1. YAZARLAR

  2. Mehmet Eyüp Yardımcı

  3. Bazen bahar gitmekle başlar
Mehmet Eyüp Yardımcı

Mehmet Eyüp Yardımcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bazen bahar gitmekle başlar

A+A-

Melisa Kesmez bir öyküsünde "Kalacak gibi de gelsen bazen, o kadar belli ki, gideceksin" der.

Beşiktaş'ta ufuk açan teknik direktör olarak lanse edilen, yanında pırlantalarıyla gelen Abdullah Avcı, Beşiktaş'ta "AV MEVSİMİ"ni başlattığını söylendiğinde inananlar ve inanmayanlar olarak camia çoktan bölünmüştü.

Ağzından istifa sözcüğü çıkmadan, görevi bıraktığını açıklayan ortalığı yangın yerine çeviren, etrafına ellerinde pankartlarla çevrilmiş "Metal İş Sendikası'nın" pek şanlı kongre üyelerinin, maaşlarını alamadığı halde her şeyden memnun gözüken personelin bir kısmı ile "çakma" gövde gösterisi yapan Sayın Fikret Orman'ın takımı ne hale getirdiğini hep birlikte Pazar akşamı Trabzon'da seyrettik.

Beşiktaş tarihinin en kötü takım kadrosunu oluşturduğu için kendisine ayrıca bir ödül verilmelidir. Zaman geçtikçe daha da dibe doğru (hem manevi anlamda, hem de puan sıralamasında bakınız 16. Beşiktaş) Beşiktaş'ı ortaya çıkarmak ayrı bir maharet işidir.

Bu takım iki sezon önce ligin ve Avrupa'nın en iyi takımı idi.

Şimdi ne oldu?

Çok basit, tüm Beşiktaşlılar sakın kötü gidişatta öncelik sıralamanız futbolcular ve teknik heyet olmasın. Onlar Sayın Başkan Fikret Orman'ın "kötü ekonomi yönetiminin" ardından gelir.

Sayın Fikret Orman iki sezonluk başarı ardından gittikçe büyüyen borç hanesinin verdiği psikolojik baskıdan kurtulamadı, süreci iyi yönetemedi ve şimdi "gitme" kararı aldı.

Zaten kendisinden bu noktadan itibaren beklenen de o dur yani kısaca "gitmesidir."

Ucuz kısa metrajlı film tadında izlediğimiz olayların ardından sakın tekrar adayım demesin. Beşiktaş'ı Yıldırım Demirören'i aratır hale getiren kendisidir.

Her seçim sonrasından belli zaman sonra bu yönetim kurulu ve arkadaşların bazılarıyla yapamıyorum diyen de kendisidir.

Tekrar sormak lazım kendisine, yönetim kurulunu oluştururken dünü, bugünü ve yarını hiç düşünmediniz mi? Yol arkadaşlarınızı hangi kriterlere göre seçtiniz? Sizinle yollarını ayıran yönetim üyelerinin hepsi mi suçlu?

Açık ve net, Sayın Başkan ekonomik süreci yönetmekte çok aciz kaldınız. Bu arada Beşiktaş'tan tüm alacaklarınızı tahsil ettiğiniz yazıldı. "Bravo". Ne demeli ki şimdi size?

Beşiktaş ile geleceğiniz hakkında ne karar alacaksınız bilinmez ama lütfen "gitme" kararınızın ardında durunuz ve kalarak Beşiktaş'a daha çok zarar vermeyiniz.

Gelelim Abdullah Avcı beyefendiye... Siz tüm bunları, Başakşehir'de yakalayamadığınız "kariyer planlamanız" için seçtiğiniz Beşiktaş'ta hak ettiniz. Beşiktaş iki yüz kişilik tribün coşkusuna sahip Başakşehir'e benzemez, hele hele zaten taraftarıyla sorunlu olduğunuz bir Beşiktaş'ta işler iki hafta sonrasında tersine gider dediğimizde, iyi niyetli arkadaşlar yok demişlerdi. Buyrun bu manzarayı iyi seyredin.

Tüm bunları bile bile kabullendiğiniz için siz de ikinci planda suçlusunuz Abdullah Avcı.

Sizin gibi suçlu olanlar da sahada var olanlardan bazıları, çok önemli bir Trabzon maçı öncesi işi gücü bırakıp (siz Beşiktaş'ın sözleşmeli profesyonel çalışanlarısınız, sizin önceliğiniz giydiğiniz formanın, taşıdığınız armanın hakkını vermektir) sayın başkanı evinde ziyarete koştunuz, pardon ama Trabzon'da mücadele ederken tribünde evine koştuğunuz başkanı gördünüz mü?

Uzun lafın kısası "Beşiktaş'ın, baharın gelmesine ihtiyacı var." Nasıl bir bahar sorusunun cevabı, bugüne kadar Beşiktaş'ı bu hale getiren başkan ve heyetlerinin içinde bulunmamış, gerçek sporun içinden gelmiş bir başkan ve tüm camianın birliğinde kabullenmiş, oluşturulmuş bir yönetim heyetinden geçer.

Bu yazı toplam 495 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar