1. YAZARLAR

  2. Sıla Topbaş

  3. Bir adım cennet öbürü cehennem
Sıla Topbaş

Sıla Topbaş

MUNSAP
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir adım cennet öbürü cehennem

A+A-

Kanarya Adaları adeta bir "turizm cenneti" gidip görenler anlata anlata bitiremiyor. Bu adalar topluluğu, Fas'ın batısında İspanya'ya bağlı, Atlas Okyanusu'nda yer alan takımadalardır. Kanarya Adaları yerel idare bakımından 2 Ağustos 1982'de yürürlüğe giren bir kanunla "Kanarya Adaları Özerk Topluluğu" olarak kabul edilmiştir Ancak bu özerk topluluk, idari bakımdan İspanya Krallığı'na bağlı.

Bu takımadaların alanı 7 bin 493 kilometrekaredir. Nüfusu da 2018 yılı rakamlarına göre 2 milyon 128 bin kişidir. Bu takımadaların başkentleri ise; Las Palmas de Gran Canaria, Santa Cruz de Tenerife şehirleri.

Bu küçücük "Özerk Topluluk" doğal güzellikleri nedeniyle, adayı tercih eden turistler tarafından adeta paraya boğulmaktadır. Mega kentlerin stresinden kaçanlar, huzur bulmak için soluğu cenneti andıran Kanarya Adaları'nda almaktadır.

Yarı kurak ve subtropikal etkisi altında kalan adalar, mevsimin vermiş olduğu etki ile çok çeşitli meyvelerin ada içerisinde oluşmasına olanak tanır. İklimin etkisi ile yıllık sıcaklık ortalaması 20 derecenin üzerinde yer alır. Yağış rejimi ise düzensizdir. Kışın da kuraklık etkisi görülür. Adalar her mevsimi bambaşka güzellikler ile ziyaretçilerine yansıtır. Her ayda sıcaklık ortalaması hemen hemen aynı seyretmekle birlikte, buralarda soğuklar pek yüzünü göstermez. Tertemiz doğası, engin masmavi denizi, harika iklimi ve palmiye ağaçları önündeki altın kumlu plajları ile Kanarya Adaları her mevsim turist kaynamaktadır.

Ancak son günlerde Kanarya Adaları'nı sadece turistler ziyaret etmemektedir. Kanarya Adaları'nda, son günlerde "düzensiz göçmen" akınına da uğramaktadır. Bu "düzensiz göçmen"lerin en büyük gayesi, yaşadıkları kötü yaşam koşullarından kurtularak, Avrupa ülkelerindeki ferah hayat şartlarına ulaşmaktır.

Bu göçmenler, genellikle Afrika'daki "Sahraaltı" ülkelerinden gelmektedir. "Sahraaltı" ülkeler; Afrika`nın Arap devletlerinin bulunduğu Kuzey Afrika dışında kalan ortadaki bölgede yer alan ülkelerdir. Sudan'ı saymazsak; bunlar, Angola, Benin, Botsvana, Burkina Faso, Burundi, Cibuti, Çad Cumhuriyeti, Ekvator Ginesi, Eritre, Etiyopya, Fildişi Sahili, Gabon, Gambiya, Gana, Gine... gibi ülkelerdir. Bağımsızlıklarını yeni yeni kazanmış bu ülkelerde fert başına düşen millî gelir bir hayli düşüktür. Çatışmalar, iç savaşlar, bölünmelere bir de salgın hastalıklar, açlık ve hâlâ vazgeçilmeyen kölelik yüzünden bu ülkeler adeta cehennemi andırmaktadır. Bu cehennemden cennete doğru kaçış vardır.

Geçtiğimiz hafta Kanarya Adaları'nda tatil yapmaya gelen turistler, bu cehennemden kaçan Afrikalı göçmenleri taşıyan bir teknenin kıyıya çıkmasıyla büyük şaşkınlık yaşadı. Göz alabildiğine uzanan Aguila kumsalında mayo ve bikinileriyle güneşlenen birçok turist, yarı çıplak bir vaziyette denizde yaşam mücadelesi için çırpınan göçmenlerle burun buruna geldi.

Cehennemden kaçan kadın ve çocukların çoğunlukta olduğu mültecilerin iyi durumda olmadığını fark eden tatilciler, hemen acil müdahalede bulundu. Hamile bir kadın ile çocuklara yiyecekler verildi. Ardından sağlık ekiplerine haber verildi. Sağlık ekiplerinin bölgeye gelmesiyle gece boyunca denizde kaldıkları için donmak durumunda kalan mültecilere termal battaniyeler dağıtıldı.

Yetkililer 20'yi aşkın mültecinin 6 gündür denizde boğuştuğunu ve büyük çoğunluğunun Sahraaltı Afrika ülkelerinden geldiğini belirtti.

Çalışmaları yürüten ekipten Jose Antonio Rodriguez, "Çok zorlu bir yolculuk olmuş. Bottaki bebeklerden biri acilen hastaneye sevk edildi. Kıyıya ulaştıklarında yardıma ilk koşan turistler ve çevredeki yerel halktı. Onlara kıyafetler ve yiyecekler verdiler" dedi.

İspanya İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre Kasım ayı boyunca ülkeye 27 bin 594 mültecinin geldiği ifade ediliyor.

Cennetle cehennem, karayla ak birbirine geçmiş, başka söze ne hacet!..

Bu yazı toplam 333 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar