1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. CAATSA yaptırımları ve muhtemel etkileri
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

CAATSA yaptırımları ve muhtemel etkileri

A+A-

ABD'nin Türkiye'ye karşı uygulamaya koyduğu CAATSA yaptırımları Kongreden geçti ve uygulamaya başlandı. Öncelikle CAATSA yaptırımları nedir bakalım. CAATSA yaptırımları ABD Hasımlarına Yaptırım Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA)'nın kapsamında olan ekonomik yaptırımları içermektedir. ABD söz konusu yaptırımları uygulamaya koymadan önce Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasasını (NDAA) yı Kongreden geçirdi. NDAA yasalaştıktan sonra 30 gün içinde Türkiye'den S-400 alımına müdahil olanlara CAATSA yaptırımlarının uygulanması talep edildi. Geçtiğimiz Pazartesi günü itibarıyla da uygulamaya konuldu.

ABD'nin yaptırım uygulamasının gerekçesi Türkiye'nin geçen yıl Rusya'dan aldığı S-400 Hava Savunma Füze Sistemleri idi. ABD'nin savına göre NATO üyesi olan Türkiye NATO üyesi olmayan Rusya'dan silah sistemi alamazdı. ABD Hazine Bakanlığı, S-400 alımı ile doğrudan iniltili gördüğü Savunma Sanayi Başkanlığı (SSB), kurumun başkanı ve yönetimine yaptırım kararı aldı. SSB Başkanı İsmail Demir, SSB Başkan Yardımcısı Faruk Yiğit, SSB Deniz Şube Müdürü: Mustafa Deniz Alper, SSB Hava Savunma ve Uzay Daire Başkanı Serhat Gençoğlu'nun mal varlıkları donduruldu ve vize yasağı getirildi. Savunma Sanayi Başkanlığı'nın ABD ve uluslararası mali kuruluşlarından borç alması da yasaklandı. ABD Dışişleri Bakanı Pompeo konuyla ilgili yaptığı açıklamada Türkiye'ye açıkça en üst seviyede S-400'leri satın almanın ABD'nin askerî teknolojisi ve personelini riske attığını ilettiklerini söyledi. Türkiye'nin S-400 problemini derhal ABD ile koordineli bir biçimde çözmesi gerektiği uyarısında bulunan Pompeo, Türkiye'nin ABD için çok değerli bir müttefik çok önemli bölgesel bir güvenlik partneri olduğunu söylerken ABD'nin savunma sektöründeki iş birliğinin devam etmesini istediğini söyledi. Pompeo, ABD yaptırımlarının bütün ABD ihracat ürünlerine lisansın ve Türkiye'nin Savunma Sanayii Başkanlığı'na (SSB) yetkisinin yasaklanmasının da dâhil olduğunu söyledi.

DAM AÇIK MI KALSIN?

Şimdi gelelim işin aslı astarına. Birincisi yukarıda adı geçen görevlilerin ABD'de bir servetleri olabileceğini sanmayız. Varsa da zaten yapacak bir şey yok. Vize yasağı ise ABD'ye gitmezler olur biter. Savunma Sanayii Başkanlığı adı altında borç da almazlar. Peki, bu yaptırım "tavrı" ABD'ye neye mal olur? Bu sorunun cevabını yazmadan şunun altını çizelim. Türkiye bir NATO üyesidir ve NATO'nun en güçlü ikinci ordusuna, dünyanın ise en savaşçı ordusuna sahiptir. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir hava savunma sistemi ihtiyacı vardı. Doğal olarak bu ihtiyacını ABD'nin Patriot füze sistemi ile gidermek istedi. Çünkü Türkiye'nin damı açıktı, yağan yağmur içeri girecekti. Patriotlar ile damı yapmak istedik ancak ABD vermedi. Defalarca talep edildi, kardeşim bak parasını ödüyoruz ver bu sistemi bize dedik vermediler. E, dam açık mı kalsın? Türkiye de açık damı kapatmak için önce Çin ile sonra da Rusya ile görüştü. Rusya'nın S-400 sistemi en gelişmiş sistem olarak görüldüğü için satın alındı. Bunun karşılığında da 2,5 milyar $ ödendi. Bir ülkenin kendi hava sahasını korumaya almasından tabii ne olabilir? ABD bu durumda "vay efendim sen bunları alamazsın, sen NATO üyesisin, bizim silah sırlarımız Rusya'nın eline geçer" türünde komik gerekçeler ortaya koydu. E peki muhterem, Yunanistan da NATO üyesi, S-300leri aldı ve Girit adasına yerleştirdi, tatbikatlarda bile kullandı. O zaman Rusya'nın senin silah sırlarını ele geçireceği aklına gelmiyor da Türkiye alınca mı geliyor? Ha, denilebilir ki efendim S-300'leri GKRY aldı. GKRY de NATO üyesi değil. Ama dünya âlem biliyor ki parasını Yunanistan ödedi. Hadi bırak para ödemeyi S-300'leri Yunan yani NATO toprağı olan Girit adasına konuşlandırdılar. Burada mesele bizce bağcı dövmek. Pompeo bastırdı, Trump da giderayak yaptırımları uygulamaya koydu. Yaptırımların kaldırılması nasıl olur? ABD'de şartlar şu şekilde belirlenmiş; "Başkan yaptırım uyguladıktan sonra 1 yıl içinde Kongre'nin gerekli komitelerine Türkiye'nin veya yaptırım uygulanan kişilerin artık S-400'leri veya bunların yerine herhangi bir Rus sistemini uhdesinde bulundurmadığını, Türk topraklarında Rus hükümeti veya şirketleri adına herhangi bir Rusya vatandaşının S-400'leri çalıştırmadığını teyit ettikten sonra, Türkiye'den Türk Hükümetinin veya hükümet adına başka bir tarafın S-400 veya onun yerini alabilecek bir sistemi tekrar edinmek için CAATSA'nin 231.bölümünün kapsamına girecek herhangi bir faaliyete girmeyeceğine dair taahhüt aldıktan sonra yaptırımları kaldırabilir."

MAFYA ÜLKESİ ABD

 Şunu belirtelim, CAATSA yukarıda da açılımını verdiğimiz gibi ABD'nin hasımlarına yani düşmanlarına uyguladığı bir yaptırımdır. Demek ki ABD bu durumda bize olan düşmanlığını ilan etmiş oluyor. O zaman NATO'da büyük çatlak var demektir. İkinci nokta değerli kardeşim Emekli Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı'nın da vurguladığı üzere "bu yaptırımlar bir ambargo niteliğindedir." Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında da ABD bize ambargo uygulamıştı ama sonuç ne oldu; Türk Savunma Sanayi o ambargo sayesinde bugünkü güçlü konumuna ulaştı. Hani derler ya kötü ev sahibi kiracıyı mal sahibi yaparmış diye işte öyle bir şey. Öte yandan Türk Silahlı Kuvvetleri yakın gelecekte ciddi bir harekâta girse seferi yani bizim "kıta yükü mühimmat" dediğimiz stoklar çok uzun bir süre yetecek miktardadır. Malzeme ve teçhizat donanımı da öyle. Çünkü bunların planlamaları yıllar önce yapılır ve her koşula göre hazırlanır. Türk Ordusu ciddi bir kurmay planlaması geleneğine sahiptir. Ancak yaptırımlar nedeniyle S-400'lerden geri dönülürse o zaman "Türkiye sarı öküzü vermiş olur." Öte yandan ABD'ye sormak lazım "parasını ödediğimiz F-35 leri neden teslim etmiyorsunuz?" Hadi uçakları vermiyorsunuz bari paramızı iade edin. Yok, adamlar resmen paramızın üstüne de çöktüler. Mafyanın dünyada en etkin olduğu ülke ABD. Çökmek de bir Mafya alışkanlığı ne de olsa. Türkiye dik durdukça üzerine gelecekleridir ama bir kez eğildiğinde bunun sonu asla gelmez.

Bu yazı toplam 884 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar