1. YAZARLAR

  2. Fatih Ergin

  3. Devlet yıkıldı mı?
Fatih Ergin

Fatih Ergin

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Devlet yıkıldı mı?

A+A-

AKP Genel Başkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde, 26. Dönem meclisini ikinci kurucu meclis olarak ifade etti. İkinci kurucu meclisin oluşabilmesi için birinci kurucu meclisin eserinin ortadan kalkması gerekmiyor mu? Birinci kurucu meclisin eseri ne zaman yıkıldı da ortaya ikinci kurucu meclis çıktı? Yoksa 26. Dönem meclisi, rejimi değiştiren 16 Nisan referandumunun kararını aldığı ve referandumdan sonra bu yeni rejime yönelik uyum yasaları çıkardığı için mi ikinci kurucu meclis olarak lanse edilmeye çalışıyor? Eğer öyleyse, bu durumda birinci kurucu meclisin eserini ortadan kaldıran kim oluyor?

***

Bu tarz söylemler tesadüf değil. İkinci Cumhuriyetçilikten kopup gelen söylemler. Ve bir şeylere Türkiye’yi alıştırma turları yapılıyor. Ne gibi şeyler? “Eski” diyerek sürekli mahkûm ettikleri Türkiye’de bırakılacak birinci kurucu meclisin eseri. 16 Nisan’da rejimin yenilendiğini ama anayasanın patentinin halen Eski Türkiye’ye ait olduğu algısını işleyerek, sıfırdan bir anayasa ile Yeni Türkiye’nin yeni rejimine yeni irade oluşturacaklar. Bir devletten başka bir devlete geçiş yapılmış olacak böylelikle. Bu yeni devletin tarihi ise, 15 Temmuz’dan bu tarafa yazılıyor zaten, defalarca belirttiğim üzere. Yeni Türkiye’deki yeni devlet, cumhuriyet değerlerinden arındırılmış olacak ve asla ulus devlet olmayacak. Çünkü ulus devletler Büyük Ortadoğu Projesine engel.

***

AKP iktidarı, parantezi kapatma hedefine ulaşmada 24 Haziran’ı en önemli viraj görüyor. Birinci viraj 16 Nisan referandumuydu. Parantezden kasıt, elbette cumhuriyet. AKP cenahının cumhuriyeti kapatılması gereken parantez gören yaklaşımları aslında niyetlerinin de yansıması. Onun için 24 Haziran, hukuken bir seçim olsa da, fiilen bir referandumdur. Bu referandumda, parantez kapatılsın mı kapatılmasın mı, oylaması yapılmış olacak.

MHP’DE FETÖ İSTİFASI

Milletvekili aday listesini YSK’ya ilk teslim eden parti olan MHP’de ilginç bir istifa yaşandı. MHP MYK üsyesi ve İstanbul 2. Bölge milletvekili adayı Nur Tuğba Aktay, eşinin KHK ile Başbakanlıktaki görevinden atıldığı ortaya çıkınca istifa etti. Şu işe bakın; Devlet Bahçeli, MHP’-de olağanüstü kurultay isteyenleri başından beri FETÖ ile ilişkilendirdi. MHP’de parti içi muhalefet İYİ Parti’yi kurduktan sonra da Bahçeli’nin aynı ithamlarına maruz kaldı. 15 Temmuz sonrasında Devlet Baçeli’nin FETÖ ithamlarından payına düşeni CHP’nin de aldığı malumunuz. Ama FETÖ yüzünden istifa Devlet Bahçeli’nin FETÖ suçlaması yaptığı rakip partilerde değil, MHP’de yaşanıyor.

***

Nur Tuğba Aktay, kimin referansı ile MHP’ye geldi? MYK ve milletvekili listesinde nasıl rahatlıkla yer buldu? FETÖ’ye ne istediyse verenlerle ittifak yapıp önüne geleni FETÖ’cülükle suçlayan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli cumhurbaşkanlığı adaylığı için imza verenlere değil, önce başında bulunduğu siyasi yapıya monte edilen FETÖ iltisaklılara bakmalı. Nur Tuğba Aktay gibi MHP’ye monte edilen FETÖ iltisaklı ilk isim değil. Hatırlıyor musunuz; bir süre önce FETÖ elebaşı ile aynı yemek masasında Burhan Kuzu, Hüseyin Gülerce ve Fehmi Koru’nun olduğu bir fotoğraf ortaya çıkmıştı. O fotoğrafta yer alan ve pek dikkat çekmeyen isim Mithat Melen’di. Melen, 2007’de MHP İstanbul milletvekili olarak parlamentoya girdi. Bu iki isminde MHP’de yer bulması, izaha muhtaç durumdur. Acaba sayın Bahçeli, kendi partisine sızmış veya pazarlanmış FETÖ’cüleri örtmek için mi sürekli rakip partilere ağır suçlamalar yapıyor? İnsan düşünmeden edemiyor doğrusu.

Bu yazı toplam 2413 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar