1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Böyle olunca da kule savaşı kaçınıl
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Böyle olunca da kule savaşı kaçınıl

A+A-

Bir önceki "Kule Savaşları" başlıklı yazımda Ankara Ticaret Odası eski Başkanı ve CHP eski Milletvekili Sinan Aygün ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın karşı karşıya geldiği TOGO kuleleri konusunu sizlere anlatmıştım. Mahkemenin de imar planı değişikliğinin "kamu yararına aykırı olduğu" gerekçesiyle verdiği karar üzerine binaların mühürlenmesi noktasında Sinan Aygün ve Mansur Yavaş arasında polemiğin başladığını aktarmıştım. Ancak işin başka bir püf noktası varmış ki... Medyadan öğrendiğimiz üzere Ankara Ticaret Odası eski Başkanı ve eski Milletvekili Sinan Aygün'ün, Akgül Yap Sat İnşaat şirketindeki ortağı da FETÖ firarisi Ömer Akgül'müş. Tabii durum böyle olunca işler iyice karışıyor. Mansur Yavaş'ın Sinan Aygün için söylediği "Terör örgütüne finansman sağlamıştır" iddiası da buradan kaynaklanıyor. Taraflar karşılıklı olarak yargıya gidiyorlar. Yargının kararlarını hep beraber göreceğiz. Lakin Aygün - Yavaş muharebeleri Türkiye'deki bir gerçeği de görmemizi sağlıyor. Türkiye'de inşaat müteahhitleri bu emsal ve kod kavramlarından belediye ile anlaşarak büyük rant sağlıyorlar. 1000 metrekare arsada emsal 1 ise 1000 metrekare inşaat yapılırken yine 1000 metrekare arsaya emsali 2 yaptığında inşaat 2000  metrekare oluyor, 3 emsal olduğunda 3000 metrekare oluyor. Yani yukarı doğru kule gibi çık çıkabildiğin kadar. Bir de kod farkını lehine kullandın mı değme keyfine. Ülkede bir kule hastalığı çıktı gidiyor. 30-40-50-60 katlı kuleler. Mesela Beşiktaş Stadı'nın arkasında bir kara kule var. Tam da Açıkhava'nın olduğu yerde. Adeta İstanbul Boğazı'nın mezar taşı gibi duruyor. Tabii bir de bunların depremdeki durumları ne olacak? Zemin zayıfsa binadakilerin çoğuna Allah rahmet eylesin. Efendim akıllı binaymış, depreme dayanıklıymış filan bizce hikâye. Biz Türkiye'de hiç kimsenin Japonya'da kullanılan teknoloji ile bina yaptığına inanmıyoruz. İzmir'de de aynı sorunlar var. Şimdi Bayraklı - Manavkuyu diye bir yer var. Burada alabildiğine kule yapıyorlar. Millet de alıyor, hem de büyük paralar ödeyerek. Yahu biz bu milleti anlayamıyoruz; o bölge binlerce yıl içinde tamamen alüvyonlarla oluşmuş bir bölge. Toprak, yani zeminin çok zayıf olduğu hep konuşuluyor. Aynı durum Karşıyaka Mavişehir bölgesinde da var. Diyorlar ki; "Efendim işte ona göre hesaplanmış fora kazıkları çakılıyor, inşaatlar ileri teknoloji ile yapılıyor. O nedenle güvenli. Depremde de bir şey olmaz". İnşallah öyledir. Yıllar önce yaptığımız bir canlı yayında bu konunun bilim adamları çok farklı şeyler söylemişlerdi de. Ne diyelim, Allah korusun. Avrupa'nın hiçbir ülkesinde bu kule yapma hastalığı yok. Gittiğimiz hiçbir şehirde, ne Roma'da, ne Viyana da, ne Madrid'de, ne Paris'te, ne Amsterdam'da ne bilmem nerede böyle kuleler görmedik. Binalar genellikle 3-4 katlı, en yükseği 5 kat. Yani dikey değil yatay mimari. Sağlıklı olan da budur bizce. Adamların bizim kadar aklı yok mu da kuleleri dikmiyorlar? Sayın Cumhurbaşkanı'mız da bir konuşmasında yatay mimarinin tercih edilmesi gerektiğinin altını çizmişti. Ama bizim müteahhitler bir türlü kule dikme hastalığından vazgeçmediler. E, çorba büyük tabii. Hâl böyle olunca da kule savaşları kaçınılmaz oluyor.

YENİ SENENİZ KUTLU OLSUN

      Bu gün yılbaşı. 2019 yılını acısıyla tatlısıyla, sevinciyle kederiyle geride bırakıyoruz. Aslında gündemin çok önemli konuları var. En başta da Libya'ya asker göndermemiz ve yerli milli otomobilimiz geliyor. Bu hafta iki konuyu da yazacağız. Ama bu gün 2019'un son günü ve yarın yeni bir yılın ilk sabahına uyanacağız. Bu gün sevdiklerinizle birlikte olun. Onlarla güzel zaman geçirin. Sıcacık bir evde insanın sevdikleri ile birlikte olmasından daha güzel ne olabilir ki? Yeni seneye onların sevinçlerini, mutluluklarını paylaşarak girin. Gülümseyerek girin ki, yeni yılda da yüzünüz hep gülsün. Zira hayat dediğimiz şey gerçekten çok kısa. Göz açıp kapayana kadar yıllar geçip gidiyor. Bir de bakmışsınız son çeyrektesiniz. Yaşadığımız her anın kıymetini bilmeli ve o anı yaşadığımız için Allaha şükretmeliyiz. Neyse sözü fazla uzatmayalım, akşam için herkesin yapacağı alışveriş filan var. Biz tüm okurlarımızın ve tüm milletimizin yeni senesini en içten duygularla kutluyor, sevdikleri ile birlikte sağlıklı, bereketli, huzurlu ve mutlu bir yıl diliyoruz. 2020 yılında ülkemizin de bolluk, bereket, huzur ve mutluluk içinde olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz. İyi seneler Türkiyem.

Bu yazı toplam 466 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar