1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Cumhurbaşkanı Erdoğan: Boğaz yasasının yeniden ele alınması lazım
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Boğaz yasasının yeniden ele alınması lazım

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Boğaz yasasının yeniden ele alınması lazım

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakıyorsun ki o güzelim Boğaz'da aman ya Rabbim, 5, 6, 7 kat binalar. Şimdi bununla ilgili çok ciddi bir Boğaz yasasının yeniden ele alınması, çıkartılması lazım." dedi.

A+A-

Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca düzenlenen "Şehircilik Şurası"nın açılışına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şehircilikte Yeni Vizyon" temasıyla düzenlenen şuranın ülke, millet ve özellikle de şehirler için hayırlara vesile olmasını diledi. Erdoğan, açılış programının ardından yaklaşık 3 ay boyunca 4 komisyon halinde çalışmalarını yürütecek olan şuraya katkı verecek herkese şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, güzellik ve estetik arayışının da insanın özünde var olan hasletlerden olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Medeniyet kavramının, insanların bir arada yaşadıkları şehirleri ve o şehirleri anlamlı kılan yapıları da ifade eden geniş bir anlam dünyası vardır. Gerçekten de insan, doğanın çehresini değiştirebilecek müdahaleler yapma bilgisine ve iradesine sahip alemdeki tek varlıktır. Şayet bu müdahale güzele, iyiye, hayırlıya ulaşma yönünde olursa insan, Allah'ın yeryüzündeki halifeliği vasfına uygun davranmış olur. Aksi yönde hareket ederse bu, Allah ile haşa yarışma yolunu açar ki, o yolun sonu hem insanın hüsranıdır hem de dünyanın mahfıdır." 

'Boğaz yasasının yeniden ele alınması lazım'

İstanbul Boğazı'nın halinin de ortada olduğunu kaydeden Erdoğan, "Aramızda bunca mimar arkadaşlarım var, hepsi bilirler, Boğaz'ı felç ettiler, İstanbul felç. Neden? İşte bu yüzden." dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bakıyorsun ki o güzelim Boğaz'da aman ya Rabbim, 5, 6, 7 kat binalar. Nerede bunlar? Ön görünümde. Niye? Kararlı bir duruş sergilenmediği için bunlar oluyor. Şimdi bununla ilgili çok ciddi bir Boğaz yasasının yeniden ele alınması, çıkartılması lazım. Bunun için Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın kararlı bir adım atması gerekiyor, Hükümetimizin kararlı bir adım atması gerekiyor. Bunu sıfırlayalım demiyorum. İnşaatların Boğaz'da yapılmasından da yanayım. Bu çirkin yapılaşmaların yıkılıp, onların yerine inşaat yapılsın, yapılsın ama dediğim gibi bunun bir anayasası olsun adeta. Bu anayasasını kurduğumuz zaman bu mesele biter. Bu adımı da atmamız lazım ki Boğaz'ın o doğal güzelliğine biz aldığımız bu kararla, çıkardığımız bu yasalarla inşallah bir farklılık getirelim. Ülke genelinde çevre düzeni planlarının tamamlanması ve büyük projelerin planlarının onay süreçlerinin hızlanması da son dönemde katedilen mesafeler arasındadır ve bu konuda da Hükümetimizin çok ciddi bir karar alması gerekir."

'Betonlaşma yaylaları ve kıyıları da işgal etmeye başladı'

Erdoğan,  şu değerlendirmelerde bulundu:

"Maalesef yine 1940'lardan itibaren çarpık yapılaşmanın, diğer adıyla gecekondulaşmanın yanında aynı kötü, kişiliksiz, çirkin projenin yüzlerce, binlerce uygulaması olan apartmanlar, siteler ortaya çıkmıştır. İmkanların kısıtlı olduğu, insanların sadece başlarını sokabilecek bir ev haliyle yöneldiği bu yapılaşma tarzı artık son bulmalıdır ve bu Şurada bunun üzerinde ısrarla durulması gerekir diye düşünüyorum. Ben dikey mimariden yana değilim. Ben yatay mimariden yanayım, insan toprağa yakın yaşamalıdır. Bugünün Türkiyesi böyle bir çirkinliği, böyle bir nobranlığı asla hak etmiyor. Dikey mimarinin altında yatan gerçek nedir? Az topraktan çok para kazanmak. Yapılan iş budur. TOKİ binaları başta olmak üzere artık ülkemizde tarihimize, kültürümüze, bölgelerimizin karakteristik yapılarına ve hayat tarzına uygun binalar inşa etme dönemi gelmiştir ve geçiyor."

Beton, demir, tuğla yığınlarından oluşan yapıların sadece şehirleri değil, yaylaları ve kıyıları da işgal etmeye başladığını vurgulayan Erdoğan, "Karadeniz'in o güzel yaylalarında, Ege'nin Akdeniz'in kimi kıyı bölgelerinde gördüğüm çirkinliklerden çok derin üzüntü duyuyorum. Bu facialara bakanlık, belediyeler, ilgili ve yetkili tüm birimler olarak işbirliği halinde izin vermemeliyiz. Hep birlikte buna karşı bence set oluşturmalıyız. Öte yandan şehirlerimiz, kentsel dönüşüm projeleriyle gecekondu tarzı yapıların istilalarından kurtarılırken şahsiyetsiz mimari ekollerin pençesine de itilmemelidir." dedi.

 'FETÖ'nün Doğu Afrika'daki tahribatlarını gidereceğiz'

Doğu Afrika ziyaretine değinen Erdoğan, şehircilik konusunda çok kötü durumda olduğunu görünce Madagaskar Cumhurbaşkanı Hery Rajaonarimampianina'na düşüncelerini ve tekliflerini detaylı bir şekilde aktardığını ifade ederek sadece TOKİ aracılığıyla 14 yılda 765 bin konut üretmiş bir ülke olarak yardıma hazır olduklarını tekrarladığını söyledi. Muhataplarına, 'Gelin birlikte kazanalım.' çağrısı yaptıklarını dile getiren Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Sizi sömürelim diyerek sömürgecilik yapmıyoruz çünkü bizim tarihimizde bu yok. Afrika, Güney Amerika, Orta Asya, Ortadoğu, Güney Asya ile tüm dünya ile ilişkilerimizi bu anlayış temelinde kurmanın, geliştirmenin çabası içerisindeyiz. Maalesef bizler o coğrafyaları ihmal ettiğimiz için oralara ya maceracılar ya da FETÖ ihanet örgütünün mensupları gitmiş, ilişkiler kurmuş, köşeleri tutmuştur. Halbuki her biri medeniyet tasavvurumuzun önemli birer parçası olan bu coğrafyalara ilk önce bizler gitmeliydik. İlk temelleri bizler atmalıydık, köprüleri bizler kurmalıydık. Geç kalmış olabiliriz ama hiçbir şey bitmiş değil. Bu coğrafyalarda kazanılacak çok gönül, tesis edilecek çok münasebet, yapılacak çok iş, edilecek çok hizmet var.

Önümüzdeki dönemde bir yandan FETÖ'nün oradaki tahribatlarını giderecek hem de yeni ve çok sağlam temellerle adımlarımızı hep birlikte atacağız. 'Biz bu kadarı bilmiyorduk.' diyorlar, belgeleri, her şeyi önlerine koyunca 'Gereğini yapacağız' demeye başladılar"

 'Bodrumu zemine dönüştüren anlayış ihanet içerisindedir'

Erdoğan, müteahhitlerin kot olayında acımasız bir şekilde yolsuzluk yaptıklarını, "kotu denizden verme" diye bir anlayışın getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Milli bir arazi, beyefendi nereden inşaatı alıyor? En yüksek noktadan alıyor. En yüksek noktadan 9,50'yi aldığında, denizden buna baktığında ortaya ne çıkar? İki, üç kat yerine bakıyorsunuz beş, altı kat bina çıkıyor. Bu işi bir defa kökünden kazımamız lazım. Her taraftan bakıldığında ortaya bir güzellik çıkması lazım. Bodrum diyorsun, adam bodrum yapmıyor zemin yapıyor ve bu konularda belediyelerimizin hassas davranması lazım. Bodrum, güneşi görmeyen yerdir, toprağın altındadır, kalkıp etrafını açmak suretiyle bodrumu zemine dönüştüren anlayış da bana göre ihanet içerisindedir. Ona da belediyelerimizin müsaade etmemesi gerekir. 'Ne yapalım? Şuradan, buradan kazanmak istiyorum.' Geç o işleri, 'Kazanmak istiyorum' derken şehre ihanet ediyorsun. İnsanın şehirler üzerinde hakkı olduğu gibi şehrin de insanlar üzerinde hakkı vardır, bunu unutmayalım. Eğer medeni olacaksak böyle medeni olacağız. Aksi takdirde olamayız." 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.