Mehmet Eyüp Yardımcı

Mehmet Eyüp Yardımcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Begonvil

A+A-

Hayatın normalleşme sürecinde geçtiği yerleri çekirge sürüsü gibi yok eden kirleten bir toplumdan uzak, İstanbul'un en güzel, en nadide semtlerinden birisi olan Arnavutköy'de sahile inen yollardaki, eski İstanbul'un tanığı olarak geride kalmış evleri sarıp sarmalamış Begonvil sarmaşıkları başka bir güzellik katar ortama.

İster istemez dilinizden müzik dünyamızın "Minik Serçe'si" Sezen Aksu'nun Begonvil şarkısının;

Benim yerime de sev, bekletme hayatı

Bu kadarına razıysan, yaşa gitsin

Kaç kişiyiz savunan sevdayı? 

Dizeleri gökyüzüne hoş bir sedâ olarak karışır gider…

Hayat gibi futbolda yavaş yavaş normalleşme sürecine girdi ya da şöyle demek daha doğru; "Sürece girmeye başladı" geride hâlâ bir yığın sağlık ile ilgili "acaba" sorularını saklı tutarak.

Beşiktaş ruhunu saklı tutarak, pandemi sürecinin ardından tekrar 13.06.2020 Cumartesi günü saat 21:00'da, kendi evinde FRAPORT-TAV Antalyaspor ile karşılaşacak.

Futbolun hangi zaman diliminde, nerede, kiminle karşılaşırsanız karşılaşın, en mühim gerçek "Nasıl başlarsan, öyle devam edersin" gerçeğidir.

Maçın hakemleri; Ümit Öztürk, yardımcıları İbrahim Çağlar Uyarcan, Candaş Elbil ve VAR hakemi ise Tugay Kaan Numanoğlu olarak belirlendi.

Korona hayatımızı o kadar alt üst etti ki, maçın hakemleri açıklandığından bu ayana ayyuka çıkan, ortalığı toz duman ettiren herhangi bir açıklama olmadı. Ya her şeyden çok memnunuz ya da her şey "fırtına öncesi sessizlik"'ten ibaret.

Bir yandan maça doğru zaman hızla erirken, bir yandan da deli gibi transfer dedikoduları ortalık yerde dolaşıp duruyor.

Bu dedikodulardan en önemlisi "Gökhan ve Caner" üzerinde konuşulan dedikodu.

Dedik ya, her şey "Dedikodu" gerçi birileri bir şeyleri "Dedi" olarak bir yere bırakıyor ama "Kodu" olarak yanına eklenmiyor. Kuyuya atılan taş misali var ise çıkaran buyursun…

Gökhan gibi, bugüne kadar sergilediği karakteri ile hep sevilen, el üstünde tutulan hatta o karakterinden dolayı Fenerbahçe'den, Beşiktaş'a gelmesine rağmen, bağırlara basılan, kırk yıllık Beşiktaşlı muamelesi gören birisi olmazdı. Şimdi bu karakterdeki bir futbolcunun, kendisine rakip takımda oynadığı dönemde bile tek söz söylememiş bir taraftar kitlesini, camia bırakıp, bir zamanlar ter döktüğü sahada sahte de olsa "yabancı para" kağıdı atanların huzuruna çıkacağına inanıyor musunuz? Ben inanmıyorum çünkü Gökhan Gönül böyle bir karaktere sahip değil.

Gökhan ve Caner'in Beşiktaş serüveninde yaşadıkları olayın kısaca adı, takım aşkıdır.

Aşk denilince akla gelen isimlerden birisi de Sühreverdî'dir ("Birçok konudaki bilgisi nedeniyle Şihab yıldızından esinlenerek Şahabeddin ve Şihâbeddin olarak anılmış Sühreverdî de  ('İran'ın Zencan Eyaleti'nde bir kent') doğduğu için Sühreverdî olarak anılmış büyük mutasavvıf) bir sözünde şöyle buyurmuş; "Ölülerden sayılır, kim aşkı tatmamışsa"

Futbola tekrar dönecek olursak, Beşiktaş bir yandan takım bütçesini düşürme telaşı içinde iken diğer yandan da kim gitmeli listesini netleştiriyor. Bu listede isimleri yazılı olanlar belli, bugüne kadar Beşiktaş formasını giyip, hem Beşiktaş'a hem de futbola ihanet etmiş kim var ise onlardır.

Bu işlerin daha net bir şekilde sezon sonunda konuşmak doğru olur.

Bir başka doğru ise Beşiktaş'ın belli noktalarda gerekli, önemli transferlere ihtiyacı olduğudur. Bu iki bölgeden oluşuyor. Birisi kale diğeri ise forvet hattı. Diğer bölgelerde eldeki kadro yapısı ve kiralıktan dönecek futbolcuların takviyesi ile önümüzdeki sezonun omurgası oluşturulabilir, sonrasında ise tabi ki! Sergen Yalçın'ın devam etme ihtimali üzerine düşünerek, gerekli hamleler yapılacaktır.

Burada önemli olan yönetimler değişse bile devamlılık esasına göre hareket etmektir. Bir sistem içinde devam ederseniz, göreceksiniz ki; yönetimlerin değişmesi aslında kulübün işleyişini çok etkilemiyor.

Sergen Yalçın liderliğinde, üstüne getirilecek, uyumlu çalışacak, gerekli donanıma sahip "Sportif Direktör" ile Beşiktaş gerekli ivmeyi kazanacaktır.

Beşiktaş'ın futbol, basketbol ve hentbol takımlarında önemli bir artısı ise takımların başlarındaki isimler "Sergen Yalçın, Burak Bıyıktay ve Müfit Arın'dır".

Bundan sonrası için büyük usta Eduardo Galeona sözünü; "İyi futbolcuların Michelangelo tarafından yontulmasına gerek yok. Futbolda yetenek, formdan çok daha önemlidir ve birçok durumda beceri, sınırlamaları erdemlere çevirme sanatıdır" not olarak bırakmak yeterli olacaktır.

Bu yazı toplam 1065 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar