep olur. Türkiye'nin beka sorunu; bu bölgede bir garnizon Kürt devletinin kurulmasıdır. Bu devlet asla ve asla kurulmamalıdır. Bunun için de Türkiye ne pahasına olursa olsun (gerektiğinde ABD ile çatışmayı da göze alarak) PKK/PYD etkisiz hale getirmek zorundadır. Ha, şunun da altını çizelim hem dünya dengeleri açısından hem de sahada askeri açıdan ABD'nin aklını kaçırmadığı sürece Türkiye ile çatışması ya da Türkiye'ye karşı tecavüzkâr bir davranışta bulunması mümkün değildir.                                                                         

Devlet görevimiz sırasında bir uluslararası tatbikatta pilotlarımızın ve Mehmetçiğin başarısını gören ABD'li bir Albay iltifat etmek babında bize şöyle demişti; "Biz bu Türk Ordusu ile karada asla karşı karşıya gelmek istemeyiz." Biz de şöyle cevap vermiştik; "Doğru düşünüyorsunuz Albay. Zira Türk Ordusu 750 bin kişi. (O zaman 750 bin mevcut vardı. Şimdi ne kadar bilmiyoruz tabii.) Lakin bu ordu iki günde 1,5 milyon, bir haftada 10 milyon, bir ayda da 80 milyonluk bir ordu olur. Dünyanın herhangi bir devleti 2 milyonluk ordusu ile bizim ülkemizi işgale gelebilir. Biz o zaman belki 10 milyon şehit verebiliriz ancak o işgalci ordu da 2 milyon tabutla evine geri döner. Zira bizim en iyi bildiğimiz şey vatanımız için ölmektir."  Hiç unutmayız Albayın yüzü pancar gibi olmuştu. Son söz; Türkiye'nin bekası düşünülüyorsa sözde Kürt devleti asla ve kata kurulmamalıdır.

Bu yazı toplam 144 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar