1. YAZARLAR

  2. Harun A. Altuntaş

  3. Cemaat ve tarikatlar denetlenmeli mi?
Harun A. Altuntaş

Harun A. Altuntaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Cemaat ve tarikatlar denetlenmeli mi?

A+A-

Eski AKP milletvekili, Star gazetesi yazarı Resul Tosun, "Cemaatler ve tarikatlar denetlenmeli!" başlıklı yazısının ikincisinde, "Tarikatlar ve cemaatler yasaklanınca kaybolmadılar.

Yer altına indiler (bu yüzden) dini cemaat ve tarikatları denetleyecek anayasal bir kuruluşa ihtiyaç var" diye yazdı.

AKP'nin ilk kuruluş yıllarında çıkardığı haftalık Yörünge dergisiyle, Fazilet Partisi'nden kopan  "yenilikçi" hareketin AKP'de saf tutmasında önemli rol oynayan, eski AKP Tokat Milletvekili, Resul Tosun, "Önce bu tarikat ve cemaatler üzerindeki kanuni yasak kaldırılmalı ve birer sivil toplum örgütü oldukları resmen kabul edilmelidir. / Gizli yapılanmalara izin verilmemelidir" dedikten sonra şöyle devam etti:

"Sonra da bunları kontrol edecek bir dini otorite olarak siyaset üstü bağımsız yetkin ilahiyatçılardan bir anayasal kurul oluşturulmalıdır.

Bu kurul cemaat liderliği tarikat şeyhliği ve idaresi gibi konularda denetim yapmalı, îtikâdî konulardaki sapmaları ikaz etmelidir.

Bunları okuyan kimilerinin laik ülkede böyle kurul olmaz dediklerini duyar gibiyim.

Doğrudur ama Diyanet İşleri Başkanı'nı siyasi idarenin atadığı ve din işlerinin devlet kontrolünde olduğu bir ülke laik midir!

Laiklik maalesef dindarları sindirmek için bir silah olarak kullanılmıştır.

Müslüman toplumun anayasası toplumun ihtiyaçlarını karşılamalıdır.

Aslında yeni bir anayasaya ihtiyacımız var. Lakin Meclis'te mutabakat sağlanamadığı için yeniden yazılamadı.

Hiç değilse, darbecilerin dayattığı anayasanın önsözü yeniden yazılmalı, 174. Madde gözden geçirilmeli, 2. madde ıslah edilmeli ve dini cemaatleri kontrol edecek bir kurula anayasal statü kazandırılmalıdır!"

Evet Resul Tosun'un değiştirilmesini istediği ve tartışmaya açtığı Anayasa'nın önsözünde bakın neler var:

"Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O'nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda; Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedi varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde; Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı; Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu; (Değişik: 3/10/2001-4709/1 md.) Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı; Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu; Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve "Yurtta sulh, cihanda sulh" arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu; fikir, inanç ve kararıyla anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere, Türk Milleti tarafından, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur."

Resul Tosun'un değiştirilmesini istediği Anayasa'nın "İnkılâp kanunlarının korunması"na dair olan 174. maddesinde de bakın neler var: Türk harfleri, resmi nikâh, şapka, kıyafet, eğitim... gibi konuların korunması. Ne dersiniz, bunları koruyalım mı, kaldıralım mı? Gelin onun cevabını da bir dahaki yazımızda Mustafa Kemal Atatürk'e bırakalım.

Bu yazı toplam 345 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar