1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Bahçeli: ""Erdoğan'ı yalnız bırakmayacağım""
Bahçeli: ""Erdoğan'ı yalnız bırakmayacağım""

Bahçeli: ""Erdoğan'ı yalnız bırakmayacağım""

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Sayın Cumhurbaşkanı, eğer Avrupa'ya gidecekse onu yalnız bırakmayacağım" dedi.

A+A-

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bakanların Almanya'daki programlarının iptal edilmesine tepki göstererek "Türkiye küresel dengenin nirengi noktası, bölgesel sistemin ağırlık merkezidir. Türkiye kaynarsa, Berlin yanacaktır. Almanya'da yaşayan vatandaşlarımızı 16 Nisan Referandumu konusunda bilgilendirmek, onlara açıklayıcı bilgiler vermek siyasi partilerin de doğru ve olması gereken bir faaliyetidir. Bundan Almanya niye ürpermiş, niye rahatsız olmuştur? İfade hürriyetine gem vurmanın esas gayesi nedir? Türkiye Cumhuriyeti'nin bakan ve milletvekillerinin konuşmaları hangi demokratik hak ve yetki dayanarak engellenmiştir? " diye konuştu. Bahçeli 16 Nisan'da 'evet' diyeceklerini yineleyerek "Evet, sözde Kürdistan paçavrasına çıtını çıkaramayan, Mustafa Kemal'in partisi olduğunu söyleyen, ama tarihiyle çelişen yüz karası CHP'ye derstir. "dedi.

"TÜRKLÜĞÜN BEKASI İÇİN 16 NİSAN'DA EVET DİYECEĞİZ"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Delvet Bahçeli geçmiş yllardaki grup konuşmalarından örnekler vererek milli bekanın içten ve dıştan iki ateş arasında olduğunu kaydetti. Bahçeli "Bekamızın kökünü kurutmak isteyenlerin azı dişini söküp nefeslerini kesmek Milliyetçi Hareket Partisi'nin her şartta destek olacağı milli diriliş ve silkiniş hamlesidir. Beka oyuncak değildir, oyun değildir, şaka değildir, şarlatanların lütfuna, tesadüflerin akıntısına asla bırakılamayacaktır. Nitekim beka Türkiye'dir, Türklüğün yüzyıllar içinde millet varlığı şemsiyesi altındaki maddi ve manevi kazanımlarıdır. İşte bu yüzden, işte bu sebeple, işte bundan dolayı 16 Nisan'da Türklüğün bekası için evet diyeceğiz, bu ülke için yeminimiz var, vazgeçilmeyecek diyerek Türkiye'nin yanında duracağız. Şöyle bir etrafınıza bakınız. Komşu coğrafyalar adeta kağıt kuleler gibi devrilmekte, küresel cinayet şebekesi kanlı operasyonlarını taşeronları eliyle icra etmektedir. Tüm menfi ve marazi hesaplar aslında Türkiye'nin köşeye kıstırılması maksadıyla planlanmaktadır. Amaç Türklüğü son yurdundan parçalayıp çıkarmaktır. Amaç Türk milletini etnik ve mezhep volkanında eritip birbirine kırdırmaktır. Oyun vahşidir, senaryo acımasızdır, hedef alçaktır. Gelişmelerin cesamet ve cüreti bize bunları göstermektedir. Türkiye direndiği, milli birlik ruhuyla tuzakları göğüslediği için saldırı ve tahriklerin yön ve yöntemi zaman zaman farklılaşmakta, farklı örgüt ve kiralık çeteler devreye girmektedir. Fakat hevesler boş, çabalar boşunadır. Türk milleti kenetlenmiş bir halde bütün habis ve haysiyetsiz akınları kırıp bozguna uğratmaya Allah'ın izniyle muktedirdir. Tarihte bugünkünden daha kötü günleri yaşadık. Daha çileli ve zor dönemleri kanımızın son damlasına kadar mücadelemizi diri tutarak aştık." diye konuştu.


"TÜRKİYE KAYNARSA BERLİN YANACAKTIR"


Devlet Bahçeli, bakanların Avrupa ülkelerindeki programlarının iptal edilmesini eleştirerek şöyle devam etti:" Türkiye küresel dengenin nirengi noktası, bölgesel sistemin ağırlık merkezidir. Türkiye kaynarsa, Berlin yanacaktır. Türkiye kaybederse, Londra kaosa yatacaktır. Malumlarınız, yıllarca batı başkentlerinde terör örgütleri besiye çekildi. Yıllarca Mehmetçiğe, polise kurşun sıkan katiller dost ve müttefik ülkelerce havalarda gezdirildi. Terörizm Almanya'da taltif gördü, takdir edildi. Teröristler Fransa'da alkışlandı, aklanmaya çalışıldı. Nedir bu sözde gelişmiş ülkelerden çektiğimiz? Neye yoralım Müslüman Türk'e karşı tedavisi imkansız nefret salgınını? Hala mı haçlı aklı devrede, hala mı Türk düşmanlığı serviste? Tek dişi kalmış canavarın Türk milletine zincir vurmaya kalkışması, hangi demokratik adaba, hangi özgürlük ve insan hakkına sığacaktır?Geçen haftadan bu tarafa Almanya, Hollanda ve Avusturya'dan hazımsızlığın daniskası demek olan Türkiye aleyhtarı kararlar birbirini izlemektedir. Avrupa Türklüğünün Türkiye'deki demokratik süreçlere katılıp görüş, fikir ve tercihlerini yansıtması en doğal ve yasal hakkıdır. Bu nedenle mesela Almanya'da yaşayan vatandaşlarımızı 16 Nisan Referandumu konusunda bilgilendirmek, onlara açıklayıcı bilgiler vermek siyasi partilerin de doğru ve olması gereken bir faaliyetidir. Bundan Almanya niye ürpermiş, niye rahatsız olmuştur? İfade hürriyetine gem vurmanın esas gayesi nedir? Türkiye Cumhuriyeti'nin bakan ve milletvekillerinin konuşmaları hangi demokratik hak ve yetki dayanarak engellenmiştir? Almanya eğer PKK'nın dayatma ve telkiniyle AKP'li bakan ve milletvekillerinin vatandaşlarımızla buluşmasını sabote ediyorsa, biz bunu açıkça Türkiye düşmanlığı sayar, Berlin'in iradesini Kandil'e devretmiş kabul ederiz. Siyasi parti temsilcilerinin vatandaşlarımızla kanuni hak ve sınırlar çerçevesinde bir araya gelme arzusu anlaşılan Şansölye Merkel'in tahammülsüzlüğünü kabartmıştır. Adalet Bakanın, Ekonomi Bakanının, dünde Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanının vatandaşlarımızla toplantı istek ve beklentilerini sudan bahanelerle kasıtlı olarak kösteklemenin başka bir izahı olamayacaktır. Yoksa Almanya hayır cephesinde yerini almıştır da bizim mi haberimiz olmamıştır? Yaklaşık 4 milyon vatandaşımızın yaşadığı Almanya, Türkiye'ye karşı örtülü faaliyetlerin elebaşı ülkelerden birisidir.Ve de PKK'yla yatıp FETÖ'yle kalkmaktadır.Biliniz ki, koynunda Mehmetçik katillerini barındıranlar doğrudan doğruya dökülen şehit kanlarında iz ve parmakları olan maskeli Vandallardır. Avrupa ülkeleri kültürde Grek, dinde Hıristiyan, hukukta Roma'ya kökten bağlıdır. Ve sırf bu nedenle de Müslüman Türk milletine asırlardır ters bakmakta, bölüp parçalamak için fırsat kollamaktadır. Biz dün Türkiye muhaliflerine eğilmedik, yine eğilmeyeceğiz. Biz dün Türkiye'yi teslim almak için olmadık yollara başvuranlara boyun bükmedik, yine bükmeyeceğiz. Diyorum ki, karşımızda saf saf dizilip, canilerin arkasına saklanarak Türkiye'ye zehir kusanlarla, fitne saçanlarla son neferimize, son ferdimize kadar haklı mücadelemizi sürdürmezsek yaşamak bize haram olsun. Almanya'nın yolu yol değildir; acilen dönmelidir. Bu sözüm aynı zamanda Türkiye'ye şaşı bakan diğer ülkeler için de geçerlidir. Bizim gurbet ellerde gönül ve kültür elçisi vatandaşlarımız vardır.Onların ülke ve vatanları için söyleyecek sözleri olacaktır. Buna mani olmak bir defa ahlak, demokrasi ve hukuku imha etmek, yok saymaktır. Bizim de bunu hoşgörüyle kabullenmemiz akla ve mantığa aykırıdır.Almanya'da varlık ve birlik mücadelesi veren, bu ülke vatandaşlığını elde etmiş kardeşlerimizin gelişmelerden çok şikayetçi oldukları da açıktır. İnanıyorum ki, Türk vatandaşları ortak bir irade ve şuurla, Alman siyasetindeki dengesizliğe müdahil olacaklar, tepki ve eleştirilerini demokratik yollardan mutlaka göstereceklerdir. Tüm dünya bilsin, tüm dünya aklında tutsun. Türk milleti birdir, Türkiye düşmanca tutum ve davranışlara karşı tek yürek, tek bilek, tek sestir. Almanya Başbakanı yanlıştan dönüş yaparak gerilimi artıracak eylem ve adımlardan kaçınmalıdır. Sabır ve soğukkanlılıkla ilişkilerin düzeltilmesinin yolu aranmalıdır. Meğerki bu yol bulanamıyorsa, bulanamayacaksa Almanya kendi bilecek, kendi düşen de ağlamayacaktır. Yeri gelirse kendi yolumuzu kendimiz çizer, kendi söküğümüzü bizzat dikmekten çekinmez, üşenmeyiz."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.