1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Bir kısım insanımız hâlâ tehlikenin farkında değil!
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir kısım insanımız hâlâ tehlikenin farkında değil!

A+A-

Koronavirüs (KOVIT- 19) belası ne yazık ki ülkemize de bulaştı. Tüm dünyada yayılan ve Dünya Sağlık Örgütü'nün "pandemi" yani "küresel salgın" ilan etmesine kadar varan bu felaketin ülkemize de uğramaması hayatın olağan akışına tersti. Dünyaya entegre bir ülke olarak dünyanın birçok ülkesinde olan ya da birçok ülkesine gidip gelen pek çok vatandaşımız vardı. Tabii bir de yurt dışından ülkemize gelen binlerce turisti de düşündüğümüzde korona virüsün ülkemizde de çıkması şaşırtıcı değildir. Önemli olan bu büyük beladan en az hasarla nasıl sıyrılacağımızdır. Bunun için Devletimizin özellikle de Sağlık Bakanlığımızın "korona virüsü krizini" başından beri büyük bir özveri ve samimiyetle yürüttüğüne tanık olduk.

Düzenli bilgilendirildik

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca sorumluluğunun bilincinde bir hekim olarak kamuoyunu hemen her akşam bilgilendirdi. İşin başında kurulan ve başta Enfeksiyon Hastalıkları uzmanlarımız olmak üzere alanında hepsi birer uzman olan hekimlerimizden oluşan "Bilim Kurulu"nun üyelerinin birçok TV yayınında kamuoyunu hastalık ve korunması yollarında bilgilendirmesi toplum sağlığı açısından çok önemlidir. Bu büyük salgında başta hekimlerimiz olmak üzere tüm eczacılarımızın, diş tabiplerimizin, hemşirelerimizin, hastabakıcılarımızın, ambulans şoförlerimizin, laborantlarımızın velhasıl tüm sağlık çalışanlarımızın insanüstü gayretleri hepimizi duygulandırmaktadır. Onlara şükran borçluyuz. Bütün bunların hepsi çok güzel de lakin özellikle vatandaşlarımızın sorumsuz davranmalarından ötürü hâlâ çok ciddi sorunlarımız var.  Bu yazı yazılırken haber bültenleri İçişleri Bakanlığı'nın 65 yaş üzeri vatandaşlar ile kronik rahatsızlık sahibi olan vatandaşlara sokağa çıkma yasağı getirdi. Bu çok doğru bir karardır. Ancak yeterli midir, işte orada kuşkularımız var. 65 yaş üzeri vatandaşların çok gezdiği, özellikle de ücretsiz seyahat kartı sahibi olmaları nedeniyle bunu kullanarak seyahat ettikleri söylemi kamuoyunda bir algı oluşturdu. Siyasi otorite de bu yasağı getirdi. Yasak kesinlikle bu insanlarımızın sağlığını korumak amacına yöneliktir ve altını çizerek tekrar belirtiyoruz doğru bir karardır. 65 yaş ve üzeri olup da evinde tek başına yaşayan, yakınında akrabaları olmayan bu insanlarımızın günlük ihtiyaçlarının Valiliklerce oluşturulacak " Yaşlılara vefa gruplarınca" karşılanması da sosyal birlikteliğin perçinlenmesi açısından önemlidir.

Tehlikenin farkında değil misiniz?

65 yaş altı gruptaki pek çok insanımızın da hâlâ ölümcül koronavirüsü tehlikesinin farkında olmadığını gözlemliyoruz. Bizce esas sorun da buradadır. Hemen birkaç örnekle anlatalım. Yıllardır gittiğimiz bir "market manav" var. Bu gidişimizde gördük, çok güzel bir uygulama ile kapının girişine tek kullanımlık eldivenler koymuşlar. Girerken alıyorsunuz ve alacağınız sebzeleri, meyveleri seçerken eldivenli eliniz sayesinde diğer meyve ve sebzeleri elleseniz de çıplak elinizle temas etmemiş oluyorsunuz. Baktık müşterilerin önemli bölümü eldiven takmış ama bir kısım bireyler de gayet rahat tüm sebze ve meyveleri çıplak elle seçiyorlar. Onu bırakıp bunu alıyorlar her birini elliyorlar. Bu durum "koronavirus" tehdidi için çok ciddi bir zafiyet oluşturuyor. Marketin sahibini de yakından tanıdığımız için onun bilgisi dâhilinde sorumlu bir vatandaş olarak müdahale etmek gereğini duyduk. Yüksekçe bir sesle "Elinde eldiven olmayan herkes elindekileri bırakıp marketin dışına çıksın ve eldiven takıp öyle içeri girsin. Lütfen." dedik. Sanırız ses tonlamamızdaki etkinlik nedeniyle insanlar önce bir şaşırdılar sonra hiç itirazsız dışarı çıktılar ve eldiven takıp içeri girdiler. Burada vurgulamak istediğimiz şu; insanların önemli bir kısmı şu süreçte çok bilinçsizce hareket edebiliyor ve ancak uyarılınca doğruyu yapıyor. Buradan anlaşılan o ki hâlâ birçok vatandaşımız tehlikenin farkında değil. Yaptığı yanlışların iki- üç adım sonrasını idrak edemiyor ve kimlere ne kadar büyük zararlar vereceğini düşünemiyor. Yine bir markette kasanın önünde yığılma olmasın, insanlar arası sosyal mesafe korunsun diye yer zeminine üzerinde "Sağlığınız için bu bantlardan öte birbirinize yanaşmayın." uyarısı yazan bant çizgiler yapıştırılmış ama insanlar yine sırt sırta, yan yana. E, be kardeşim daha ne yapsınlar sen anlayasın diye? O zaman yapılacak iş bu insanların beynine "koronavirus" belasının ne kadar tehlikeli bir salgın olduğunu ve ayrım yapmaksızın herkese bulaşabileceğini kazımak gerektiğidir. Toplumda şöyle bir algı da yerleşmiş görünüyor; 20-30-40'lı yaşlardaki insanlar "ben gencim, bu hastalık gençleri etkilemiyor, öyleyse bana bir şey olmaz." gibi çok ama çok yanlış bir algı bu. Kesinlikle herkesi etkiliyor, hasta edebiliyor. Bu yaş grubundaki insanların da hastaneye yatmasına ve tedavi edilmesine gerek olabilir. Koronavirüsle mücadele eden vücudumuzun "immun sistemi" yani bağışıklık sitemi gençlerde yaşlı bireylere göre daha genç ve güçlü olduğundan bu sistem hastalığı yenebiliyor ve o nedenle ölüm oranları yaşlılara göre daha az oluyor. Yoksa gençler bu hastalığa yakalanmaz diye bir şey yok, herkes yakalanabilir ve tedaviye ihtiyaç duyabilir.

Yaş kategorisi yok

Öte yandan genç yaşta olup da organ nakli, kanser, diyabet vb. gibi çok ciddi rahatsızlıkları olanlar hiçbir rahatsızlığı olmayan 65 yaş üstü bireye göre çok daha büyük risk altındadırlar. İspanya'da ilk hasta olanlardan birinin maraton koşucusu genç bir sporcu olduğunu unutmamak lazım. 1 ay hastanede yattıktan sonra iyileşerek taburcu oluyor. Yani koronavirüsün uğraması için bir yaş kategorisi yok. Bilim adamları hekimler bu hastalığı atlatmış olsa bile insanların akciğerlerinde önemli sekeller bırakabileceğini ifade ediyorlar. Zaten normal gripte bile aşı olmanın en önemli sebeplerinden birinin gribi daha hafif geçirmek ve ağır geçen bir gribin vücudumuzda iç organlarda hasar bırakmasına mani olmak olduğunu hekimler ve eczacılar ısrarla söylüyorlar. Netice itibariyle devletimiz iletişim hocalarını mı devreye sokar, rol modelleri mi ekrana çıkartır bilemeyiz ama ne yapıp edip vatandaşların beynine bu işin çok ciddi olduğunu ve kurallara kesinlikle uyulması gerektiğini çakmalıdır. Ya da herkesi izole edecek biçimde tüm ülkede sokağa çıkma yasağı koymak. Başka yolu yok. 

Bu yazı toplam 245 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar