1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. BAY MUSTAFİOS AKİNCİSİYADİS
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

BAY MUSTAFİOS AKİNCİSİYADİS

A+A-

Hafta başında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, The Guardian gazetesi Luke Harding'e bir röportaj verdi. Röportajı okuyunca yüreğim acıdı ve başta istiklalleri uğruna şehit olan kahraman Mücahitlerimiz olmak üzere rahmetli Fazıl Küçük'ün ve sembol insan rahmetli Rauf Denktaş'ın mezarlarında kemiklerinin sızladığını düşündüm. Bir cumhurbaşkanı halkına nasıl bu kadar ihanet içinde olur bunu da aklım almadı. 22 yıllık televizyon yayıncılık hayatımda birçok yerli ve yabancı cumhurbaşkanı ile canlı yayın yaptım ve büyük onur duydum. Bu cumhurbaşkanları içinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Sayın Rauf Denktaş da vardı. Rahmetli Denktaş ile 7 kez canlı yayın yapmak onurunu yaşadım. Belirli bir yaşı geçtikten sonraki yaşamımda rahmetli babam dışında elini öpmek ihtiyacını ve arzusunu duyduğum tek kişi rahmetli Rauf Denktaş olmuştur. Rahmetli Denktaş ile yaptığım tüm yayınların bantları arşivimde duruyor.  Onyıllarca süren müthiş bir varoluş mücadelesinin içinden gelen rahmetli Denktaş hep şunu vurguladı; "Kıbrıs Türkü'nün ilelebet varlığını sürdürmesinin tek dayanağı Türkiye ile etle tırnak gibi olmasından geçer. Kıbrıs Türkü, Türkiye'den koptuğu andan itibaren tarihten silinmeye başlamış demektir. Çünkü kimse Rumları benim kadar tanıyamaz ve ben biliyorum ki Rumlar sonsuza kadar adadaki Türk toplumunu ortadan kaldırma arzusu içinde olacaklardır." Rahmetli Rauf Denktaş çok büyük bir devlet adamı idi. Çünkü tırnakları ile savaştığı onyıllarca süren bir özgürlük mücadelesinin içinden geliyordu. Yaşanmışlıkları vardı. Dünyanın hayranlıkla izlediği müthiş bir müzakereci idi. Denktaş vefat ettiğinde dünyada en çok sevinenler Güney Kıbrıs Rum Kesimi (GKRK) idi. Çünkü "KKTC'yi asıl yutmak isteyen GKRK"nin önündeki en büyük bariyer kalkmıştı. Bu günkü KKTC Cumhurbaşkanı Bay Mustafa'yı anlamak mümkün değil. Bir defa röportaj verdiği gazeteci Harding İngiliz ve KKTC'nin ortadan kalkmasını en çok isteyen bir devletin belki de gazeteci görünümlü etki - algı ajanı. Ne biliyoruz kim olduğunu? Röportajda en can alıcı soru; "Herkes Kırım'da olanların bir benzer senaryosunun Kıbrıs'ta da meydana gelebileceğini düşünüyor. Belki dıştan müdahale ile düzenlenen bir referandum olabilir ve benzer şeyler meydana gelebilir. Belki o kadar çok askerle değil ama ne dediğimi anlıyorsunuz. Sizce kaybederseniz bu mümkün mü?" Türkiye tarafından ilhak edilmenin korkunç bir senaryo olduğunu savunan Bay Akıncı'nın cevabı "İkinci bir Tayfur Sökmen olmayacağım şeklindeki söylemim kayıtlardadır. Tayfur Sökmen, Hatay'ı Türkiye'ye bağlayan kişidir. Bu benim vizyonuma tamamen terstir. Fakat kesin olan bir şey var ki bir dönüm noktasına geldik. Bu kadar yıldan sonra belirleyici bir andayız diyebilirim. Ya federal bir yapı altında yeniden birleşme olacak, ya da Türkiye'ye daha çok bağımlı hale geleceğiz. 'Kıbrıs Türk'tür Türk Kalacaktır' siyaseti ve sloganı 1950'lerde kaldı". Yine Bay Akıncı "Sayın Anastasiadis diyor ki göbek bağını kes ve öyle gel, birlikte bir gelecek inşa edelim". Bay Akıncı İngiltere'ye diyor ki; bak müdahil ol yoksa Türkiye bizi yutacak. Bay Akıncı kanaatimizce Güney Kıbrıs'ta doğmuş olduğu için Türkiye'den nefret eden GKRK'deki bir Rum'un genlerini taşıyor olabilir. Aksi halde Kıbrıs Türkü'nün şanlı geçmişini ve o geçmişte şehitlerin kanları ile yazılmış istiklal mücadelesini unutmuş ve KKTC'ye bu denli ihanet içinde olmazdı.                                                                                                          Kıbrıs'daki korkunç Rum mezaliminin olduğu 1960 lı yılların başında ben küçük bir çocuktum ama ilkokula başlamıştım. Evimizdeki konuşmaları, gazetelerde yazanları az çok hatırlıyorum. Kıbrıs Cumhuriyeti 16 Ağustos 1960 da bağımsız devlet olarak kuruldu ve ilk Cumhurbaşkanı da Rum papaz Makarios oldu.  Makarios, daha 1950'de Başpiskopos seçildiğinde, göreve başlarken Enosisi yani Kıbrıs'ı Yunanistan'la ilhak etmek mücadelesini sürdürüp bu ideali gerçekleştirmek için ant içmişti. Bu yeminine bağlı olarak adada EOKA'nın kurulmasına ve tedhişin başlamasına önayak olmuştu. Böylesine bağnaz bir Helen milliyetçisi, ırkçı ve şöven bir din lideri olan Makarios'un, Yunan yayılmacılığının esin kaynağı olan Megali İdea'nın hedeflediği Enosisin amacına uygun biçimdeki uygulamalarıyla 3 yıl içinde Kıbrıs Cumhuriyeti yıkılma noktasına geldi ve nihayet 1963 sonunda Türk toplumuna karşı girişilen etnik temizlik, yani soykırım hareketi ile de bir anlamda ortadan kalktı. Kıbrıs 1960 anlaşmaları ve anayasasına aykırı olarak yasa dışı bir Rum devletine dönüştürüldü. Rum liderliği Enosis amaçlı hazırlıklara başladı ve Akritas planını uygulamaya koydu. Kıbrıs Türklerine tanınan hakları ve Türk toplumunu ortadan kaldırmak amacı taşıyan Akritas planının içeriğinde esas ve nihai hedef Enosis, yani Kıbrıs'ın Yunanistan'a ilhakıdır. Kıbrıs'ta yapılan Rum katliamları Türkiye'de halk tarafından büyük tepkilerle karşılandı. Kanlı Noel dediğimiz 1963 de Tabip Binbaşı Nihat İlhan'ın eşi ve çocuklarının banyoda katledilişleri hâlâ hafızalardadır. Devam eden mezalim sonunda Türkiye garantörlük hakkına dayanarak 20 Temmuz 1974'de o günkü imkânsızlıklar içinde dünyanın en zor harekâtı olan "bir adaya aynı anda indirme, bindirme ve çıkartma harekâtını" gerçekleştirdi. Harekâtta Türk Ordusu 498, Mücahitlerimiz ise 340 şehit verdi. KKTC ise bu şehitlerin kanları üzerine kuruldu. Bay Akıncı'nın dediği gibi Türkiye bu gün adadan elini çeksin Akritas Planı'nın anında yürürlüğe gireceği kesindir.  Bütün bunları bilen Bay Mustafa yukarıdaki röportajı verebiliyorsa o zaman sorumuz şudur;  Bay Mustafa sizin gerçek isminiz Mustafios Akincisiyadis midir? Bilelim de…

Bu yazı toplam 417 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar