1. YAZARLAR

  2. Ayşegül ARASIL

  3. Bilişsel çarpıtmalarımız - 2
Ayşegül ARASIL

Ayşegül ARASIL

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bilişsel çarpıtmalarımız - 2

A+A-

Zihnimiz her an çalışan, üreten bir mekanizma. Zihnimizden günde yaklaşık olarak altı bin düşünce geçiyor ve bunların çoğu olumsuz düşüncelerden oluşmaktadır. Zihnimizi susturmak ancak "an" da kalmaya çalışarak biraz da olsa mümkün olabilir. Genellikle geçmişte yaşanılanların ağır yükü beynimizde sürekli dönüp durur ya da gelecekte ne olacağı yani belirsizlik kaygısı ile bazı senaryolar üretir ve bunları şekillendirir dururuz.

Çeşitli hallerde olabilen bilişsel çarpıtmalarımızın üç tanesinden geçen hafta bahsetmiştim. Bu hafta diğer üç taneyle devam edeceğim.

4. Olumluyu görmezden gelme

Olumlu bir şey olduğunda şans eseri olduğu, olumsuz bir yaşantıda ise kendi yüzünden olduğu inancıdır. Olumluyu görmezden gelme bilişsel çarpıtmasına örnek olarak; gayet başarılı hazırlanmış bir iş neticesinde kişiyi tebrik ettiğinizde şurası da istediğim gibi olmadı, daha güzel olabilirdi imkanımız elvermedi gibi söylemlerle başarılı olan tarafları değil, olumsuz durumları ön planA çıkarmak verilebilir.

 

5. Sonuca atlama

 

Olayda gerçeğe dayanmayan sonuçlara atlamaktır; "Zihin okuma" ve "Falcılık" şeklinde görülebilir.

Dışarda yürürken yanınızdan bir arkadaşınız geçti ve sizi görmedi diyelim. Arkadaşınız hakkında senaryolar üretip;

-              Acaba bana dargın mı ?

-              En son görüşmemizde bir şeye mi alındı ?

-              Bilerek mi görmezden geldi? gibi düşüncelere takılıp sonrasında da bu düşünceye inanmak zihin okuma olarak adlandırılır.

Oysa ki arkadaşın dalgın olabilir, kafasında düşünceler vardır ve fark etmemiş olabilir.

Burada gerçekte olan şey sadece arkadaşının seni görmemesidir. Oysa biz olayı büyütüp, çıkarımlarda bulunup gerçekliğinden çıkarıp farklı noktalara taşımış oluruz. Bunun gibi olaylarda olayın saf gerçekliğinden ne kadar uzaklaşırsak, kendi fikir ve inanışlarımızı olaya dahil edersek yanlış yapma olasılığımız o kadar artar. 

Bir yere gideceğinizde yolda ya kaza yaparsak düşüncesi veya bir iş açmaya niyetlendiğinizde iş yapmaz, batarım fikri falcılık şeklinde sonuca atlamadır. Tabiki her olayda bir öngörümüz vardır hatta bir şeyi yapmaya karar vermeden önce iyice düşünüp öyle karar vermek de yerinde olabilir. Ancak buradaki durum adeta falcılık yapar gibi sonucun mutlak olumsuz olacağı düşüncesidir ki bu da bizi geriye çeker. Yapmaya niyetlendiğimiz çoğu işi baltalar niteliktedir.

 

6. Aşırı büyütme ya da küçültme

 

Olup biten her şeyi gözünüzde büyütme ya da azımsama halidir. Çalışmanızda çok önemi olmayan bir yanlış yaptınız diyelim ki bu durumu felaketleştirerek ben başarısızım zaten, neyi doğru düzgün yapıyorum ki gibi düşüncelere kapılıp olayı büyütme hali bu çarpıtmaya örnek olarak verilebilir.

Tam tersi olarak önemli bir görüşmeniz var ve siz önemsemeyip, durumu gözünüzde küçültüyor olabilirsiniz. Bunun sonucu olarak görüşme gününü unutabilir veya görüşmeye geç gidebilirsiniz. Her iki durum da gerçeklikten uzak olup, olaya ya da duruma gereken değeri vermediğimizde zor duruma düşmemize neden olabilir.

Bu yazı toplam 849 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar