1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Dananın kuyruğu Doğu Akdeniz'de kopacak
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Dananın kuyruğu Doğu Akdeniz'de kopacak

A+A-

Türkiye Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerini korumaya kalktı, bölgede kıyamet koptu. Başta ABD, Fransa ve Yunanistan olmak üzere cümbür cemaat bütün mahalle diyor ki; "Türkiye sen hiçbir ulusal hakkını koruma, biz ne dersek onu yap, otur oturduğun yerde. Senin nene gerek öyle Doğu Akdeniz'de gaz, petrol aramak filan. Biz arar buluruz, sana da ucundan koklatırsak dua et." Aynen böyle. İyi de böyle bir dünya yok ki. Sen benim tüm doğal millî haklarımın üstüne çörekleneceksin, ben de Türkiye olarak hiç sesimi çıkartmadan senin çizdiğin kadere razı olacağım, başka bir sıkıntınız var mı diye sorarlar adama. Bugün dış politikada yaşadığımız AB yaptırımlarının da, ABD yaptırımlarının da tümünün temelinde Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hamleleri var.

AB, yaptırımlarını Mart ayına erteledi. ABD Başkanı Biden göreve başlasın bakalım nasıl bir tutum takınacak ona göre hareket ederiz diyorlar. Yani bir nevi sütre gerisine yattılar. ABD yaptırım kararını onayladı ve uygulamaya koydu. Türkiye S-400'leri aktifleştirirse yaptırımların dozunun giderek artacağını vurguluyorlar. Aslında niyet ve maksatlarını kamufle etmek için S-400 bahane. ABD diyor ki; NATO üyesi bir ülke NATO dışından bir ülkeden silah alırsa bu tüm dünyaya örnek olur ve ABD'nin çıkarlarına aykırıdır. İyi de muhterem, senden istedik vermedin biz ihtiyacımızı kimden alacağız? Türkiye egemen bir ülkedir ve kim hesabına gelirse ondan ihtiyacını alır, bunun için de kimseden icazet almaz.

KONSEPT DEĞİŞTİ

Türkiye-ABD ilişkileri düne kadar ikili ilişkiler üzerinden yürüyordu. Ancak görünen o ki Biden döneminde "kurumlar üzerinden" yürüyecek. Bu kurumların başında da NATO geliyor. Batı şimdi konsepti değiştirdi. Planladıklarını NATO üzerinden yürütecekler. Genel Sekreter Soltenberg "NATO artık siyasi, ekonomik ve teknolojik bir örgüt olarak küresel bir güç olacaktır." dedi. Hâlbuki düne kadar sadece askerî bir güçtü. S-400'leri almamız konusunda ABD Senatosu 2018'de şu kararlara varmıştı; CAATSA başlatılmalı, Türkiye F-35 projesinden çıkarılmalı, Türkiye'nin gelecekte ABD'nin düşmanları ile ileri teknoloji çalışmalarına engel olunmalı, NATO içinde Türkiye'nin gelecekteki projeksiyonları azaltılmalı. Görüldüğü gibi Türkiye, Batı tarafından adeta bir yöne savruluyor. Türkiye'nin bu maddeler karşısında bir yol haritası olması lazımdır. Çünkü daha önce de yazdık, Türkiye son yıllarda yalnız kalan bir ülke konumunda. Batı'nın Türkiye üzerindeki asırlık talepleri artık herkesçe biliniyor. Şimdi bu talepleri hayata geçirmek için zemini hazırladıklarını ve taşları döşemeye başladıklarını değerlendiriyoruz. Bu zemin Doğu Akdeniz'dir. Döşenen taşların başında da Yunanistan gelmektedir. Yunanistan savaş kaybetmesine rağmen beş defa toprak kazanmış ülkedir. Bu durum onlarda alışkanlık halindedir. Yani arkasını bir yerlere dayayarak hak etmediklerini elde etmek. Yunanistan bugün Batı tarafından hızla silahlandırılmaktadır.

ABD, Türkiye'nin aldığı S-400'ler F-16 ve F-35'lerin iz haritalarını kaydederek kodlarını çözer endişesi ile bu kıyameti kopartırken aynı F-35'lerin Suriye'de S-400'ler ile birlikte olduğunu unutuyor. Ya da Yunanistan'a F-35 verirken Yunanistan'ın 2007'de envanterine aldığı S-300'lerin aynı imkân kabiliyete sahip olduğunu görmezden geliyor. Üstelik Yunanistan S-300'leri iki defa test etti ve İsrail ile olan tatbikatında da kullandı. Aynı zamanda Yunan adalarında 2 Tabur yani 6 Patriot füze Bataryası olmasına rağmen. Şimdi Fransa da Yunanistan'a 6'sı sıfır 12'si kullanılmış 18 adet Rafale saldırı uçağı, 4 adet de Fırkateyn satıyor. ABD de Yunanistan'daki uçakları revize ediyor. Yunanistan Akdeniz'deki Türk denizaltılarını tespit için 4 adet de helikopter alıyor. Bu durum Türkiye'nin manevra alanını daraltır. Ayrıca havadan havaya büyük üstünlük sağlayan Meteor füzeleri alıyor. Almanya'dan gelen Leopar A-6 tankları da mevcut. Bütün bunlar savunmadan çok taaruzi harekât silahlarıdır.

HAYRA ALAMET DEĞİL

Yunanistan silahlanma bütçesini beş kat arttırarak 2,5 milyar Euro'ya çıkardı. Atina'da sendikalar Maxima Sarayı önünde açız diye pankart açıp gösteriler yaparken Yunanistan neden bu kadar silahlanıyor? Cevap açıktır; Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin haklarını elinden almak Yunanistan'ın görünür hedefi ise de aslında Emperyal güç tarafından yüz yıllık emeller için yüz yıl evvelki gibi Türkiye'ye karşı bir mızrak olarak kullanılacaktır. Bir ülke bu kadar silahlandırılıyorsa bu pek hayra alamet değildir. Gelecekte bir tehdit algısı olarak değerlendirilmelidir. Kısacası Yunanistan'ın hedefi Türkiye'dir. Ama Yunanistan şunu da unutmamalıdır ki; Türklerin tarihte görülmemiş harp yetenek ve stratejileri de mevcuttur. Stratejinin üç temel kuralı vardır; Kuvvet-Zaman ve Mekân. Silah sistemi seçilirken bu kurallar esas alınır. Savaşmadan kazanmak için Yunanistan'ın bu silah sistemlerinin bir karşıtlığının da Türkiye'de olması lazımdır. Harp silah sistemlerinde esas şudur; her silahın karşıt silahı o silahın eşidir. Eğer siz savaşta kazanmak istiyorsanız karşındaki silahın eşiti veya bir üstü sizde olmalıdır. O zaman caydırıcı olursunuz ve savaşmadan kazanabilirsiniz. Batı, sürekli Doğu Akdeniz'deki Türkiye'nin hamleleri üzerinden Türkiye'nin üstüne geliyor.

DENGE POLİTİKASI

 Her ne kadar çakallar kurdu yemeyi akıllarına koymuşlarsa da kurdu yemek o kadar kolay değildir. Türkiye, Batı'nın bu hamlelerini boşa çıkartmak ve Yunanistan ile GKRY'nin elindeki en büyük kozları alarak onları düşürmek için çok ivedi İsrail ve Mısır ile Münhasır Ekonomik Bölge ve Deniz Yetki Alanları Anlaşmasını imzalamalı, İsrail ve Mısır'ı kendi safına çekerek oyunu bozmalıdır. İsrail ile ilişki ABD'ye bariyer teşkil eder. ABD artık NATO çerçevesinde 2023 vizyonu ile Çin ve Rusya'ya karşı yeni bir yapılanma oluşturuyor. Avrupa ile İkinci Dünya Savaşı sonrası gibi yeni bir ortaklığa gidiyor. Yenidünya düzeninde ülkeleri söz sahibi yapacak olan en önemli kıstas ortaklıklar/ittifaklar oluşturabilmektir. Yenidünya düzeninin "kuvvet çarpanı" budur. Bu yeteneğe sahip olan ülkeler yenidünya düzeninde söz sahibi olacaklar diğerleri ise tribünde seyirci. Türkiye, Soğuk Savaş döneminde NATO'nun kenar kuşak ülkesi idi. Türkiye siyasi coğrafyası nedeniyle dünya jeopolitiğini, enerji alanlarını ve İsrail'in güvenliğini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle ABD, hangi yöntemle olursa olsun Türkiye'yi kontrolünde tutmak istiyor. Aksi halde Çin ve Rusya'nın kalpgahtaki etkisini önleyemez. Türkiye bu durumdan zarar görmek istemiyorsa tüm hamleleri sıfır hata ile yapmalı ve denge politikalarından vazgeçmemelidir.

Bu yazı toplam 851 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar