1. YAZARLAR

  2. Levent Doğan

  3. Eğitimde ihtiyaçlar hiyerarşisi
Levent Doğan

Levent Doğan

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Eğitimde ihtiyaçlar hiyerarşisi

A+A-

Birçok kişi Abraham Maslow denince aklına ilk ihtiyaçlar hiyerarşisini getirir.

Maslow'un bu modeli, fiziksel ihtiyaçlar yani beslenme, uyuma ve barınma gibi en doğal gereksinimleri temele alır. Bu basamağı güvenlik, aidiyet ve saygınlık ihtiyaçları takip eder.

Tüm bunları karşılayan bireyler, artık bu piramidin en tepesine yani kendini gerçekleştirme basamağına varır.

Kişi ancak her basamaktaki ihtiyaçlarını karşıladığı takdirde bir üst basamağa tırmanır.

Modern eğitim sistemlerinde işte bu muhteşem model göz önüne alınır.

Bu açıdan modeli incelersek şöyle tespitler yapabiliriz:

Öğrencilere konaklama ve beslenme hizmetleri en ideal yollardan destekler ile sağlanır.

Onların güvenliklerini sağlamak adına, giriş-çıkış şartları olan kampüsler kurulur ve güvenlik görevlileri istihdam edilir.

Aidiyet geliştirmeleri için üniversiteler oryantasyon programları, sosyal topluluklar ve alan temelli bilimsel faaliyetler (asistanlık görevleri vb.) planlanır.

Başarı durumlarına göre onur ve yüksek onur listeleri oluşturulur.

Böylece, özgüven ve öz-saygı sağlanarak saygı duyulma ihtiyaçları (esteem/saygınlık) da karşılanır ve artık kendini gerçekleştirme zirvesi için öğrenci hazırdır.

Toplumların gelişiminde yapı taşlarından olan öğrenciler, bulundukları toplumu muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için artık hayata hazırdır.

Ancak uzun yıllardır ülke gündeminde olan öğrenci nakit desteği ve barınma sorunları ile bizler henüz ilk basamakta tıkanıyoruz.

Üstelik birçok öğrenci - özellikle kadın öğrenciler - ve hatta aileleri, güvenliklerinden endişe ettikleri için çoğunlukla şehir dışı tercihlere engel oluyor. Çünkü malumunuz ikinci basamakta da büyük sorun var.

Aidiyet adımına gelince, orada başarılı birçok kuruma sahip olduğumuzu vurgulamak gerekir.

Fakat gençlerin kariyer tercihleri ve planları öyle gösteriyor ki bu gençler daha ülkesine ait hissedemiyorlar. Yani bu ihtiyaçta da yetersiz oluyoruz.

Başarılı işlere imza atsalar da en prestijli üniversitelerden mezun olsalar da gerek özel sektörde gerekse devlet iş alımlarında gündemde olan liyakat eksikliği yüzünden özgüvenini kaybedip yetersiz hissediyorlar.

Evet bu da olmadı!

Görüldüğü üzere, eğitim politikalarımızı bilimsel temelli modellerle inşa etmediğimiz sürece bizleri muasır medeniyetler seviyesine çıkaracak kuşaklar üretmekte hep zorlanacağız.

Bu yazı toplam 324 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar