1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. AVM'ler bulaşma merkezleri olursa...
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

AVM'ler bulaşma merkezleri olursa...

A+A-

Koronavirüs namı diğer Covid-19 ile tüm dünya gibi biz de büyük bir savaşın içindeyiz. Görünmeyen ve bilinmeyen bir düşmanla bilinmeyen bir savaş sürüyor. Düşman ilk defa karşımıza çıktığı için tanımıyoruz. Covid-19'u bilim dünyası yeni yeni tanımaya başladı. Hâlâ da bilmediğimiz pek çok özelliği olduğunu ifade ediyor bilim insanları. Bunun bir savaş olduğu niteleniyor ki doğrudur tüm dünyanın bir virüsle savaşıdır bu. Lakin bir stratejist olarak söylememiz lazım ki Sun-Tzu'nun da yüzlerce yıl önce belirttiği gibi savaşta en temel noktalardan biri "düşmanı tanımaktır." Bu öyle bir düşman ki bilim dünyası dahi hâlâ hangi belirtilerin bu düşmanı net tanımladığı hakkında tam bir görüş birliğine ulaşamadı. Her gün yeni bir özelliği ortaya çıkıyor. Ekranlarda her gün yeni bilgiler öğreniyoruz. Bu gidişle ahalinin yarısı enfeksiyon hastalıkları uzmanı olmak için önümüzdeki dönemde TUS sınavına girerse şaşırmamak lazım. Haklılar da. Koronavirüs ile yatıyoruz, koronavirüs ile kalkıyoruz. İşin latifesi bir yana görünen o ki bu virüs hakkında bilinmeyenler bilinenlerden onlarca kat fazla gibi. Koronavirüs için sürecin ilk başlangıcında herkesin maske takmasına gerek yok diyen bilim insanları bir süre sonra herkes maske takmalı, maske takmadan kimse dışarı çıkmamalı dediler. Çünkü virüsü yeni tanıyorlardı, daha öncesinde virüs hakkında kimse hiçbir şey bilmiyordu.

Sağlıkçıların üstün başarısı

Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ufak tefek aksaklıklar olsa da genel olarak Covid-19 pandemi sürecini iyi yürüttü diyebiliriz. Bu konuda Türk hekimlerinin, eczacılarının, diş hekimlerinin, hemşirelerinin, hastabakıcılarının velhasıl tüm sağlık çalışanlarının üstün başarısı tartışılmazdır ve hakları ödenmez. Sağlık Bakanı Sayın Koca da süreci iyi organize etti. Bilim Kurulu'nun teşkili ve ivedilikle faaliyete başlaması da çok ama çok isabetli bir hareket tarzı oldu. Bilim Kurulu'nun önerilerinin devletimizce büyük ölçüde hayata geçirilmesi pandeminin Türkiye'de İtalya, Fransa, İspanya ya da ABD gibi ülkelere göre çok daha az kayıpla yol almasının en önemli etkeni oldu. Bugüne kadar gelinen durum, saydığımız ülkelere göre çok çok iyidir. Ancak önemli olan bu süreci aynı kararlılıkla yürüterek bu lanet işin içinden en az zayiatla çıkmaktır. Bilim insanları bu sürecin en az hasarla atlatılması için "sıkı izolasyon önlemlerinin" haziran ayının başına kadar sürmesini, sonrasında da pandeminin durumuna göre tedrici olarak azaltılabileceğini söylüyorlar.

Ama ne yazık ki bu koşullarda bile hâlâ kendi cebini düşünen AVM yatırımcılarının, bulaş merkezi olmaları çok kuvvetle muhtemel AVM'lerin bir an önce açılması için birçok yerlere çeşitli baskı ve kulis faaliyetlerinde bulundukları haberleri de duyuluyor. ABD ve İngiltere'de bu korkunç virüs özellikle AVM'lerdeki kalabalıklar yüzünden yüksek bulaş gösterdi ve bugün o ülkelerin yaşadıkları felaket ortada. Altını çizerek söyleyelim; AVM'ler pandemi tehdit olmaktan önemli oranda çıkmadan açılırsa Covid-19'un ilkinden daha büyük bir facia ile dönmesi olasıdır. Üç beş AVM yatırımcısı milyarlarına milyar katacaklar diye millet koronadan ölsün mü be kardeşim? Böyle bir düşünceyi akla getirmek bile bu millete kötülük olmaz mı? AVM'ler erken açılırsa dışarıdaki diğer kafeteryalar, restoranlar, kuaförler, berberler, spor salonları, kıraathaneler, çarşılardaki mağazalar da aynı zamanda açılmayı talep edeceklerdir. Haklı da olurlar. Zira AVM dediğin boş bina değil ki içlerinde bu saydıklarımızın hepsi var. O zaman diğerleri de kabahatimiz AVM içinde olmamak mıdır diye düşüneceklerdir.

Bunca emek boşa gider

AVM'ler açılırsa halkımızın bir kısmının sırf dolaşmak amacı ile olsa da gideceği kesindir, çünkü böyle bir alışkanlığa sahip edildiler. Öte yandan her AVM'de çalışan yüzlerce insan da ayrı bir kalabalık oluşturacaktır. Tabii bu koşullarda Allah korusun yeni bir Covid-19 patlaması ile bunca emeğin boşa gitmesinin bu ülkede yaratacağı hasarı hiç düşünmezler mi? Ancak şunu da söyleyelim; pandemi koşullarında mağaza sahipleri de yeterli alışverişin olmayacağını bildiklerinden mağazalarını açmak istemezler. Çünkü gelirin gideri karşılamayacağı muhakkaktır. Ama AVM sahipleri mağazalar açılırsa tıkır tıkır kiraları isteyeceklerdir. Zaten davulun güm dediği yer de burası; kiraları toplayabilmek. E, bütün memlekette tüm bu saydığımız iş yerleri pandemi hafiflemeden açılırsa ne olur; filmi başa sarmış olmaz mıyız? Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü Hoca ne diyor; "İyileşen hasta sayısı vaka sayısını geçmiş durumda. Tablo iyiye gittiğimizi gösteriyor. Ancak tedbirleri gevşetmeyelim, ikinci dalgayı uyandırmayalım. Tedbir şart."

Aç AVM'yi uyandır ikinci dalgayı. Aslında AVM denilen garabet bizce Türkiye'de mahalle kültürünü yok eden unsurların başında gelmektedir. Bizim çocukluğumuzda mahallenin bakkalının, terzisinin, berberinin, eczanesinin, zücaciyecisinin, kuru yemişçisinin, fırıncısının, mandıracısının (yoğurtçu denirdi), balıkçısının, tuhafiyecisinin oluşturduğu muhteşem bir büyük aile kültürü vardı. İnsanlar bir yere giderken evinin anahtarını bile bakkala ya da yoğurtçuya filan bırakırdı. 1980'lerle birlikte AVM'ler ile bu kültür giderek yok olmaya başladı. Küçük esnaf kaybolmaya başladı. Hâlbuki AVM'ler öyle her semtte 3'er 5'er tane olmasaydı küçük esnaf ve mahalle kültürü yaşayacaktı. Avrupa'nın hemen tüm şehirlerini defalarca gördük. Hiçbirinde bizdeki AVM garabeti yok. Gidin bakın Paris'te, Amsterdam'da, Brüksel'de, Köln'de, Budapeşte'de, Viyana'da, Madrid'de, Barselona'da, Roma'da ya da Floransa'da şehrin içinde kaç tane AVM görebileceksiniz? Bir ya da sıfır. Koskoca Budapeşte'de Mamut isminde tek bir AVM var. Adamlar küçük esnaflarını korumak için yasa ile belirlemişler "AVM'ler şehrin merkezine 35-40 km. den yakın açılamaz." Kanun bu. Bizde ise neredeyse her mahallede ikişer üçer tane var. Covid-19 koşullarında AVM'leri açmayı istemek millete korona size ne yaparsa yapsın bana ne, ben toplayacağım kiraya bakarım demektir. İşin Türkçesi bu. Bilim insanları da AVM'lerin yeniden bulaş merkezleri olacağını belirtiyor. 

Bu yazı toplam 343 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar