1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. Bir düzeltme ve güvenli bölgede son durum
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir düzeltme ve güvenli bölgede son durum

A+A-

Geçen yazımız "Fırat'ın Doğusuna Girmek" başlığını taşıyordu. Sağolsunlar okurlarımız ilgi gösterip yazılarımızı okuyorlar. Lakin okurlarımızın bir kısmından gelen postalardan yazımızın yanlış anlaşılan ya da bizim tam ifade edemediğimiz bölümleri olduğunu anladık. Kabahat bizim, meramımızı tam ifade edememişiz. 20 yıldan fazladır köşe yazarız, demek ki biz de bazen anlatmak istediğimizi tam ifade edemiyormuşuz.  Bu yazımızda o konu ile ilgili bazı düzeltme ve açıklamalar yapmak ihtiyacını duyduk. Öncelikle şu tespiti yapalım; bizim Suriye'nin kuzeyi ile ilgili yazdığımız tüm yazılarımızda anlatmaya çalıştığımız ABD'nin PKK/PYD terör örgütünden bir ordu oluşturmaya çalıştığı, Türkiye'ye karşı ikiyüzlü politikalar izleyerek Türkiye'yi sürekli tuzağa düşürmeye çalıştığı, bizim de uyanık davranarak bu tuzaklara düşmememiz üzerinedir. Başka da hiçbir amacımız yoktur. İyi tanıdığımız ABD, hedefindeki ülkeleri şeytanın bile aklına gelmeyecek senaryolarla tuzağa düşürmekte mahirdir. Yalnız ABD'mi, hayır tüm emperyal ülkelerin mayasında bu vardır. Yani uygun dünya koşulları oluştuğunda aynı davranışları İngiltere'den, Rusya'dan, Fransa'dan hatta Almanya'dan bile görmek mümkündür. Geçen yazımızda ABD Savunma Bakanı Esper'in sözlerini anımsatarak, ABD'nin bir taraftan Türkiye'nin Suriye'ye operasyon yapmasını önlemeye çalıştığını ifade ederken, diğer taraftan da PKK/PYD'ye sizi koruyamayız mesajını vermesinin ikiyüzlü bir politika örneği olduğunu ve bunun aynı zamanda Türkiye'ye karşı da kurulmuş bir tuzak olduğunu ifade etmiştik. Tavşana kaç, tazıya tut misali. Türkiye'nin PKK/PYD'ye karşı bir harek‰ta girmesi halinde TSK'nin PKK/PYD terör unsurlarını Suriye'nin kuzeyinde 30- 40 kilometre içinde imha etmesi gerektiğini, bu unsurların Suriye'nin daha fazla güneyine inmeden yani derinliğe çekilmeden harek‰tı tamamlaması gerektiğini anlatmaya çalışmıştık. Çünkü TSK'nin harek‰tı daha fazla derinliğe taşıması halinde tuzakçı ABD'nin elindeki muazzam medya olanaklarını da kullanarak dünya kamuoyunda Türkiye'ye işgalci yaftası yapıştırmaya çalışacağını, hazırda bekleyen diğer emperyal güçleri de kuyruğuna takarak işi Irak- Kuveyt meselesine çevirmeye çalışacağını ifade etmek istemiştik. Lakin tabii ki ne Türkiye Irak'a benzer, ne Türk Milleti Irak halkına benzer, ne Türk Ordusu Irak Ordusuna benzer, ne de Sayın Cumhurbaşkanı'mız Erdoğan diktatör Saddam'a benzer. (Biz geçen yazımızda da illa böyle olur dememiştik, ama ABD'de senaryo çok, hani bu tür bir senaryoyu da atlamayalım demiştik.  Çünkü harek‰t planlamalarında hasmın tüm yapabilirlikleri en zayıf ihtimal de olsa dikkate alınır. Unutulmasın ki; 15 Temmuz hain darbe girişiminde de tutuklanan vatan haini FETÖ'cüler için "bütün muhataplarımız tutuklandılar" diyenler de ABD'li yetkililerdi. ) Hiç kuşkusuz başta Sayın Cumhurbaşkanı'mız olmak üzere devletin tüm tepe yöneticileri ve Türk Ordusu'nun komuta kademesi bütün bu ihtimalleri hesaplıyorlardır. Güvenli bölge meselesinde niyet esastır. ABD'nin niyeti nedir? Türkiye'nin niyeti nedir? Eğer güvenli koridor ABD'nin teröristleri koruması maksadıyla kuruluyorsa bu durum müttefiklik ruhuna aykırıdır.

Bu yazı toplam 94 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar