1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Güvenli Bölge ve Barzani -2-
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Güvenli Bölge ve Barzani -2-

A+A-

Konuya dün kaldığımız yerden devam ediyorum...

 İstanbul'daki toplantıda ENSK yöneticisi Abdülhakim Beşar'ın ABD'li görevlilere "Güvenli Bölgede PKK/PYD yerine Roj Peşmergeleri olursa Türkiye ile aradaki sorun ortadan kalkabilir. Çünkü Peşmerge'nin eli temizdir. Yalnız bu durumda Güvenli Bölge'de Roj Peşmergelerinden başka hiçbir güç olmamalı." dediği iddia ediliyor. Peki, Barzani'nin de amacı "Kürdistan" değil mi? O zaman ha Ali Veli ha Veli Ali, ne farkı var. Burada Türkiye'nin temel beka meselesi Ali Veli veya Veli Ali değil Kürdistan denen devletin kurulmaması değil midir? ABD hem sahada PKK/PYD teröristlerini eğitiyor, hem Barzani cephesini elinde tutuyor hem de diplomatik yoldan Kürdistan için dünya kamuoyunu hazırlıyor. Bunun için "yeniden çözüm süreci" gibi birtakım sözler seslendirilmeye başlandı. Neçirvan Barzani geçtiğimiz günlerde HDP'li Sezai Temelli ile görüşmesinde HDP'nin talebi üzerine bu konuda ne gerekiyorsa esirgemeyeceklerini, sürecin başlaması ve başarısı için çabalarının süreceğini söyleyerek "Savaş hiçbir şeyin çözümü değil. Türkiye'de Kürt sorunu ancak barış ile çözülür. Barış için fırsatlar kaybedilmemeli" diyor.

KENDİ GÖBEĞİMİZİ

KENDİMİZ KESMELİYİZ

 Öte yandan "PKK'nın İngiltere temsilciliği" denilen Democratic Progress Institute (DPI)'ın, AB, İrlanda, Holanda ve Norveç hükümetleri tarafından desteklenen "Türkiye için zorlayıcı bir dönemde kapsayıcı diyaloğu desteklemek" projesi hızla yürütülüyor. Bu toplantılarda birinci çözüm sürecinde yer alan kadrolardan isimlerin bulunduğu da ifade ediliyor. Bu durumda Türkiye ikinci bir çözüm sürecine mi gidiyor diye düşünülüyor. Biz birinci çözüm süreci sonunda verilen şehitleri, aylarca süren şehir çatışmalarını düşününce Türkiye'nin aynı hataya bir kez daha düşeceğine asla ihtimal vermiyoruz. İkinci bir çözüm süreci tam da ABD'nin istediği biçimde Kürt Devletinin kurulmasını hızlandırmaktan, Emperyal güçlerin taleplerini yerine getirmekten ve Türkiye'nin toprak kaybetmesinden başka hiçbir işe yaramaz.

Güvenli Bölgede bugün icra edilen askeri faaliyetler taktik çapta adeta idari faaliyetler görüntüsündedir. Birkaç ABD ZPT'sinin yanında birkaç Türk MRAP'si. ABD Türk birliklerinin kendi başına hareketine izin verse bu taktik çaplı birlikler taarruz helikopterlerinin de desteğinde taktik bir girme harekâtına dönüşerek karşılaştıkları terör unsurlarını tespit edebilir ve operasyonel çapta bir harekâtın meşru gerekçelerini ortaya çıkarabilirdi. Bu durum ise ABD'nin planını ciddi ölçüde sekteye uğratabilirdi. Şimdi bu yapılamıyor. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanımız çok haklı olarak bu durumu bir oyalama olarak görüyor ve yazının başındaki beyanatı veriyor. Bu arada sürekli söylediğimiz "Güvenli Bölgeye Türkiye'deki Suriyelileri yerleştirme" düşüncesinin ifade edilmesi de fevkalade doğru bir hâl tarzıdır. 5,5 milyon Suriyelinin Güvenli Bölgede oluşturacağı yeni demografik yapı sözde Kürt Devletini tam bir hayal haline getirir. Türkiye'nin kendi göbeğini kendisinin kesmesinden başka çaresi de yok gibi görünüyor. 

Bu yazı toplam 480 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar