1. YAZARLAR

  2. Fatih Ergin

  3. Ali Babacan, AKP ak kaşığı mıydı?
Fatih Ergin

Fatih Ergin

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ali Babacan, AKP ak kaşığı mıydı?

A+A-

Türkiye'yi yönetemeyen, sorunlarını çözemeyen AKP, sonunda çözülmeye başladı. Ali Babacan'ın istifası bunun bir göstergesi. Kurucusu olduğu AKP'den istifa eden eski bakan Ali Babacan bir süredir 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile birlikte yeni parti kurma hazırlıkları içerisinde olduğuna dair iddialarla gündemdeydi. Bu iddiaları da hiç yalanlamamıştı.

Babacan'ın AKP Genel Merkezine gönderdiği istifa dilekçesinde, satır arasından verdiği mesajlar açısından dikkat çeken ifadeler var. İstifa metnindeki ifadeler, AKP içerisinde yaşanan ayrışmayı da yansıttı. "Son yıllarda ise pek çok alanda yapılan uygulamalar ile inandığım ilke, değer ve fikirler arasında derin farklılıklar oluştu. Aklen ve kalben bir ayrışma yaşadım." diyen Babacan, AKP'nin tepki çeken uygulamalarının yanında, aslında yeni bir hikâye oluşturamamasına ve ülke sorunlarına çözüm üretememesini de işaret etti.  Babacan bu durumu, "İçinde bulunduğumuz şartlarda, Türkiye için yepyeni bir gelecek vizyonuna ihtiyaç vardır. Ülkemiz için her alanda doğru analizler, yeniden düşünülmüş stratejiler, planlar, programlar gerekmektedir. Çok çeşitli kesimlerle yaptığımız istişareler de bunu teyit etmektedir." diyerek ifade etti. 

İstifayı önemli kılan bir başka durum ise, artık "egemen iktidar" haline gelen AKP'nin halen iktidarda olmasına rağmen, içerisinden yeni parti kurma gerekçesiyle bir kopuşun yaşanmasıdır. Daha önce de Abdüllatif Şener, AKP'den ayrılarak kendi partisini kurmuştu ama o dönem AKP egemen bir iktidar değildi. Babacan'ın kurucusu olduğu partiye sert itirazlarını gerekçe yaptığı istifasının AKP içerisinden ne kadar bir destek göreceği henüz belirsiz olsa da, doğmaya hazırlanan siyasetin yeni partisi, Erdoğan'a iktidarda kalmak için MHP haricinde ikinci bir ittifak ortağına ihtiyaç duymasına yol açacak.

Peki, AKP içerisinden neden yeni bir parti doğuyor? AKP'yi birlikte kuran, Türkiye'yi Erdoğan ile yıllarca birlikte yönetenler neden yol ayrımına geldiler? Mesele gerçekten Erdoğan'ın siyasetinden, devletin partileşmesinden, demokrasiden otokrasiye kayılmasından duyulan rahatsızlık mı? İsmet Paşa'nın bir gazetecinin sorusuna verdiği o meşhur yanıtla cevaplayayım: "Hadi canım siz de!" Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan ve bu isimlerle hareket eden, edecek eski bakanlar, milletvekilleri... İtiraz ettikleri Erdoğan Türkiye'si ve AKP'si, bu isimler köşesine çekilince mi bu hale geldi? Erdoğan, Türkiye'nin geldiği noktada tek sorumlu mu? Babacan istifa dilekçesinde AKP'nin başarılarındaki payına da atıfta bulunuyor. Ya başarısızlıkları? Ya gafletleri? Ne kadar doğru hepsini tek adama yüklemek? Türkiye'nin küresel sermayeye peşkeş çekilmesinde, Orta Doğu bataklığına sürüklenmesinde, güneyinden çevrelenmesinde, ulus devletin, millî bilincin tahrip edilmesinde, hukuk devletinden polis devletine geçişte ve daha nice olayda tek vebal, tek bir kişinin miydi? Abdüllatif Şener, bahsettiğimiz isimler kadar vebal taşımasa da, bunun bilincinde olarak istifa etti ve köşesine çekilmeden Erdoğan'a eleştirilerini sürdürdü. Çünkü Şener kendisi köşeye çekilse bile AKP'nin iktidarda kalmasına muhtaç değildi. Yeni parti yolcuları öyle mi? Hepsi de Erdoğan'ın iktidarda kalmasına muhtaçlar.

AKP iktidarına muhtaçlar ama yeni parti kuruyorlar. Garip değil mi? Çünkü AKP çöküyor ve küresel menfaat bekçiliği yapacak yeni nesil bir AKP iktidarına ihtiyaç var! Aksi takdirde, yükselen milliyetçilik, hiç istenilmeyen bir iktidar ortaya çıkarabilir Türkiye'de. Öyleyse... Daha 31 Mart öncesinden yazmıştım AKP içerisinden neden yeni parti doğdurulmaya çalışıldığını. AKP gitmelidir, Türkiye tek adam rejiminden kurtulmalıdır. Ama AKP'nin alternatifi, yeni nesil bir AKP değildir!

Bu yazı toplam 657 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar