Mehmet Eyüp Yardımcı

Mehmet Eyüp Yardımcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Baldaki Tuz

A+A-

Yağmur ve martı seslerinin, ahenkli bir şekilde birbirine karıştığı İstanbul sabahlarına merhaba dediğimiz bugünlerde sokaklar; ruhları başka alemi çoktan üfürülmüş, boş bedenleriyle kendini aşındıran insanlarla dolu.

Hızla akıp giden zaman içinde, birçok şeyden uzaklaşıyoruz ve uzaklaştığımız şeyleri "değişim" diye adlandırıyoruz.

Yaşar Kemal usta "Baldaki Tuz" adlı "Yazılar-Konuşmalar" eserine; "Deveye Demişler ki…" başlığıyla başlarken, "Bir bozuk düzen içindeyiz. Hepimiz yakınıyoruz. Hangi, aklı azıcık bir şeye erenle konuşsan, bir dert kumkuması. Vah memleketin hali, ah memleketin hali. Bu gidiş ne olacak sorusunu birbirine sormayan yok. Ama hiçbir kimse, bu yakınanlar, ah vah edenler hiç kimse de durumumuzu düzeltmek için parmağını kımıldatmıyor. Lafın kolayındayız. Uyuşmuşuz. Hiçbir iş karşısında sorumluluk kabul etmiyoruz. Bin dereden su getirip herkes kendisini temize çıkarıyor. Hakları var yok, o başka iş. Ama memlekette hangi dalı tutsan eline geliyor. Var olan bu" satırlarıyla devam ediyor.

Sorumluluktan kaçmak vazifesini kendine görev edinmiş insanlar topluluğu olarak, hayatın her alanında nefessiz kalmamız aslında bize verilmiş en büyük cezadır. Korona zamanlarında, hayat gittikçe zorlaşırken, gelecek adına daha sağlıklı nasıl bir planlama yapmalıyız? gibi geçici hayaller kurarken, bu hayallerin arasına futbolda öz kaynak düzenini de yerleştirmiştik. Bu hayal de, bugünlerde tekrar ısıtıp gündeme getirdiğimiz yabancı oyuncu sayısı ne olmalı? Sorusuyla havaya karışmış cümleler arasına katıldı maalesef.

Öz kaynak düzeni ile saygıdeğer hoca Serpil Hamdi Tüzün ile bir döneme damga vurmuş Beşiktaş Kulübü, daha sonraları öz kaynak düzenini elinin tersiyle itmiş, gözünü gereksiz popülist transferlere çevirip, menajerlerin ve yancılarının ceplerini ihya etmiş, buralara harcanan gereksiz paralarla gelecek adına çok önemli yerlere gelmesi olası birçok gencimizin geleceğine ipotek koymuştur.

Gerçeği görebilmek için

Her daim öz kaynak sistemi dediğimizde örnek gösterdiğimiz Almanya, 2000 yılına geldiğinde, ligdeki yabancı oyuncu sayısının artışı, kulüplerin geçmiştekinin tersine oyuncu yetiştirememesi ile çökme evresine geçmişti. Almanlar gereksiz yabancı sayısı üzerinde durmadılar tam aksine sıkı bir öz kaynak hamlesiyle adeta sorunu çözdüler.

1998 Dünya Kupası çeyrek finalinde Hırvatistan'a 3-0 yenilen Almanya ciddi eleştiriler aldı ama derece bakımından bulunduğu konum ile bu eleştiriler etkilemedi ama tarihler 2000 Avrupa Kupası'nı gösterdiğinde, turnuvada "Portekiz, Romanya, İngiltere" ile aynı grupta yer almış ve 1 puan alarak "hezimet" yaşamıştı.

2000 yılında yaşanan hezimetin ardından Almanya Futbol Federasyonu, Bundesliga takımlarının temsilcileriyle geniş kapsamlı toplantı yaptı. Toplantıda her kulüp temsilcisinin birbirinden farklı tüm düşüncelerini ve fikirlerini dinledi raporladı. Başarıya ulaşan diğer ülkelerin modellerini inceledi ve tüm olası projeler ile sunumlar yaptı.

Peki Almanya Futbol Federasyonu'nun kararı ne oldu?

Almanya Futbol Federasyonu "radikal" kararlar almalı fikrinde birleşti.

İlk adımı yetenekli Alman gençlerinin tüm gelişimlerini takip edebilmek için federasyondan özerk çalışan "Altyapı Komisyonu" ve ayrıca ülkenin her bölgesinde futbol akademileri kurulmasına karar verildi. Bundesliga'da mücadele eden 18 kulüp, alt liglerde kendi altyapı sistemlerini kurması, sistem için çalışmayı askıya alan kulüplerin lig ve kupalardan uzaklaştırılması, 2000 sonrası kurulan kulüplerin, altyapı sistemi yok ise lisans hakkı verilmemesi kararına varıldı.

Var olan kulüplerin, liglerde mücadele etmeye devam etmeleri için altyapılarında ışıklandırılma sistemleri yapılmış, en az 3 çim saha, masaj odası, fitness salonu, sağlık odaları, altyapıda bulunan oyuncularla ilgilenecek özel antrenörler, tıbbi görevliler ve diğer departmanlarda çalışacak elemanlar bulundurmaları şartları getirildi.

Bu kararları 2000 yılından itibaren Bundesliga ekiplerine zorunlu, 2003 yılından sonra da tüm alt lig ekiplerine şart koşulmasına karar verildi. Yapılan yatırımlar ise özel ve bağımsız denetleme şirketi tarafından takip edilecek ve federasyona raporlar verilecekti.

Bundesliga'nın en büyük finansal kaynağı "Kİrch Group" iflas kararını açıklayınca kulüpler ciddi sıkıntılar yaşadı. (Bakın bugün kulüplerin Ziraat Bankası'ndan aldığı yüklü kredi ve Korona zamanlarında BeinSport'un maç yok ise ödemede yok kararını göz önünde tutarak karşılaştırma yapın.)

Alman kulüpleri doğal olarak öz kaynak düzeninden yetişen gençlere yöneldiler. Bu yöneliş finans ve yaş ortalaması gibi konularda rahatlık getirdi. Bu gelişim ardından Almanya Futbol Federasyonu alt yapılarda görev yapan UEFA B Lisanslı genç antrenörlerin sayısını artırdı.

2007 yılında Millî takım ve Dortmund'un önemli oyuncularından olan Matthias Sammer'ı altyapı koordinatörlüğüne getirdiler.

Alman Futbol Federasyonu; Bundesliga ve Bundesliga2 olan takımların tesislerini tek tek denetleyip, puanlama sistemini tutan, kazanılan her yıldızın sayısı karşılığında Avrupa Kupaları'ndan elde edilen kazançlardan, başarı elde eden kulüpler arasında paylaşım yapılmasına neden olacak "Double Pass" adlı araştırma şirketinin geliştirdiği "Foot Pass"  sistemine dahil oldu.

Sözün özü

Almanların 2000 yılında yaşadıkları dibe vuruşun ardından adım adım yükselişe geçmelerine neden olan yukarıdaki süreci tekrar dile getirmiş olduk. Bugün yani aradan geçen 20 senelik zaman diliminden sonra, yaşadığımız tüm mali sıkıntılara rağmen akıllanmayan Türk Futbolu için yaşanan şu son sıkıntı, tünelin ucundaki kurtuluşun ışığıdır. Yapılacak iş belli; "Radikal" kararlar alacağız, bu kararların ardında duracağız, uygulanmış ve başarılı olunmuş sistemleri günümüz gelişmelerinde tekrar inceleyip, tüm kulüplerin ve federasyonun birlikteliğinde masaya yatırıp, tartışıp ve konuşarak yeni doğan fikirler ve düşünceler sonrasında geleceğe bakacağız.

Öncelikli işimiz "Kulüpler Birliği" yapısını tıpkı Premier Lig'deki olduğu gibi, olması gerektiği gibi hâle getirmektir. Böyle bir yapıya kavuşan Kulüpler Birliği ve Federasyon sonrasında her sağlıklı adımı atacaktır.

Futbol adına bundan sonrasında tuttuğumuz her dal elimizde kalmasın, aksine yeşersin ve büyüsün gölgesinde ruhumuz dinlensin, futboldan keyif alalım...

Bu yazı toplam 1061 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar