Mehmet Eyüp Yardımcı

Mehmet Eyüp Yardımcı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

2020 ve futbol

A+A-

1536 yılında Basel kentinde hayata veda ederken Erasmus, arkasında yığınla eser bırakır.

Kendisine sonsuzluk bahşeden en önemli eseri ise "Deliliğe Övgü"'dür.

Erasmus'un şakalarını kaldıramayan bazı ilahiyatçılar bu eseri yasaklatsa da Deliliğe Övgü yüzyıllar boyunca okunur.

Çünkü Erasmus'un Deliliği, yani Stultitia'sı bir tanrıçadır, hem de lütfuna ereni dipsiz kuyuların karanlığından güneş ışığına çekip çıkaran ve yaşamı zevklere boğan bir tanrıça, yani bir kadın. Giyinişi, düşüncesi, davranışı ve yaşam şekliyle Minerva'nın, yani Bilgelik tanrıçasının tam zıddıdır.

Erasmus, Stultitia ile Minerva arasında retoriksel sanatların yardımıyla öyle içinden çıkılmaz bir labirent örer ki, okuyucu deliliğin mi bilgelik, yoksa bilgeliğin mi delilik olduğunu bazen karıştırır. Erasmus deliliği önce överek yerer, sonra da yererek över. Çünkü Erasmus'un yerdiği sıradan delilik, yani insana göre deliliktir; övdüğü ise kutlu delilik, yani Tanrı katında kutsal olan deliliktir.

Kutlu delilik özünde hakiki bir bilgelik içerir.

İşte Erasmus Deliliğe Övgü'de; "Hiçbir şey bilmemek, ah ne mutlu bir yaşam!" der...

Ülke futboluna baktığımızda olaylar üç aşağı, beş yukarı bu minvalde seyreder.

Futbol adına bir şey bilmeyenlerin, futbolu yönettiğini zannederek, havada uçuşup kaybolan kelimelerinin bir araya gelerek anlamlı cümle kuramadığını göremeyerek, duyamayarak sadece "futbol zamanını öldürdüğü", cinayetin eşkâli belli "katilleri" ellerini, kollarını sallayarak AVM'lerdeki bürolarında "hiçbir şeyi bilmedikleri halde mutludurlar".

2019'a veda edip, 2020'ye merhaba derken Cemil Usta Sezonu'nun ilk yarısına şöyle bir baktığımızda yıllardır görmediğimiz bir manzara ortadadır.

Demir Grup Sivasspor     37

Medipol Başakşehir FK    33

Trabzonspor A.Ş.            32

Bu manzaranın anlamı şudur; Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe bilinçsizce yönetilmektedir.

Yanlış yapan, yapmaya devam eden, yaptığı yanlışlar alkışlara boğulurken zafer sarhoşluğunda benliğini kaybetmişlerin, yönetimsel anlamda dibe batırdığı üç büyük.

Bu sarhoşluk hali devam ederken, ilk yarının ardından kimi kendine dönük hatalarını dürüstçe söylerken, kimileri ise beklenti içine giriyordu;

Fatih Terim, Galatasaray'dan,

Tolga Zengin, Beşiktaş'tan,

Rıza Çalımbay, Sivasspor'dan,

Trabzonspor, siyasetten.

Ne demişler; "İsteyenin bir yüzü kara, vermeyen zenci"...

Kulüplerin mali tabloları ortada, gelecekleri karanlık içinde iken TFF, 2019-2020 sezonu için kulüplerin takım harcama limitlerini belirledi.

Galatasaray A.Ş. 451.659.184 TL

Medipol Başakşehir FK 179.821.014 TL

Beşiktaş A.Ş. 275.335.170 TL

Trabzonspor A.Ş. 126.552.658 TL

Fenerbahçe A.Ş. 224.731.066 TL

Demir Grup Sivasspor  82.439.445 TL

Cemil Usta Sezonu ilk yarısının ardından, beklentiler, paralar havalarda uçuşurken, futbol adına, teknik adam adına akılda üç net şey kalıyordu.

Abdullah Avcı, Fatih Terim sayesinde,

Ersun Yanal, Abdullah Avcı sayesinde "Araf Kapısı" eşiğinden atlarken,

Ünal Karaman futbol, siyaset ikileminde "cinayete kurban" gidiyordu.

Yaşar Kemal ustanın Karadeniz'in küçük bir kasabasında on bir yaşındaki Salih'in, kanadı kırık bir martıya duyduğu sevgi ve mavi oyuncak bir kamyonu elde etme isteğini "Al Gözüm Seyreyle Salih"teki sevecenlik ve merhametinin aynı duyguları içinde Cemil Usta Sezonu'nun ikinci perdesini bekliyoruz.

"Al Gözüm Seyrele Cemil Usta" senin bıraktığın futbol âşkı, bugün senin adın verilen sezonun sergilendiği adına futbol denilen kirlilik miydi?

Bilemedim, diyemedim Usta...

Bu yazı toplam 663 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar