1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Devlet kavramı
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Devlet kavramı

A+A-

Hayat insanlara muhtelif zamanlarda ileride hayal bile edemeyecekleri imkânlar sunar. Aslında bu imkânları hayal edemezler çünkü mevcut potansiyelleri ile normal koşullarda o imkânlara kavuşmaları mümkün değildir, üstelik bunu kendileri de çok iyi bilirler. Ama yaşam yani bir anlamda kaderleri onları öyle yerlere götürür ve öyle imkânlar sunar ki buna kendileri bile şaşırırlar. Aynaya her baktıklarında bu şaşkınlıklarının sebebi gelir akıllarına. Ama işin en trajik yanı kişilikleri bu imkânları kaldırabilme yeterliliğinde olmadığından yani yeterli olgunluğa ulaşmamış olduklarından egolarında giderek artan kibir bu insanların en büyük handikapları haline gelir. Kendilerinde çok büyük bir güç vehmederler. Hissettikleri bu güç onların sürekli hata yapmalarına da sebep olur. Hele mevcut beyinsel güç ve birikimleri de hata yaptıklarını anlamaya yeterli gelmediğinde sorun katlanarak büyür gider. Günümüz medyasında yukarıda anlatmaya çalıştığımız profilde çok sayıda kimseyi görmek mümkündür. Neyse, bunları geçelim, konumuz bu değil şimdi. Geçtiğimiz günlerde necip medyamızdaki malumlardan biri 5000 yıllık bir geçmişi olan Türk Devletine "katil devlet" demek cüretini göstermiş. Bu muhterem filozof (!) şöyle devam etmiş "Devlet kutsal bir kavram değildir, vatan kutsaldır... Devlet olgusunun doğası zalimleşmeye çok yatkındır... Dünya tarihinde yüzlerce böyle ceberut devlet örneği var. Sonları da hep kötü bitmiştir. O yüzden sürekli devletin güç ve yetkilerinin sınırlandırılması diyorum. En iyi devlet en küçük devlettir. Sınırlı devlet rejimine ihtiyacımız var. Bir ülkede devlet kapsam olarak büyüdükçe özgürlük ve adalet de o oranda küçülür. Biz Türkler insanlık tarihinden süzülen bu hakikati kavrayamazsak bu coğrafyada huzur içinde yaşayamayız."

Biz ilkesel olarak kişileri konu etmeyiz. Lakin bu kişiler zehirli fikirleri ile toplumun algılarını Emperyal güçlerin talimatları doğrultusunda olumsuz yönde değiştirmeye gayret ettiklerinde işin gerçeğini yazmak gerektiğini düşünüyoruz. Hayatında hiç devlet kavramını bilmeyen, devlet görevinde bulunmamış, devleti sadece gittiği muhtarlık, belediye, polis karakolu ya da adliye binası zannettikleri düşünülse de aslında iki seçenek var ortada. Ya bilerek devleti bu biçimde topluma yansıtıyorlar (ki biz öyle olduklarını düşünüyoruz) ya da hayatlarında devlet hakkında hiçbir şey öğrenmemişler, öğrendikleri ise gazetelerden veya altın günlerinden kalmış. Devlet kavramı antik çağlardan beri var olan bir kavramdır ve bu konuda yazılmış en büyük eserlerden birisi bizim de gençlik yıllarımızda okuduğumuz Platon'un yani gerçek adı ile Aristokles'in "Devlet" adlı eseridir. Kısaca özetlersek; Platon'un "Devlet" kitabı Sokrates ve yanındakiler arasındaki diyaloglardan oluşmaktadır. Devlet, diyaloglardan ve tartışmalarından ibaret bir eserdir. Konuşmalar, haksızlık kurbanı olan, büyük servetini ele geçirmek için oligarklar tarafından öldürülen Polemarkhos'un evinde olmaktadır. Böylece, haksız yere öldürülen Polemarkhos ile demokrasinin kurbanı Sokrates'in ölümü arasında bir benzerlik olduğu ortaya konulmaktadır. Platon, bu eserinde Polemarkhos'u Sokrates'le hep yan yana göstermiştir.

Kitapta meseleler birbiriyle ilişkili olan üç grup insan arasında geçer. Birinci grubu Sokrates'le iki öğrencisi: Glaukon ve Adeimantos; ikinci grubu, ihtiyar Kephalos'la oğlu Polemarkhos; üçüncüsünü ise sofist Thrasymakhos'la onun peşinden gelen öğrenciler meydana getirmektedir. Platon bu eserine adalet, doğruluk ve erdemin ne olduğunu cevaplayarak başlamış, insanın temel ihtiyaçlarından hareket ederek, toplumun nasıl ortaya çıktığını açıklamaya çalışmıştır. Mesleklerden yola çıkarak toplumsal ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların giderilme yolları üzerinde düşünmüş ve konuyu insana, erdeme, insanlığın ve hayatın amacına getirerek  tüm bunların yaşamsal sığınağı olan devletin nasıl olması gerektiği  sorusuna cevaplar aramıştır. Yani devlet olgusu yaşamda şart olan bir kavramdır. Muhtereme bu kitabı okumasını öneririz. Tabii anlayabilirse...

 Dünya tarihi boyunca ve günümüzde toplumlar bir arada yaşamaya başladıklarından beri bir yönetici talep etmişlerdir. Klan liderinden başlayan bu süreç günümüzdeki modern devlet yapısına kadar gelmiştir. Çok dar anlamda devletin var olma nedeni, Wrightsman'ın ihtiyaçlar merdiveni teorisinde de belirttiği gibi insanın bir topluma ait olma ihtiyacı ile güvenlik ihtiyacının varlığından kaynaklanmıştır. İnsan toplulukları oluşturdukları kalabalıklar ile giderek milletleri, milletler üzerinde yaşadıkları topraklar ile vatanı, vatan da yönetilme gereksinimi nedeniyle devleti dünya sahnesine çıkartmıştır. Muhtereme sormak lazım; devlet olmazsa o milletin yaşadığı vatanı kim yönetecek, o milleti hangi bağ bir arada tutacak, kamu düzeni denen modern kavramı kim hayata geçirecek, Leğende Yüzmeyi Sevenler Derneği mi? Gelelim en iyi devlet en küçük devlettir zırvalığına. O zaman dünyanın en güçlü devletinin Andorra, Liechtenstein, Monaco vs. filan olması lazımdı ama hikâye. İngiltere, Fransa, Almanya, ABD, Rusya, Çin, Japonya en güçlü devletler gerçek hayatta. Yine muhterem diyor ki; devlet büyüdükçe özgürlük ve adalet küçülür. Hadi canım sen de. Bir İngiltere örneği bile bu zırva düşünceyi yere çarpmaya yeter. Muhterem, devletin küçülmesini tabii ki ister. Çünkü Emperyal patronları öyle söylemesi için ona para veriyor. Zaten muhteremin en büyük babalarından biri "Vatan da neymiş canım, bir çift güzel kadın memesine vatanı satarım." diyen birisi değil miydi? Devlet canlı bir kişi filan değildir, devlet bir organizasyondur. Bu organizasyon içindeki adalet, ekonomi, güvenlik, savunma, eğitim gibi sistemler iyi kurulursa ve hukuk temeli üzerine oturtulursa, milletin menfaatlerini kendi kişisel çıkarlarının önünde tutan liyakat sahibi yönetici bireylerle de devlet çarkı döndürülürse asla bir sorun kalmaz. Devlet denen kurum asla katil olmaz. Devlet içinde bu çarkı döndüren kişiler de diğer vatandaşlar gibi suç işleyebilirler, onlar da adil yargı önünde hesaplarını verirler. Devleti katil diye nitelemek ve onu küçük düşürmeye çalışmak vatana ihanetten başka bir şey değildir. Nokta.

Bu yazı toplam 383 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar