Bugünkü Yazarlar Tüm Yazarlar
Rüzgar Hasan Kalkan

Rüzgar Hasan Kalkan

DİJİTAL İMGELER

Bir arınma biçimi olarak korku filmleri

Sinemamızda son zamanlarda artan korku filmlerinin çok fazla olmasının birkaç nedeni var. Birincisi, korku bir temel duygudur ve birçok insan onu eğlenceli bulur. Korku filmleri, izleyicileri korkutarak ve heyecanlandırarak, onları bir tür adrenalin patlaması yaşamaya teşvik eder. İkincisi, korku filmleri, izleyicilere kendi korkularıyla yüzleşme fırsatı sunar. Korku filmlerinde, izleyiciler kendi korkularını güvenli bir ortamda deneyimleyebilir ve bu da onların korkularıyla başa çıkmalarına yardımcı olabilir. Üçüncüsü, korku filmleri, izleyicilere bir tür kaçış sunar. Korku filmlerinde, izleyiciler gerçek dünyadan uzaklaşabilir ve kendilerini başka bir dünyaya taşıyabilirler. Giovanni Scognamillo’ya göre insanın hayatta kalmasını sağlayan temel içgüdülerden biri de korkudur ve insanlar dehşete düşmekten ya da korkutucu şeyler izlemekten zevk duyarlar. Scognamillo, muhtemelen sirk oyunlarını izleyen, Orta Çağ’da idam edilmek üzere getirilen kişiyi izlemek için biriken, Fransız devrimi sırasında giyotinle uçuşan kafaları görmek için meydanlara toplanan kitleyle bugün televizyon ya da beyaz perde önünde toplanan kitle arasında fark olmadığını belirtir. Komedi ve gülmek nasıl insanlar için bir arınma işlevi görüyorsa korkmak da aynı amaca hizmet eder ve insanların başlarına hiç gelmeyecek ya da gelme ihtimali düşük olan olayların korkunç izlenceler şeklinde tüketilmesi bir tür katarsis işlevi görür.

Korku filmleri, ilk olarak 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Bu dönemde çekilen korku filmleri, genellikle kısa filmler ve sessiz filmlerdi. İlk sesli korku filmi ise 1927 yılında çekilen "The Cat and the Canary" filmidir. Korku filmleri, 1950'li yıllardan itibaren popülerlik kazanmaya başlamıştır. Bu dönemde çekilen korku filmleri, genellikle bilim kurgu ve fantastik unsurlar içeriyordu. 1970'li yıllarda ise korku filmleri, daha gerçekçi ve şiddet içerikli olmaya başlamıştır. Türk korku sineması ise 1970'li yıllardan itibaren gelişmeye başlamıştır. Türk korku sinemasının ilk filmleri, genellikle Batılı korku filmlerinin uyarlamalarıydı. Ancak, 1990'lı yıllardan itibaren Türk korku sineması, kendi özgün tarzını geliştirmeye başladı. Türk korku sinemasının özgün tarzı, genellikle İslami motiflere ve Türk folkloruna dayanmaktadır. Türk korku filmlerinde, genellikle cin, şeytan ve büyü gibi kavramlar işlenir. Türk korku filmleri, genellikle düşük bütçeli olarak çekilir, ancak bu durum, filmlerin kalitesini etkilemez.

Sinemamızın önemli yönetmenlerinden Hasan Karacadağ, Türk korku sinemasının gelişmesinde önemli bir rol oynadı. Filmleri, Türk korku sinemasını dünya çapında tanıttı ve Türk korku sinemasının uluslararası alanda saygın bir konum kazanmasına yardımcı oldu.

Karacadağ'ın filmleri, genellikle cin ve şeytan gibi doğaüstü unsurlar üzerine kuruludur. Bu filmler, genellikle gerilim ve korku duygularını uyandırarak, izleyicileri ekrana kilitlemeyi başarır. Yönetmen Karacadağ ise film içeriğini Kur’an’dan aldığını ve Dabbe’nin ilk Türk İslam korku filmi olduğunu iddia etmektedir. Dabbe’den sonra çekilen birçok korku filmi tema olarak cin-cinleri konu edinirken aynı zamanda yoğun İslami referanslar içermektedirler. 2000-2019 yılları arasında Türkiye’de korku/gerilim ve korku/komedi türünde 134 film çekilmiştir. Bu filmlerden 98’i teması cin, şeytan, büyü, doğaüstü güçler vb. kavramlar üzerine inşa edilirken, 45 filmin isminde cin kelimesi geçmekte ya da atıf yapılmaktadır.

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları