1. YAZARLAR

  2. İzzet Doğan

  3. Avukatların savunma yürüyüşleri
İzzet Doğan

İzzet Doğan

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Avukatların savunma yürüyüşleri

A+A-

Barolarda seçim sisteminin değiştirilmesiyle baroları bölmek için "çoklu baro, nispi seçim" sisteminin getirilmesine yönelik yasa teklifi hazırlığına tepki gösteren barolar, müzakere sürecinden sonuç alamadıklarını belirterek Ankara'ya eş zamanlı yürüyüş başlatmışlardı.

80 baro başkanı ortak değerlendirmelerinde seçim sisteminde yapılacak değişikliğin hak arama özgürlüğüne sınırlama getireceğini, baroların "siyasileşeceğini" ve tasarının amacının bölme, parçalanma yoluyla ele geçirme olduğunu ileri sürdüler.

Yürüyüş başladı. Avukatlar "Barolara Dokunma, Savunma Susturulamaz", "Hak, hukuk, adalet" sloganları eşliğinde yürüdüler. Amaçları Ankara'da buluşmak ve Anıtkabir ziyaretinden sona sorunlarına çözüm bulmak için görüşmeler yapmaktı.Ancak Ankara'nın girişinde polis engeli ile karşılaştılar. Ankara'ya girmeleri engellendi. Bir şantiyeye sığındılar.

***

Gece soğuktu ve sağanak yağmur başlamıştı. Yollanan çadır ve battaniyelerin, yiyeceklerin baro başkanlarına ulaştırılmasına izin verilmedi. Hatta yazıldığına göre baro başkanlarının tuvalet ihtiyaçlarını giderdikleri kafeye bile ceza yazılıp kapatıldı.İnsani ihtiyaçlarının bile karşılanması engellenen bu insanlar "Cüppesinde düğmesi olmayan" avukatların temsilcileri baro başkanlarıydı.

"Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir" diyen Anayasanın 34. Maddesinde yer alan haklarını kullanıyorlardı.

Üstelik bu yürüyüşe bazı sızmaların olması da söz konusu değildi. Kamu düzeninin bozulması veya bozulma tehlikesi de yoktu.

***

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11'inci maddesine göre de bir gösteri şiddet içermediği, barışçı bir nitelik taşıdığı sürece gösteri özgürlüğünün yaşama geçirilmesi güvence altına alınmıştır.

Anayasa Mahkemesinin kararlarına göre gösteri ifade özgürlüğünün özel bir biçimidir ve ayrıca aykırı görüşlerinde güvence altına alınması demokrasinin gereğidir.

Barolar kamusal faaliyet gösteren yargının üç saç ayağından savunmanın temsilcisi avukatların çatısıdır. T.C Anayasası ile güvence altına alınmışlardır.

Adaletin, hukuk devletinin ve insan haklarının temsilcileri olan baro başkanlarının şiddet içermeyen ve barışçıl amaçlı, kamu düzenine zarar vermeyecek yürüyüşlerinin durdurulması doğru olmamıştır. Baro başkanlarının direnişleri de haklı bulunmuş ve geç de olsa 24 saat sonra yolları açılmış, engellemeye son verilmiştir.

YOLLAR YÜRÜMEKLE AŞINMAZ

Başbakan Süleyman Demirel, 1968 yılında bir delegeye:

 "Ne diye rahatsızlık duyuyorsun? Anayasa ne diyor? 'Herkes gösteri ve yürüyüş hakkına sahiptir' diyor. Protesto, miting, gösteri, yürüyüş. Bunlar demokrasinin olmazsa olmazları. Yürümek isteyen varsın yürüsün. Tabanı kuvvetli olan, tabanı yanana kadar yürüsün. Yollar yürümekle aşınmaz." Demişti.

 "Yollar yürümekle aşınmaz" sözü bir dönemin en veciz ifadesi olarak unutulmadı. Demirel'in yıllar önceki tanımına göre de bu yürüyüş demokrasinin olmazsa olmazı olarak kabul edilmeliydi

HUKUK DEVLETİ  

 Barolar hukuk devletinin sesi ve kamunun vicdanıdır. Baroların bölünmesini doğuracak bir düzenleme de; en büyük zararı adalet ve hukuk devleti görür. Avukatların barolara üye olma zorunluluklarının sürdürülmesi ve baroların bağımsız tüzel kişiliklerinin korunması zorunludur. Birilerinin yaptığı açıklamada olduğu gibi baroları her mahallede var olan "Vergi Müdürlükleri" ne benzetmek doğru olmayıp trajikomik bir benzetmedir.

Amaç sonuçta hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti olabilmektir. Peki hukuk devleti ne demektir? Diye sorarsak Anayasa Mahkememizde şöyle cevaplıyor bu soruyu:

Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup, bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken temel hukuk ilkeleri ve Anayasa'nın bulunduğu bilincinde olan devlettir." (Anayasa Mah. 2001/406 E. 2004/20 K. sayılı kararı)

Bu yazı toplam 802 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar