1. YAZARLAR

  2. Harun A. Altuntaş

  3. Bir Ağrı Dağı Efsanesi -2-
Harun A. Altuntaş

Harun A. Altuntaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir Ağrı Dağı Efsanesi -2-

A+A-

Konuya kaldığımız yerden devam ediyoruz...

Nuh Tufanı araştırmalarına konu olacak kazıyı anlatmaya devam edelim: British Museum ve Pennsylvania Üniversitesi tarafından ortaklaşa yürütülen kazı çalışmasına başkanlık eden Sir Leonard Woolley, "suyun getirdiği temiz çamur"u bulunca Bağdat ve Basra Körfezi arasındaki çölün ortalarında gerçekleştirdiği kazıya devam etti. İki buçuk metre kadar temiz kil tabakasından geçilerek derine dalındı ve sonra birdenbire işçiler, o devrin insanları tarafından yapılmış zımpara taşından aletler ve çanak çömlek parçalarına rastladılar. Çamur iyice temizlenince altında kalmış bir medeniyet ortaya çıktı. Bu durum, bölgede büyük bir su baskınının meydana geldiğini gösteriyordu. Ayrıca mikroskobik analiz, temiz kilden kalın bir katmanın, eski Sümer uygarlığını yok edecek kadar büyük bir tufan tarafından buraya yığılmış olduğunu gösteriyordu.

Bu araştırmalar sonunda kazıya başkanlık eden Woolley'in vardığı netice de dikkat çekici: "Tek bir zaman diliminde oluşmuş böylesine büyük bir kil kütlesi sadece çok büyük bir sel felaketinin sonucu olabilir. Bu ancak efsanevi Nuh Tufanı'nın kalıntıları olabilir."

Alman arkeolog Werner Keller de söz konusu kazının neticesini şöyle ifade ediyor: "Mezopotamya'da yapılan arkeolojik kazılarda balçıklı bir tabakanın altından şehir kalıntılarının çıkması burada bir sel olduğunu ispatlamış oldu."

Anlaşılacağı üzere; kutsal kitapların bildirdikleri ile bilim adamlarının tespitleri görüldüğü gibi birbirine tam tamına uyuyor.

Nuh Tufanı ile ilgili bu kadar bilgi verdikten sonra, biz gelelim bugünlere:

Yukarıdaki bilgiler ışığında MS 263 ile 339 yılları yaşamış Piskopos Caesarea'lı Eusebius'tan bu yana Nuh'un Gemisi'ni arama çalışmaları sürüyor. Nuh'un Gemisi'nin nerede olduğuna dair çok sayıda iddia bulunuyor.

Bu iddialardan en çok kabul göreni geminin Ağrı Dağı'na oturması.

Amerikalı araştırmacı Profesör Paul Esprante, geminin Ağrı Dağı'nda olduğuna dair çok sayıda kanıtın var olduğunu söylüyor. Ağrı Dağı iddiasını doğrulayacak yeni bir belgesel de yayınlandı. İlginç belgesele göre 1949 yılında ABD Hava Kuvvetleri pilotu gizli Sovyet görevi kapsamında Ağrı Dağı yakınlarında uçuş gerçekleştiriyordu. Soğuk Savaş döneminde Türkiye'nin Sovyetler Birliği ile bir sınırı olduğu malum. 4 bin 720 metrede uçuş gerçekleştiren ABD'li pilot, Ağrı Dağı'nda buz tabakasının üzerinde ilginç bir cisim fark eder. Bunu üstlerine rapor eder. CIA kayıtlarına bu keşif, Ağrı Dağı Anomalisi olarak kayda geçer. Fakat kayıtlar gizlendiği için 50 yıldan uzun süre Ağrı Dağı'nda ne görüldüğü büyük bir sır olarak kalır.

Richmond Üniversitesi'nde profesör olarak görev yapan Porcher Taylor, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde, görüntüleri ABD'li yetkililerden talep eder. Ortaya çıkan görüntülerde kar tabakasının üzerinde açık şekilde görülen bir cisim göze çarpmaktadır. Fakat bu durumu ABD savunma istihbarat örgütü DIA, 50 yıldan daha uzun süredir gizlenen görüntüler için aldatıcı bir ışık oyunu açıklaması yapmakla geçiştirir.

Fakat Porcher Taylor kararlıdır. DIA'nın aksine görüntülerde insan yapımı bir şeyin net olarak göze çarptığında ısrar eder. Porcher Taylor, bununla da kalmaz, hazırladığı belgeseli çalışmaları için kullanacağını açıklar. Böylece Amerikan gizli teşkilatları CIA ve DIA'nın 50 yıldır sakladığı sır afişe edilmiştir: Nuh'un gemisi Ağrı Dağı'nın zirvesine oturmuştur.

Bu yazı toplam 439 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar