1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Futbol can ilacı mıdır?
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Futbol can ilacı mıdır?

A+A-

Tüm dünya gibi Türkiye de felaket bir pandemi sürecinden geçiyor. Türkiye Koronavirüs pandemisinde dünyanın diğer pek çok ülkesine göre süreci çok iyi yönetti. Hem vaka sayısında, hem filyasyonda hem de can kayıplarında oldukça az zayiatla işi götürmeyi başarabildi. Bu durum Türkiye'nin sağlık sisteminin iyi olduğunun ve sağlık çalışanlarının da başarılı olduklarının açık bir göstergesidir. Ancak bu lanet hastalıkla mücadele bir toplumsal bilinç işidir. Sağlık Bakanı Sayın Koca hemen her gün defalarca tekrar ediyor; 14 kurala uyun diye. Bu kuralların başında da maske takmak ve sosyal mesafeyi yani kişinin öksürmesi, aksırması ya da hapşırması durumunda ağzından çıkacak olan damlacıkların karşısındaki kişiye ulaşma mesafesinin dışında kalarak koruması gerekiyor. Çünkü virüs damlacıkla bulaşıyor. Kuvvetli nefes alıp verirken ağızdan burundan çıkan damlacıklar da çok yakın mesafedeki kişiye bu virüsün bulaşmasını kaçınılmaz kılıyor.

Bile bile lades

Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Tıp ve Bilim Komisyonu ile görüşme sürecinin ardından Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) spor federasyonları için tavsiyeler içeren bir kılavuz hazırladı. Spor müsabakalarında göz önünde bulundurulması gereken faktörler, sorunlar ve önlemleri içeren risk değerlendirme dokümanı, TMOK tarafından tüm ulusal federasyonlara gönderildi. Bu dokümana göre fiziksel mesafeyi korumanın mümkün olduğu okçuluk, atıcılık ve bazı atletizm branşları gibi sporların düşük riskli olduğunu yazdı. Lakin temas sporlarının yüksek riskli olduğunun altını çizerek yakın temasın koronavirüsü bulaştıracağını belirtti. Buna rağmen Türkiye Futbol Federasyonu 12 Haziran'dan itibaren kalan lig maçlarını oynatma kararı aldı. Bu düpedüz bile bile lades demek değilse nedir? TFF Sağlık Kurulu bu konuda Futbola Dönüş Öneri Protokolü hazırlamış. Neymiş efendim bu protokole göre, seremonilerde tokalaşmayın, hakeme 2 metrelik mesafede olun, gole kulübede sevinmeyin (demek ki sahadakiler sevinebilirler!), sahaya çıkana kadar maske takın (sahaya çıkana kadar virüsü bulaştırmayın sonra ne yaparsanız yapın demek oluyor herhalde) ve tesislerdeki hareket tarzı ile ilgili bir dizi önlem. Yahu Allah akıl fikir versin be kardeşim. Futbol doğası gereği en yakın temas sporlarından biridir. Hele Türkiye'de güreş gibidir. Adam ikili mücadeleye girecek vücut vücuda. Topa kafaya çıkacak kafa kafaya. Korner atılacak en az on kişi kafa kafaya, sırt sırta. Nasıl olacak bu iş o zaman? Her yakın temasta kan ter içindeki o oyuncuların vücut sıvılarının birbirine temas etmemesi fizyolojik olarak mümkün müdür? Akıl var izan var; adamların hayaleti mi ikili mücadele yapacak ya da kafaya çıkacak? Açık ve net söylüyoruz; Koronavirüs pandemisi koşullarında bu insanlara sahada futbol oynatmak haritası olmayan mayın tarlasında yürütmekten daha tehlikelidir. Hiçbir futbolcu da çıkıp oynamak istemez. Çünkü kimse canını sokakta bulmamıştır. TFF Başkanı Nihat Özdemir zorlama bir iş yapıyor görünüyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile görüştü. Sayın Bakan haklı olarak bu riski gördü ve sorumluluğu almak istemedi. Koca "Futbol hassas bir konu. Federasyonun özgür iradesi ile kendi kararını verebileceğini söyledim." dedi. TFF Başkanı Özdemir de "Sağlık Bakanlığı'na ve Bilim Kurulu'na resmî yazı yazdık. Oynanmaz derlerse ona göre hareket ederiz." dedi. Yani "futbol topu el yakıyor". 

Bunca emek ne olacak?

Futbol çok pahalı bir oyundur. Çünkü futbolcu çok pahalı bir malzemedir. Diyelim ki maçları oynattınız, yirmi futbolcu bu hastalığı kaptı ve sonrasında da akciğerlerinde kalıcı hasar oluşarak futbol hayatı son buldu. Adamlar da gitti dava açtı. Bu işin milyonlarca EU'luk maddi ve hukuki sorumluluğunu kim karşılayacak? Sahilde yürümede sosyal mesafe arıyoruz, uymayana ceza yazıyoruz, futbolcuya da en yakın temasla çık oyna diyoruz. Bunun akıl alır tarafı yok. Neden bu acele? Oynanmasın lig ne olur, kıyamet mi kopar? Ama bir futbolcudan bulaşacak koronavirüs o sahadaki yedekleriyle beraber 30-40 futbolcuya, teknik heyete, malzemecilere, masörlere, basın mensuplarına, hakemlere, top toplayıcılara da en azından bunların üçte birine bulaşsa 100-150 kişiye bulaşmış olur ki bu da 24 saatte binlerce kişiye virüsün bulaşması demektir. E, o zaman aylardır çektiğimiz bu kadar sıkıntı, verdiğimiz bunca emek ne olacak? Allah korusun yeni can kayıpları olursa ne olacak? Kim ödeyecek bunların faturasını? Basketbol da yakın temas sporu. Basketbol Federasyonu çok akıllıca bir iş yaptı ve bu sene basketbol bitti dedi. İyi de TFF bunu neden yapamıyor? Her şey para mıdır? Bein Sport'un sözleşmeleri midir? Para insanların sağlığından hatta hayatından daha mı önemlidir? Bu kabul edilebilir mi? Üstelik de maçlar seyircisiz oynanacak. E, birader futbol temaşa keyfi vermek için oynanan bir oyun değil miydi? Seyirci yoksa kime seyir zevki verecek ki? Öte yandan zaten birçok futbolcu da sahaya çıkıp virüs kapmaktan korkuyor haklı olarak. Bir de matrak bir şey yazmış TFF Sağlık Kurulu; "topa eldivensiz bir temas olursa top hemen dezenfekte edilecek." Yani top ile futbolcunun eli temas ederse virüs bulaşma ihtimali olabilir, o nedenle dezenfekte edelim. Ama futbolcunun ağzı, yüzü, kafası topla temas ederse virüs bulaşmaz o nedenle dezenfekteye gerek yok. Ya bu arkadaşlar herhalde koronavirüsü sadece elle geçiyor zannetmişler galiba, ağızdan burundan çıkan sıvılardan bulaşabilecek olanlar koronavirüsten sayılmıyorlar, onlara geçiş serbest. Güler misiniz, ağlar mısınız? Bizce TFF kararını yeniden gözden geçirmeli ve bu sene futbol bitti demeli. Aksi halde bir kişiden tüm memlekete yine virüs bulaştırırlar ve bu bütün Türk milletine büyük haksızlık olduğu gibi, bu kadar emeğin de heba olmasına sebep olur. Kaş yapmaya kalkarken göz çıkartmayın efendiler. İlla ligi bitireceğim diyorsan o zaman sahada yazı tura at ve galip geleni belirle daha iyi. Hiç olmazsa kimseyi hasta etmemiş olursun. Dünyada birçok federasyon ligleri bitirdi, sen de bitir. Altı üstü futbol bu yahu can ilacı mıdır sanki?

Bu yazı toplam 553 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar