1. YAZARLAR

  2. Harun A. Altuntaş

  3. Aylardan Ağustos günlerden Cuma
Harun A. Altuntaş

Harun A. Altuntaş

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Aylardan Ağustos günlerden Cuma

A+A-

Aylardan Ağustos, günlerden Cuma

Gün doğmadan evvel iklîm-i Rum'a

Bozkurtlar ordusu geçti hücuma

Yeni bir şevk ile gürledi gökler

Ya Allah... Bismillah... Allahuekber

                                         Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

***

Yazıma, rahmetli  Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun sözleriyle başladım. Ağustos ay Türk Milleti için zaferlerle dolu bir aydır. Bakın bu ay hangi zaferlerimizi bağrına basmıştır gelin bir hatırlayalım: 26 Ağustos 1071 tarihi Türk'ün mührünü Anadolu'ya vurduğu tarihtir. Bu tarihte, Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan ile Bizans İmparatoru IV. Romen Diyojen arasında büyük bir savaş  gerçekleşti. Alparslan'ın zaferi ile sonuçlanan Malazgirt Meydan Muharebesi, "Türklere Anadolu'nun kapılarını ardına kadar açan kesin zaferi sağlayan son savaş" olarak adlandırılır.

Otlukbeli Muharebesi, 11 Ağustos 1473 tarihinde de Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmed (II. Mehmed) ile Akkoyunlu Devleti Sultanı Uzun Hasan arasında yapılmış ve II. Mehmed'in kazandığı bir meydan savaşıdır. İki Türk  hükümdarın cihan mefküresi mücadeleside denilebilir. Otlukbeli Muhaberesi birçok tarihçiye göre dönemine oranla kullanılan taktik, teknoloji ve insan gücü bakımından 15. yüzyılın en büyük savaşı olarak kabul edilir.

Çaldıran Meydan Savaşı ise,  23 Ağustos 1514 günü Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim (I. Selim) ile Safevi hükümdarı Şah İsmail arasında yapıldı. Günümüzde İran sınırları içinde bulunan Maku şehri yakınında yer alan Çaldıran Ovası'nda yapılan bu savaş da diğerleri gibi I. Selim'in yönettiği Osmanlı Ordusu'nun kesin zaferiyle sonuçlandı.

Yine Yavuz Sultan Selim, 5 Haziran 1516'da Mısır seferine çıktı. 27 Temmuz günü Osmanlı Ordusu Mısır sınırına dayanmıştı. 18 Ağustos 1516'da Mısır Sultanlığı'na bağlı  Antep,19 Ağustos 1516'de de Besni kaleleri birer gün arayla teslim olmuşlardı. Ancak asıl savaş 24 Ağustos 1516'da Mercidabık'da gerçekleşti. Mısır Ordusu, Osmanlılar'ın yoğun top ateşi karşısında fazla dayanamadı. Mısır hükümdarı Gansu Gavri ölü olarak bulundu. Kazanılan Mercidabık zaferi sonunda Suriye'nin kapıları Osmanlılar'a ardına kadar açılmış oldu.

Belgrad'ın Fethi ise, 29 Ağustos 1521'de gerçekleştirildi. I. Süleyman'ın Osmanlı Padişahı olmasının ardından Macaristan Kralı II. Lajos'a gönderdiği elçinin hakaret görmesi veya katledilmesi ve Macar kuvvetlerinin Knin'i ele geçirmesi üzerine Süleyman, Belgrad üzerine sefer düzenlemeye karar verdi. 18 Mayıs 1521 tarihinde Belgrad üzerine sefere çıkan Süleyman'ın önderliğindeki Osmanlı Ordusu, bir ay kadar süren kuşatma sonrasında aldığı Belgrad'ın yanında Böğürdelen, Zemun ve Salankamen şehirlerini Osmanlı topraklarına kattı.

29 Ağustos 1526'da kazanılan Mohaç Zaferi, Osmanlı İmparatorluğu ve Macaristan Krallığı orduları arasında yapıldı. Mohaç Zaferi, Macaristan'ın büyük bölümünün Osmanlı hakimiyetine girmesini sağladı. Savaş, sayıca üstün Osmanlı Ordusu'nun hafif silah kuşanmış Akıncılar, o zamana kadar Avrupalıların karşılaşmadıkları 300 seyyar top ve etkin tüfek kullanımı sayesinde kazanıldı. Macar Ordusu'nun esas gücünü teşkil eden ağır zırhlarla donatılmış süvarileri, karşılarında gördükleri çevik Akıncılar karşısında tutunamayınca, kısa sürede kaybetmeleri kaçınılmaz oldu. Bu yüzden Osmanlı Ordusu, Macar Ordusu'nu ağır bir hezimete uğrattı. Savaş ancak iki saat kadar sürdü. Mohaç Savaşı, Dünya'da en kısa sürede en ağır yenilgiyle sonuçlanan savaş olarak tarihe geçti.

İnebahtı Deniz Savaşı'ndan sadece 1 yıl sonra Kaptan-ı Deryâ Kılıç Ali Paşa, 13 Haziran 1572'de büyük bir donanmayla İstanbul'dan ayrıldı. İnebahtı'da gâlip gelmelerine rağmen, donanmaları çok yıpranmış ve bir hayli de asker kaybetmiş olan Haçlı deniz kuvvetleri, kendilerini toparlayıp galibiyetin meyvelerini almak niyetindeyken müthiş Osmanlı Donanması 1 Ağustos 1571'de Akdeniz'de göründü. Bu düşman üzerinde büyük bir şaşkınlık yaratmıştı. Müttefik donanması, Osmanlı Donanması'nın karşısına çıkmaya cesâret edemedi. İttifaktan ayrılan Venedik, Fransa aracılığıyla barış istedi. 7 Mart 1573'te imzâladığı antlaşma ile Kıbrıs'ın Osmanlı Devletine âit olduğunu kabul etti. Kânûnî devrinden beri vermekte olduğu yıllık 500 duka haraç, 1500 dukaya çıkarıldı. Ayrıca Kıbrıs Seferi'nin tazminâtı olarak üç senede ödenmek üzere üç yüz bin duka altını vermeyi kabul etti.

Malazgirt'ten bu yana yakın tarihimiz içinde ufak bir gezinti yaptık. Şimdi de Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna imza atan Mustafa Kemal Atatürk'ün imzasını taşıyan Ağustos'un iki muhteşem zaferine bir göz atalım:

Kütahya-Eskişehir muharebelerinden sonra bir süre duraklayan Yunan Ordusu, hazırlıklarını tamamladıktan sonra 23 Ağustos 1921 günü Sakarya Irmağı'nın gerisinde bulunan Türk mevzilerine saldırıya geçtiler. Taraflar arasında çok şiddetli çarpışmalar oldu. Yunan saldırıları kıtalarımız tarafından ağır kayıplar verdirilerek durduruldu. Buna rağmen takviyeli Yunan kuvvetleri önemli mevzilerimizi ele geçirerek Polatlı'ya kadar yaklaştılar. Bazı yerlerde Türk savunma hatları yarıldı, birlikler arasında bağlantı koptu. Yunan taarruzu başarılı bir şekilde gelişti. Türk ordusu yer yer geri çekildi.

Bunun üzerine Başkomutan Mustafa Kemal yeni bir savaş taktiği ile "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla sulanmadıkça, terk olunmaz" diyerek vatanın her karış toprağı için savaşmayı emrediyordu. Bu emri alan her birlik, her asker, vatan toprağını sonuna kadar savunmaya başladı. Böylece düşman Sakarya Meydan Savaşı'nda büyük kayıplara uğratılarak saldırı gücünden yoksun bırakıldı.

Kütahya'ya bağlı Dumlupınar yakınında 30 Ağustos 1922'de Türk ve Yunan orduları arasında meydana gelen Büyük Taarruz adı verilen savaş; Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından şahsen yönetildiği için Başkomutanlık Meydan Savaşı olarak anılır. İstiklal Savaşı'nın kesin bir Türk zaferiyle sonuçlanmasını sağlayan bu çarpışmanın yıldönümü Türkiye'de ulusal bayram olarak kutlanmaktadır.

Kurtuluş Savaşı'nın son evresi 26 Ağustos 1922'de Afyonkarahisar-Kocatepe'de başlayan Büyük Taarruz ile açılmış ve 9 Eylül 1922'de Türk Ordusu'nun İzmir'e girmesiyle sonuçlanmıştır.

Bu yazı toplam 301 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar