1. YAZARLAR

  2. Fatih Ergin

  3. Bahçeli yerine başkası mı mitili attı?
Fatih Ergin

Fatih Ergin

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bahçeli yerine başkası mı mitili attı?

A+A-

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, YSK'nın 6 Mayıs'ta İstanbul'da seçimlerin yenilenmesine karar vermesinden bir gün önce, "Seçimler tekrarlanırsa, ki hukuken ve ahlaken olması gereken de budur, o zaman seçim gününe kadar İstanbul'da bulunacağım, karargahımızı İstanbul'da kuracağım. Yani İstanbul'a mitili atacağım" demişti. "Mitili atmak" deyimi Türk Dil Kurumu'na (TDK) göre; "bir yere yapışıp kalmak, kurulmak, kalkmamak" gibi anlamlara geliyor. Garip ki seçimin yenileneceğinin açıklanmasının ardından bir aya yakın bir zaman geçmesine rağmen, 11 Mayıs tarihinde MHP İstanbul İl Başkanlığı'nın düzenlediği iftar yemeğine katılmasının dışında, Bahçeli'yi İstanbul'da gören olmadı. Bu süreçte iki kez, Ankara caddelerinde klasik otomobiliyle Ferdi Tayfur şarkıları eşliğinde tur atarken görüntü vermesi de ayrıca manidar...

     İlginç olan bir diğer nokta ise, İstanbul seçiminin gündemde olmasına rağmen Bahçeli'nin İstanbul'un fethi törenlerine de katılmamış olması. Görülüyor ki Bahçeli İstanbul'a "mitili atmadı." Hatta, eskisine nazaran, "gözlerden kayboldu." Peki, Bahçeli neden İstanbul'da değil ve gündemde daha az yer almaya özen gösteriyor? PKK terör örgütünün elebaşı Öcalan'ın avukatlarıyla görüşmesindeki yasağın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "görüşsün" demesinden hemen sonra kaldırılmasını da düşündüğümüzde, şu soru aklımıza geliyor: Anketlerde Ekrem İmamoğlu'nun lehine olan durumun değişmediğini gören AKP, HDP oylarını çekebilmek için Devlet Bahçeli'ye İstanbul ambargosu mu uyguluyor? Hatta 'İstanbul'a gelme' denilmesinin yanında, Bahçeli'den fazla konuşmaması da mı istendi? Bahçeli de bu hassasiyeti haklı gördüğünden mi İstanbul'a gelmiyor?

     Önümüzdeki günlerde Devlet Bahçeli'nin İstanbul seçimi stratejisi, ortaya koymaya çalıştığım şekilde mi devam edecek, göreceğiz. Lakin mevcut şekilde devam ederse, Bahçeli'nin geri planda kalması, HDP oyları üzerine bir stratejiden öte anlaşmanın olduğunu gösterir. Muhalefeti Kandil ile sözleşme yapmakla, PKK'dan talimat almakla suçlayanlar, HDP oyları için kiminle sözleşme yaptılarsa, Bahçeli'yi de 23 Haziran'a giden süreçte İstanbul'dan uzak tutanlar onlar. Bu durumda Bahçeli yerine İstanbul'a mitili atan kim oluyor? Teröristbaşı Öcalan'ın avukat yasağının bir anda kaldırılması ile yeniden örgütüne talimat vermeye başlaması da, İstanbul seçimine yönelik miydi? Son günlerde Bahçeli susarken, Öcalan'ın iki kez mektubunun okunması, Bahçeli'nin çekildiği gündemdeki yerine Öcalan'ın gelmesi elbette tesadüf değil. Anlaşılan o ki, AKP fabrika ayarlarına dönerek, kaybettiği İstanbul'u kazanmak istiyor...

İmamoğlu FETÖ ve AKP'ye çağrı yaptıysa

     Ekrem İmamoğlu'nun bir TV kanalında canlı yayında söylediklerini önünden arkasından kesmişler, montajlamışlar ve ortaya İmamoğlu'nun ağzından "PKK ve FETÖ'ye çağrı yapıyorum Türkiye'yi beraber yönetelim" diyen bir videoyu çıkarmışlar. İmamoğlu da bu videoya tepki gösterince, İmamoğlu hakkında 'ne sinirli adam' propagandasına başladılar. Resmen iftira olan bu video karşısında İmamoğlu, ellerinize sağlık mı diyecekti? Bu yapılan psikopatlık, ruh hastalığı değil de ne?

Ruh hastalığını gösteren bir diğer durum ise, yıllarca FETÖ ile koalisyon, PKK ile çözüm ortaklığı yapan AKP olduğu halde, İmamoğlu'nun FETÖ ve PKK'ya beraber yönetme çağrısı yaptığını iddia edenlerin de aynı cenah olması. Bu zihniyete göre Mansur Yavaş da Ankara'yı PKK ile birlikte yönetecekti! Diyelim ki İmamoğlu, gerçekten de böyle bir çağrıda bulundu. Bundan en son rahatsız olacak olanlar; FETÖ'ye ne istediyse veren, PKK talebiyle andımızı, T.C. ibarelerini kaldıran, çözüm süreciyle PKK'ya güneydoğuda alan ve hâkimiyet kazandıran AKP iktidarı, medyası ve trolleridir!

Bu yazı toplam 3437 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar