1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Başbakan Yıldırım TRT yayınına katıldı
Başbakan Yıldırım TRT yayınına katıldı

Başbakan Yıldırım TRT yayınına katıldı

Yıldırım: - "MHP ayrı parti, biz ayrı partiyiz ama hedefimiz aynı. Meclis Genel Kurulunda, değişiklik görüşmelerinde, bu değişikliği savunduk. Doğruluğunu, haklılığını savunduk.

A+A-

Başbakan Binali Yıldırım, "MHP ayrı parti, biz ayrı partiyiz ama hedefimiz aynı. Meclis Genel Kurulunda, değişiklik görüşmelerinde, bu değişikliği savunduk. Doğruluğunu, haklılığını savunduk. Sokakta da vatandaşa giderken de biz milletimize AK Parti olarak bu anayasa değişikliğinin önemini anlatacağız ve 'evet' demesini isteyeceğiz. MHP de hem kendi teşkilatına hem de milletimize kendi bakış açısından aynı şeyleri söyleyecek. Farklı şeyler söylenebilir ama amaç birliği var, amaç aynı." dedi.

Yıldırım, TBMM'de TRT Ana Haber yayınına katılarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı.

Anayasa değişikliği teklifinin TBMM'deki görüşmelerinde aşırılığa kaçan hareketler nedeniyle gecikmeler yaşandığını belirten Yıldırım, "Ama geç olsun güç olmasın, bugün inşallah geç saatlere kadar tamamlamayı hedefliyoruz." diye konuştu.

Bugün yaptığı sağduyu çağrısının anımsatılması üzerine Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

"Bütün siyasi partilerin, daha doğrusu milletvekillerinin görüşlerini özgürce ifade etmelerinde bir sıkıntı yok. Burası Meclisin kürsüsü, milletin Meclisi. Milletin Meclisinde de millet adına herkes herşeyi söyleyecek, bunda bir tereddüt yok. Milli iradenin oluştuğu yer Meclis. 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diye yazıyor. Buna bir itirazımız yok ama kendini ifade etme, fikirlerini ifade etme, demokratik sınırların içinde kalma olunca tamam. Ama fiili duruma dönüşürse, milletvekillerinin birbirlerine şiddete dönüşürse veya engellemek için teamül dışı, tüzük dışı, sıra dışı, dikkat çekici, zaman kaybettirici bir takım hareketler oluyor. Bunları hiç onaylayamayız, doğru şeyler değil. Hiçbirimiz, ne milletvekilleri ne de başkalarının, milletin zamanını almaya, çalmaya hakkımız yok. Millet, vekillerini, bizleri buraya kendi işini görmek, kanunları çıkarmak, milletin, memleketin faydasına olacak işleri yapmak için gönderdi."

Ankara Bağımsız Milletvekili Aylin Nazlıaka'nın dün kendisini Meclis kürsüsüne kelepçelemesiyle ilgili soruya Yıldırım, şu yanıtı verdi:

"Bunlar hoş şeyler değil. Ben isimlere girecek değilim. Orada muhalefet partilerinden olduğu kadar bizim partimizden de hakikaten mağdur olan arkadaşlarımız var. Onun için gönlümüz arzu ediyor ki buna benzer bir olay yaşanmasın. Bunun için her türlü gayreti gösteriyoruz. Biz sabırlı davranıyoruz, yoksa her an gerilim olabilir. Gayet tabii istiyoruz ki işler görülsün, zaman etkin kullanılsın. Herşey söylenilsin, buna itirazımız yok, burada bir sıkıntı yok. Konuşulacak ne varsa herşey konuşulsun ama hakaret olmasın, insanları incitici şeyler yapılmasın, fiili durumlar yapılmasın, şiddet yapılmasın. Bunlar vatandaşlarımız için iyi örnek olmuyor. Bu izleyen çocuklar için iyi örnekler olmuyor. İnsanlar bakıyor, 'Bu ne biçim Meclis' diyor, 'Böyle şey olur mu?' diyor. Bunlar sokaktaki insanlar gibi kavga ediyor. Bunlar hoş şeyler değil, Gazi Meclisin itibarına yakışır şeyler değil. Onun için bütün milletvekillerimizin sorumluluğunun bilinciyle hareket etmesi lazım ve bir an önce bu meseleyi Meclisten geçirip işin sahibine götüreceğiz. İşin sahibi vatandaş. Vatandaşın önüne gidecek bu anayasa değişikliği, vatandaş da kararını verecek."

Anayasa teklifinin TBMM'deki bundan sonraki görüşmelerinde sürpriz bekleyip beklemediğine ilişkin soruya Yıldırım, "Hiçbir tereddüt falan olmaz. Arkadaşlar birinci tur oylamada ne yaptıysa aynısını ikinci tur oylamada da yapacaklardır, tereddütümüz yok." karşılığını verdi.

- "İç tüzüğe, teamüllere uymayan bir davranış yok"

Başbakan Yıldırım, "CHP'nin, anayasa değişiklik teklifinin oylamasına yönelik eleştirileri ve gizliliğin ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurması yönünde bir eğiliminin olduğunun" belirtilerek, bu konudaki değerlendirmesinin sorulması üzerine şunları kaydetti:

"Tabii ki anamuhalefet partisinin hakkıdır, Anayasa Mahkemesine bunu taşıyabilir. Bunu herhangi bir sebep olmasa da 'anayasa değişikliği, anayasaya aykırı' diye de götürebilir. Böyle bir durum da olabilir. Kaldı ki Mecliste oy kullanma konusunda iç tüzüğe, teamüllere uymayan bir davranış yok. Bu konuda hem Meclis Başkanı hem grup başkanvekilleri gerekli uyarıları yapıyor. Esasen şunu göz ardı etmemek lazım, AK Parti'nin 316 milletvekili olarak bu teklife imza koyduk. Teklife imza koymak ne demek? Biz irademizi ortaya koyduk. Nedir irademiz? Biz bu teklifi kabul edeceğiz, 'evet' diyeceğiz. Benzer şekilde bu teklife karşı çıkan Cumhuriyet Halk Partisi, Halkların Demokratik Partisi, onlar da 'Biz bu teklife hayır diyeceğiz.' diyor. Neyi gizli bunun? Baştan herkes ne yapacağını söylüyor."

- "Anayasa değişiklik teklifi vatandaşa ne getirecek?"

Yıldırım, "Anayasa değişikliği vatandaşa ne getirecek?" şeklindeki soru üzerine, bunu meydanlarda da anlatacaklarını vurgulayarak, "Sınırlı zaman içerisinde de söylemek gerekirse, bu anayasa değişikliği ülke yönetiminde zaman ekonomisi sağlayacak. Yani işler daha kısa sürede halledilecek. Bürokrasiyle siyaset arasındaki ayrışma ortadan kalkacak." değerlendirmesinde bulundu.

Vatandaşların sandığa gideceğini, sandıkta cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin seçimi olmak üzere iki ayrı zarf bulunacağını anlatan Yıldırım, vatandaşların ülkeyi 5 yıllığına idare etmek üzere cumhurbaşkanını tayin edeceğini, diğer taraftan da cumhurbaşkanını denetleme görevini 600 milletvekiline vereceğini ifade etti.

Yıldırım, aynı zamanda kanunların çıkarılması yetkisinin de yine Mecliste bulunduğunu, vatandaşların bu seçimle cumhurbaşkanına da "Kendi ekibini kur, bakanlarını, yardımcılarını tayin et. Ne vadettiysen vatandaşa, bu vaatleri yerine getir. Ben de seni izleyeceğim ama benim adıma Meclis de izleyecek. Bir yanlış yaparsan, Meclis gereğini yapacak." yetkisini vereceğini söyledi.

Bu sistemde, cumhurbaşkanına işlerin engellenmesi durumunda seçim kararı alma yetkisinin verildiğini, bu durumda Meclisin de seçime gideceğini ve yine kararı vatandaşların vereceğini dile getiren Yıldırım, "Yani sistem didişmeyi, çift başlılığı ortadan kaldırıyor. Kararların hızlı verilmesini sağlıyor. Türkiye'yi, yönetimi güçlendiriyor." diye konuştu.

- "Türkiye'nin bölgede güçlü kalmasını sağlamak için güçlü siyasi irade lazım"

Yıldırım, eskiden yüzde 25-30 oy oranlarıyla bile iktidar olunduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Şimdi böyle bir imkan yok. Bu sistemde yüzde 50'yi bir oy geçmeniz gerekiyor. Yoksa iktidar olamıyorsunuz. Dolayısıyla sürekli tek başına iktidar, güçlü iktidar oluyorsunuz. Güçlü iktidar olunca çözümlere daha kararlı yaklaşıyorsunuz. Daha hızlı karar alıyorsunuz. Terörle mücadelede, ekonomik konularda zaafiyet oluşmaz. Bürokrasinin hızlandırılmasında ciddi anlamda irade ortaya konur. Böylece Türkiye'nin kalkınması, büyümesi, huzuru, güvenliği, milletin kardeşliği temin edilmiş olur."

Türkiye'nin bölgede çok stratejik bir konumda olduğunu ama bir o kadar da risklerin bulunduğunu vurgulayan Yıldırım, "Bu riskleri en aşağı seviyeye düşürmek, Türkiye'nin bölgede güçlü kalmasını sağlamak için güçlü siyasi irade lazım." şeklinde konuştu. Yıldırım, bunun getirilen sistemle sağlanacağını kaydetti.

- "Amaç birliği var"

"MHP ile AK Parti arasında "evet"i anlatma konusunda ortak bir çalışma olabilir mi?" şeklindeki soru üzerine Yıldırım, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Hayır. MHP ayrı parti, biz ayrı partiyiz ama hedefimiz aynı. Meclis Genel Kurulunda, değişiklik görüşmelerinde, bu değişikliği savunduk. Doğruluğunu, haklılığını savunduk. Sokakta da vatandaşa giderken de biz milletimize AK Parti olarak bu anayasa değişikliğinin önemini anlatacağız ve 'evet' demesini isteyeceğiz. MHP de hem kendi teşkilatına hem de milletimize kendi bakış açısından aynı şeyleri söyleyecek. Farklı şeyler söylenebilir ama amaç birliği var, amaç aynı."

Anayasa değişikliğini ölüm kalım meselesi yapan anamuhalefet partisini anlamakta zorlandığını ifade eden Yıldırım, "19. değişiklik yapılıyor. Türkiye'de bu değişimin anlamı, parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş. Yani bir yanda mevcut sistem, aslında parlamenter sistem de değil, karma bir sistem. 12 Eylül'den kalan, darbe anayasasında... Sistem parlamenter sistem gibi gözüküyor ancak cumhurbaşkanlığı yetkilerine gelince başkanlık sistemi, yarı başkanlık sistemi gibi gözüküyor. Bu bir çelişkili durum. Şimdi bu durum ortadan kalkıyor." dedi.

Mevcut halin anayasaya uyumlu hale getirildiğini anlatan Yıldırım, yapılanın bu olduğunu, bunun ötesinde başka bir şey olmadığını kaydetti.

"Rejim değişiyor", "Memleket elden gidiyor", "Türkiye bölünecek" gibi ipe sapa gelmeyen laflar söylendiğine işaret eden Yıldırım, bunların gerçeği yansıtmadığına dikkati çekti.

- "Memleketin menfaati daha önemli"

Vatandaşa doğru bilgi verilmesi gerektiğini dile getiren Yıldırım, "Karşı olabiliriz. AK Parti'yi sevmeyebiliriz. Başbakanlık makamı kalkıyor. Ben şimdi bu makamı temsil ediyorum. Ben bu makamın kalkmasını savunuyorum. Niye savunuyorum? Çünkü memleketin menfaati, geleceği benim geleceğimden daha önemli. Memleketim kazansın yeter ki ben kaybedeyim ne önemi var. İnsanlar fani ama memleket hepimizin. Çocuklarımıza, gelecek kuşaklara daha iyi bir ülke bırakmak için gayret edeceğiz." ifadelerini kullandı.

"Size bir zarfla makam, sıfat verilir, bir başka zarfla da o sıfat elinizden alınır." diyen Yıldırım, o iki zarf arasında memlekete ne yapıldığının, gök kubbede hoş bir seda bırakmanın önem taşıdığını söyledi.

"Akılda kalacağını umduğunuz, istediğiniz en önemli icraatınız neydi?" şeklindeki soruya Yıldırım, şöyle cevap verdi:

"Bunları anlatmak saatler alır, ben şu kadar söyleyeyim, en yakınına gelelim, bir kere komşularımızla ilişkilerimizi düzeltiyoruz. 'Dostlarımızı artırıp, düşmanlarımızı azaltacağız' dedik ve bunu adım adım gerçekleştiriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti demokrasi tarihinde yaşanmamış bir 15 Temmuz alçak darbe girişimiyle muhatap olmuş, Allah'ın izniyle, milletimizin cesareti, feraseti, kararlılığı ve hükümetimizin, cumhurbaşkanımızın dik duruşuyla bu darbeyi bertaraf etmiş, ülkenin aydınlığa çıkmasına, bu önemli tarihi olayın içinde bulunmuş biri olmak önemli bir olaydır diye düşünüyorum."

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.