1. YAZARLAR

  2. Kemal Kamburoğlu

  3. ABD Suriye'de yeni tuzaklar peşinde
Kemal Kamburoğlu

Kemal Kamburoğlu

HAYATIN NABZI
Yazarın Tüm Yazıları >

ABD Suriye'de yeni tuzaklar peşinde

A+A-

 Tüm dünya Koronavirüsle uğraşıyor. Herkes can derdinde! Tabii, Korona sonrası tüm dünyanın olduğu gibi Türkiye'nin ekonomisinin ne durumda olacağı da meçhul. Yani hem Korona pandemisi hem de ekonomik sorunlar bütün ülkelerde birinci sıradaki sorun durumundadır. Zira tüm dünya ekonomileri büyük bir belirsizlik içinde. Bunun yanı sıra pandeminin yarattığı endişeler ile birlikte bilim insanlarının sonbaharda salgının yenilenmesi ihtimalinin olduğunu da ifade etmeleri endişeleri katlıyor. Bütün bunlar olurken eski bir atasözümüzde olduğu gibi "su uyur ama düşman uyumaz" misali düşman gerçekten uyumuyor. Medyada çıkan haberlere göre ABD, Suriye'de yeni bir PKK timi kuruyormuş. Üstelik de bu PKK/YPG'li hainlerin sayısı 10 bin kişi ve adı da "temizlik gücü". Neyi temizleyeceklerse? ABD, mafya gibi üzerine çöktüğü Suriye petrolünün satışından elde edilecek gelirle 200 milyon dolarlık kaynağı da bu terörist örgüt için kullanacakmış.

Hem silah hem tıbbi malzeme

İster Korona ister Morona hangi pandemi ile ya da dünya hangi felaketle karşılaşmış olursa olsun ABD asla hedefinden vazgeçmiyor, geçmez de. ABD, bu 10 bin kişilik terörist gruba her türlü ağır silahı verdiği gibi şimdilerde de her türlü tıbbi sağlık desteğini veriyor. Pentagon'un raporunda ABD'nin yeni planı yer alıyor. Plana göre terör örgütü PKK/YPG ile El Tanif bölgesindeki muhalif grup "Muğavir el-Tavra" dan bir "Temizlik Gücü" kurulacak. Bu grup, terör örgütü PKK/YPG kontrolü altında 1120 kişilik 5 komando bölüğü ve 600 kişiden oluşan anti-terör birliğinden oluşacak. Bu sayı toplamda 10 bin kişi olacak. Bu yapının başında da hiçbir "askerî akademi mezuniyeti" olmayan sadece algı oluşturmak amaçlı lafla "general" rütbesi verilen bir terörist "General Mazlum" kod isimli Şahin Cilo olacakmış.

Öte yandan bu yapının içinde biraz sos olarak eski IŞİD militanları da olacakmış. Pentagon bunun için 2021 bütçesinden de 200 milyon dolarlık pay ayırıyor. Temizlik Gücü adını verdikleri bu sözde "iç güvenlik gücü"ne ilaveten 2020'de 4 bin teröristi daha silahlandırıp bu güce katacaklar. Çünkü ABD kendi askerlerinin bir kısmını buradan çekecek. Plana göre kuvvet toplama faaliyeti sonunda Suriye operasyonlarının tamamlanmasının ardından bölgede temizlik faaliyeti yapacak unsurlara odaklanılacakmış. Şimdi asıl soru şu; Türkiye'nin defalarca kendi toprak bütünlüğüne tehdit olarak gördüğünü tüm dünyaya deklare ettiği PKK/YPG terör örgütünü her türlü silah, malzeme, araç gereç ile desteklemek Türkiye'ye karşı "düşmanca" bir tavır içinde olmak değil midir? ABD zaten başından beri PKK/PYD'yi Suriye'de "müttefiki ve kendi kara gücü" olduğunu her zaman vurguladı. E, düşmanımızla müttefik olan bizimle dost mudur? Hayır. ABD bu işi öylesine bir hainliğe götürdü ki, yine medyada çıkan haberlere göre Türkiye Cumhuriyeti'nin Koronavirüs nedeniyle insani bir hibe olarak ABD'ye gönderdiği koruyucu elbiselerin, maskelerin bir kısmını Suriye'deki PKK/PYD'ye bir kısmını da Barzani'ye gönderiyor, Barzani de bir kısmını PKK'ya veriyor. Bu kabul edilemez. Bu tutum Türkiye Cumhuriyeti'nin yaptığı iyiliğe karşılık kötülük değildir de nedir? Bugün içinde yaşadığımız pandemi süreci bir biçimde geçecektir. Lakin Suriye'deki gelişmeler böyle devam ettiğinde ülkemizin toprak bütünlüğü ve milletimizin bekası için büyük tehdit oluşturmaya devam edecektir. Tehdidi önlemenin yolu "ön almaktır". Yani muhasım gücün hamlesini önceden görerek bu hamle gerçekleşmeden kendi hamlenizi yapmaktır. Bunun nasıl yapılacağına dair dış politik yöntemler ve işletilecek süreçlerin şimdiden işlevsel hale getirildiğini düşünmek istiyoruz. Aksi halde yarın fazlasıyla büyük faturalar ile karşı karşıya kalabiliriz. Zira biliyoruz ki Emperyal güç hedeflerinden asla vazgeçmez, sadece günün koşullarına göre yeniden tanzim eder.

Beka meselesi

ABD Orta Doğu'daki hedeflerinden asla vazgeçmiş değildir. Tüm dünya gibi Astana ve Soçi süreçlerinin başat ortakları olan Rusya, Türkiye ve İran da pandemi sürecinden geçmektedirler ve can pazarında olduklarından öncelikle vatandaşlarının sağlığını koruma peşindedirler. Hemen sonrasında da pandeminin yarattığı ve güçlü bir biçimde ülkeleri vuracak ekonomik krizi olabildiğince önlemenin çabasındadırlar. Lakin özellikle Türkiye ve İran kendi bekaları açısından ABD'nin bölgedeki söz konusu faaliyetlerini dikkatle takip etmek zorundadırlar. Türkiye'de devletimizin güvenlik güçlerinin olanca gayretine rağmen yine de PKK'nın son birkaç günde üç askerimizi şehit ettiği ortadadır. Bu da yılanın başının hâlâ tam ezilmediğini gösteriyor. Türkiye yakın geçmişte fevkalade isabetle yaptığı El- Bab, Zeyindalı, Barış Pınarları ve Afrin operasyonları ile ABD'nin Suriye'de "Sözde Garnizon Kürt Devleti" kurma planına büyük bir kama sokmuştur. Şimdi tüm dünya Koronavirüs ile uğraşırken fırsat bu fırsattır diyerek ABD sokulan bu kamayı çıkartmak ve yine sözde Garnizon Kürt Devletini hayata geçirme planını adım adım uygulamaya geçirtmek ve Türkiye'ye karşı terör yaratmak için yeni tuzaklar kurmak peşine düşmüştür. Yazının başında da dediğimiz gibi "su uyur, düşman uyumaz."

Bu yazı toplam 705 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar