1. YAZARLAR

  2. Harun A. Altuntaş

  3. Darülaceze ve Abdülhamid
Harun A. Altuntaş

Harun A. Altuntaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Darülaceze ve Abdülhamid

A+A-

Sultan Abdülhamid ve Darülaceze konusunda bir tartışmadır gidiyor. Bir televizyon kanalında yayımlanan program da bu konuyu bir hayli alevlendiriyor. Biz de bu konuya bir değinelim dedik.

Osmanlı İmparatorluğu'nun en sancılı günlerinde tahtta oturan Sultan Abdülhamid, imparatorluğu 33 yıl ayakta tutan siyasi dehası, teknolojiyi takip eden merakı, el sanatlarındaki mahareti ve  değişik uygulamaları ile kendine has özellikleri bir arada taşıyan ilginç bir padişah olarak tarih sahnesinde yerini aldı.

19. yüzyıl, önceki asırlarla kıyaslanamayacak kadar çok sıkıntılı ve sancılı bir dönemdi. Darülaceze kurma düşüncesi de devletin dört bir taraftan saldırılara maruz kaldığı zor bir zamanda hayata geçirilecekti. Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde yaşamaya çalışan yetimlerin ve kimsesizlerin sokaklarda kalmasına yüreği dayanamayan Sultan Abdülhamid, bu meseleye kalıcı bir çözüm bulmak ve milletinin düşkünlerini bu sıkıntılardan kurtarmak için devlet görevlilerini seferber etmiştir. Para sıkıntısını, malî çıkmazı hatırlatan görevlilere, yakınlarından temin ettiği parayı teslim etmiş, yetmeyince gözü gibi sakındığı şahsî eşyalarını müzayedelerde satarak vakit kaybetmeden inşaatı başlatmıştır.

Ülke ekonomisinin neredeyse çöktüğü, herkesin üç kıtada kendisinden medet beklediği böylesi bir zamanda İstanbul'un en havadar yerlerinden biri olan Okmeydanı'nda güzel bir yerleşkeyi bina yapılması için tahsis etti. Bu tutumuyla cömert ve şefkatli kelimelerine örnek gösterilebilecek birisi olarak gösterilebilir.

Abdülhamit Han, Hamidiye suyunun şehre taşınmasından tutun da, gazhaneye; tünelden tutun da demiryollarına kadar pekçok yeniliğe imza attı. Ancak biz burada fenni bir kenara bırakıp sadece manevi ağırlığı olan yaptığı güzel işlere değinmek istiyoruz:

Toplu sünnet merasimleri yaptırıp, ihtiyaç sahibi her bir çocuğa çeyrek altın gönderdi ve bu yüzden yaz aylarında toplu sünnetlerin yaygınlaşmasını sağladı.

Kendi el emeği ile kazandığı ve biriktirdiği parasından bir kısmını her sene borç yüzünden hapse düşenleri kurtarmaya tahsis etti. Bununla da şyetinmeyip, her yıl 30 bin saksı satın alıp çiçek ektirdi.

Bir tarafta üç kıtada asayiş ve huzuru sağlamak adına üzerine titrediği "denge"yi koruma mücadelesini bütün gücüyle verdi. Ayrıca, Kâbe'yi ve Hz. Peygamber'in Ravzayı Mutahhara'sını restore edip, tezyinatını yaptırdı. Mekke'de sağlık tesisleri kurdu. "Ayni Zebeyde" gibi Harem için hayat suyu yerine geçen isale hatlarını hayata geçirdi. Osmanlı coğrafyasını cami, mescit, türbe, dergâh, namazgâh, çeşme, hastane ve okullarla donattı.

Evet Sultan Abdülhamid, nihayetinde bir insandı. Onun da bazı hata ve kusurları olmuş olabilir. Fakat Osmanlı İmparatorluğu'na 33 yıl padişahlık yapmış bir sultanın hayır işlerine ve bugün bile yenisi yerine getirelememiş Darülaceze gibi bir kuruma dil uzatmak, bizce çok ayıp ve çok günahtır. Lütfen ağzımızdan çıkanları kulağımız duysun!...

Bu yazı toplam 345 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar